Dün Prof. Dr. Haydar Baş’ın 5. Ehl-i Beyt Sempozyumundaki Ehl-i Beyt ve İmam Hüseyin ile ilgili değerlendirmelerine yer vermiştim bugün de Ortadoğu’da gelişen olaylar hakkındaki tespitlerine değineceğim.
Sayın Baş, Suriye üzerinde oynanan oyunlar hakkında oldukça önemli tespitler yaptı.
Prof. Dr Baş, “Esad’ın iktidardan gitmesini kim istiyor? ABD, İsrail... Eğer Esad ABD’ye ve İsrail’e ‘evet’ deseydi, bu belalar başına gelecek miydi? Gelmeyecekti... O halde ölçü ortada... Onlara karşı dimdik durduğu için sonuç böyle cereyan etti” dedi.
Gerçekten de Esad, ABD ve İsrail’in taleplerini yerine getirmiş olsaydı bugün Suriye’de yaşanan olaylar olmayacaktı. Peki, İsrail ve ABD’nin talepleri ne tür talepler? Evet denilebilir miydi? Eğer evet denilirse nasıl bir bedel ödenirdi?
Prof. Dr. Baş konuşmasında bu soruların cevabını şöyle verdi:
“İsrail diyor ki, Güneydoğumuz da içinde olmak şartıyla ‘o topraklar bize ait, sen orada bulunamazsın. Hizbullah’a destek veriyorsun, Hizbullah bizim başımızın belası kesiliyor. Filistinlilere destek veriyorsun, onlar da bizim başımızın belası kesiliyor’.”
Demek ki İsrail’in ve onun küresel taşeronluğunu yapan ABD’nin talepleri hiç de yenilir yutulur cinsten değil. İsrail, Büyük İsrail Devleti hayalini gerçekleştirmek için Suriye’nin topraklarının tamamını istiyor. Ve Esad buna hayır dediği için topun ucuna sürüldü.
Esad bu talebe evet mi demeliydi? Asıl hainlik, asıl zalimlik, Suriye’de yaşayan halkı tamamen köle haline getirecek ya da Suriye’yi Filistin gibi yapacak bu İsrail talebine evet demek değil midir? İşte Türkiye’nin Esad yönetimini zalimlikle suçlamasının nedeni, İsrail’in ve ABD’nin bu taleplerini Esad’ın hayır demesidir. Esad, Suriye halkının geleceği için kellesini koltuğuna alarak mücadele veriyor.
Esad, ülkesine ABD ve İsrail tarafından Türkiye’nin yardımıyla sızdırılan teröristleri, öldürdüğü için, onlarla savaştığı için mi zalim? O halde sen yine ABD’nin ve İsrail’in oluşturduğu, desteklediği ve ülkemize sızdırdığı PKK’yla yıllarca mücadele ediyorsun, bunu nasıl değerlendiriyorsun? Terörle mücadele ne zamandan beri zalimlik, katillik oldu? Bu bakış açısıyla sen terörle mücadelede başarılı olacağını mı sanıyorsun?
Esad’ı başka hangi konularda suçluyorlar? Lübnan’daki Hizbullah’a destek verdiği için, Filistinlilere yardım ettiği için… Lübnan’daki Hizbullah, İsrail’in korkulu rüyası, İsrail’in arzı mevut projesinin önündeki en büyük engel… Zaten İsrail, Suriye’nin ortadan kalkmasını Hizbullah’ı zayıflatmak için istiyor.
Sayın Başbakan, İsrail’i, Gazze’ye yaptığı saldırılardan dolayı sert eleştiriler yapıyor.
Madem, bu düşüncelerinizde samimisiniz neden Suriye konusunda İsrail ile paralel hareket ediyorsunuz? Türkiye’nin Suriye’deki örtülü işgale verdiği açık destek İsrail’i sevindiriyor, Hizbullah ve Filistinlileri üzüyor.
Bir taraftan İsraillileri göbek attıracak kadar sevindirecek adımlar atıp, diğer taraftan Filistinlilerin mağduriyetine ağlamak ne kadar samimidir?
Prof. Dr. Haydar Baş, sempozyumda, “Boş konuşma zamanı geçmiştir” dedi.
Sayın Baş’ın siyasilerimize sorduğu şu sorular oldukça önemlidir:
“Madem sen İsrail’in yanında değil karşısındasın ‘askeri eğitim anlaşması’nı senin büyüğün yaptı, Başbakanlığı döneminde o imzaladı. Bu anlaşma uyarınca, İsrailli pilotlar Konya’nın üzerinde talim yaptılar. Bu anlaşma hâlâ devam ediyor? Bu anlaşmayı neden kaldırıp atmıyorsun?” “Dahası senin eğittiğin adamlar Filistin’i bombardıman ediyor ve oradaki Müslümanları katlediyor. Niye bunu konuşmuyorsun?”
“Yetmedi, istihbarat anlaşması... Onun döneminde yapıldı. Yani bizim sırlarımız önce MOSSAD’a gidiyor, MOSSAD bunları harmanlayıp Türkiye’ye gönderiyor. Verdikleri istihbaratla da Türk vatandaşını gidip bombalayarak yok ediyoruz. Bütün bu oyunlar onlar tarafından yapıldığı halde sen bu anlaşmayı niye feshetmiyorsun?”
“Sen hem Yahudi’den cesaret madalyası alacaksın, ondan sonra çıkıp ‘one minute - bir dakika’ diyeceksin. Çocuk mu kandırıyorsun?”
Sayın Baş, Suriye üzerinde oynanan oyunlar hakkında oldukça önemli tespitler yaptı.
Prof. Dr Baş, “Esad’ın iktidardan gitmesini kim istiyor? ABD, İsrail... Eğer Esad ABD’ye ve İsrail’e ‘evet’ deseydi, bu belalar başına gelecek miydi? Gelmeyecekti... O halde ölçü ortada... Onlara karşı dimdik durduğu için sonuç böyle cereyan etti” dedi.
Gerçekten de Esad, ABD ve İsrail’in taleplerini yerine getirmiş olsaydı bugün Suriye’de yaşanan olaylar olmayacaktı. Peki, İsrail ve ABD’nin talepleri ne tür talepler? Evet denilebilir miydi? Eğer evet denilirse nasıl bir bedel ödenirdi?
Prof. Dr. Baş konuşmasında bu soruların cevabını şöyle verdi:
“İsrail diyor ki, Güneydoğumuz da içinde olmak şartıyla ‘o topraklar bize ait, sen orada bulunamazsın. Hizbullah’a destek veriyorsun, Hizbullah bizim başımızın belası kesiliyor. Filistinlilere destek veriyorsun, onlar da bizim başımızın belası kesiliyor’.”
Demek ki İsrail’in ve onun küresel taşeronluğunu yapan ABD’nin talepleri hiç de yenilir yutulur cinsten değil. İsrail, Büyük İsrail Devleti hayalini gerçekleştirmek için Suriye’nin topraklarının tamamını istiyor. Ve Esad buna hayır dediği için topun ucuna sürüldü.
Esad bu talebe evet mi demeliydi? Asıl hainlik, asıl zalimlik, Suriye’de yaşayan halkı tamamen köle haline getirecek ya da Suriye’yi Filistin gibi yapacak bu İsrail talebine evet demek değil midir? İşte Türkiye’nin Esad yönetimini zalimlikle suçlamasının nedeni, İsrail’in ve ABD’nin bu taleplerini Esad’ın hayır demesidir. Esad, Suriye halkının geleceği için kellesini koltuğuna alarak mücadele veriyor.
Esad, ülkesine ABD ve İsrail tarafından Türkiye’nin yardımıyla sızdırılan teröristleri, öldürdüğü için, onlarla savaştığı için mi zalim? O halde sen yine ABD’nin ve İsrail’in oluşturduğu, desteklediği ve ülkemize sızdırdığı PKK’yla yıllarca mücadele ediyorsun, bunu nasıl değerlendiriyorsun? Terörle mücadele ne zamandan beri zalimlik, katillik oldu? Bu bakış açısıyla sen terörle mücadelede başarılı olacağını mı sanıyorsun?
Esad’ı başka hangi konularda suçluyorlar? Lübnan’daki Hizbullah’a destek verdiği için, Filistinlilere yardım ettiği için… Lübnan’daki Hizbullah, İsrail’in korkulu rüyası, İsrail’in arzı mevut projesinin önündeki en büyük engel… Zaten İsrail, Suriye’nin ortadan kalkmasını Hizbullah’ı zayıflatmak için istiyor.
Sayın Başbakan, İsrail’i, Gazze’ye yaptığı saldırılardan dolayı sert eleştiriler yapıyor.
Madem, bu düşüncelerinizde samimisiniz neden Suriye konusunda İsrail ile paralel hareket ediyorsunuz? Türkiye’nin Suriye’deki örtülü işgale verdiği açık destek İsrail’i sevindiriyor, Hizbullah ve Filistinlileri üzüyor.
Bir taraftan İsraillileri göbek attıracak kadar sevindirecek adımlar atıp, diğer taraftan Filistinlilerin mağduriyetine ağlamak ne kadar samimidir?
Prof. Dr. Haydar Baş, sempozyumda, “Boş konuşma zamanı geçmiştir” dedi.
Sayın Baş’ın siyasilerimize sorduğu şu sorular oldukça önemlidir:
“Madem sen İsrail’in yanında değil karşısındasın ‘askeri eğitim anlaşması’nı senin büyüğün yaptı, Başbakanlığı döneminde o imzaladı. Bu anlaşma uyarınca, İsrailli pilotlar Konya’nın üzerinde talim yaptılar. Bu anlaşma hâlâ devam ediyor? Bu anlaşmayı neden kaldırıp atmıyorsun?” “Dahası senin eğittiğin adamlar Filistin’i bombardıman ediyor ve oradaki Müslümanları katlediyor. Niye bunu konuşmuyorsun?”
“Yetmedi, istihbarat anlaşması... Onun döneminde yapıldı. Yani bizim sırlarımız önce MOSSAD’a gidiyor, MOSSAD bunları harmanlayıp Türkiye’ye gönderiyor. Verdikleri istihbaratla da Türk vatandaşını gidip bombalayarak yok ediyoruz. Bütün bu oyunlar onlar tarafından yapıldığı halde sen bu anlaşmayı niye feshetmiyorsun?”
“Sen hem Yahudi’den cesaret madalyası alacaksın, ondan sonra çıkıp ‘one minute - bir dakika’ diyeceksin. Çocuk mu kandırıyorsun?”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Trump planı mı, Mısır planı mı? / 15.03.2025