Ekonomi iyiye gidiyor, nümayişleri kartelin davulları-zurnaları eşliğinde sürdürülüyor.
Lakin madalyonun öbüryüzü öyle değil.
Önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Hükümet sözcüsü Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın içeride verdiği bilgilerden bahsetti.
Babacan, yabancı sermayenin borsa ve bonoya yöneldiğinin altını çizmiş.
Dünya üzerinde bu kalitede Yağma Hasan'ın böreği başka bir yerde var mı? Yok. Arjantin'de dahi yok. Daha geçen hafta Arjantin bile IMF'ye kafa tuttu.
Türkiye ise, 30 milyarı aşkın döviz rezervini kasasında bekletip "günü gelen borcunu yine faizli borç toplayarak ötelemek" yüzünden, sadece bu işlemden dolayı 25 katrilyon faiz ödüyor.
Bu faizleri de milletimiz ödüyor tabii... Bu arada kartel ve onlarla bağlantılı yerli-yabancı sermayedarlar, milletin sırtından malı götürüyorlar. Milletimizin torunlarının gelirleri dahil hearşeyleri soyulsa da, pek tabii ki, bu borç-faiz dolaplarının resmi işlemlerini hükümet ayarladığı için soygun kategorisine girmiyor.
Şimdi düşünün; bundan daha yağlı lokmayı dünyanın neresinde bulabilir, global sermaye.
Dün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan "Merkez Bankası tam bağımsız. Artık devlete borç bile vermiyor. Türk halkı yıllarca soyuldu. Faiz de bir soygundur" diyor. Diyor ama, tefecibaşı IMF reçetesinden gayrı bir projeleri olmadığı için, soygun işi sürüyor.
Ayrıca Babacan, özellikle, "rehavete kapılmama" uyarısında bulunmuş.
Hayırdır inşaallah, Babacan niye salâ vermeye hazırlanan müezzin gibi konuşuyor öyle!
Neden olacak?
Satıraralarına sıkıştırılmış gerçek Türkiye, kartel destekli AKP'nin pembe Türkiye'sinden farklı da ondan.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek başta olmak üzere pekçok AKP'li, bir başka işe çok hayret ettiklerini ifade ediyorlar, vayvaylanıyorlar
Neymiş mi bu iş?
TBMM insan Hakları Komisyonu Başkanvekili AKP'li Cavit Torun'un "Apo'nun yalnız başına canı sıkılması sebebiyle F tipi cezaevine nakli girişimi."
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Öcalan'ın nakline dair girişim maalesef bizim partiden. Jest olsun diye önerdi. En azından bizlere danışmalıydı" diyor Roma'da. Çiçek, Apo'nun naklinin "bugün için sözkonusu olmadığı"nı belirtiyor.
Bugün için sözkonusu değil, ifadesi biraz fazla politik kaçıyor galiba.
Apo'nun nakli uygun bir zamanda gerçekleştirilecek ama AKP'li Torun vakitsiz ötmüş gibi birşey bu.
Önceki gün yola revan olan garibim Şehit Anaları da, Ankara'nın yolunu tutarak adalet arıyorlar. Kimisi yığılıp kalıyor oracıkta.
Adalet Bakanlığı önünde toplaşan Şehit anaları "Çocuklarımızın katilleri bugün ellerini kollarını sallayarak sokaklarda aramızda dolaşıyor. Bölücübaşı lüks yataklarda yatıp kitap yazarak Meclis'e gönderirken, bizim ellerimiz koynumuzda kalıyor. Biz çocuklarımızı Avrupa ve Amerika için değil, bu topraklar için şehit verdik. Bu vatana her şey feda, ama vatan hainlerine yapılanlar acımızı kat kat artırıyor. Biz Türkiye'de, teröristlerle aynı yolda yürümek istemiyoruz" diye feryad ediyorlar.
Ama Apo'nun işi AB'de olgunluştırılıyor. Bu sebeple Bakan Çiçek, bugün için sözkonusu değil, diyor. Yarın ola AB'ye uyum ola...
Dolayısıyla AB'ciler, teröristbaşı Apo'dan yana olmak durumundalar. AB'ye göre, hatta ABD'ye göre Apo terörist değil ki...
Geçmişte iktidarı paylaşan milliyetçilerin başları, AB'ye Uyumları sebebiyle, şehitlerden ve şehit analarından yana değil, bilakis AB-ABD zırhına bürünmüş Apo'dan yana düşmemiş miydi?!
AKP'li Torun'un girişimine niye hayret ediliyor; ben de buna hayret ediyorum.
Göreceksiniz, şehitlik, gazilik gibi globalizmi tehdit eden "İslam'ın rütbeleri"ni kullanan Şehit Anaları suçlu çıkacak bu AB-ABD konjonktürde.
Satıraralarına sıkıştırılmış AB uyumlu Türkiye'de, Apo hür ve serbest... Hatta mağdur bir siyasi.
Adalet Bakanı Çiçek'i geçen Cuma ziyaret programlarından önce teröristbaşı Apo'nun avukatı Fethi Gümüş "Öcalan konusu, Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu ilgilendiren bir konudur. Öcalan rastgele bir siyasi değildir" derken, kendi kendinden konuştuğunu mu zannediyorsunuz?
Askerimizin başına çuval geçiren ABD'nin emrine amâde, uğruna kurban olmak için yol arayanlardan, AB'den, ABD'den dolayısıyla Apo'dan yana olmaktan başka ne bekliyorsunuz Allah aşkına!
Siz gönlünüzdeki tertemiz, onurlu, hür ve Bağımsız Türkiye'den bahsediyor olmalısınız; satıraralarındaki Türkiye ise çok farklı.
Bütün bunlara rağmen, siz siz olun, gönlünüzdeki Türkiye'yi yitirmemeye bakın.
Kainatın sahibi Yüce Allah'ın "onlar ölü değillerdir" diye müjdelediği, "onlar ölmezler" diye inandığınız, inandığımız şehitler, gün olacak mukaddesatlarını muhafaza etmek üzere gönüllerimize, vatanımıza tekrar döneceklerdir. Dönecekler de ne demek; onlar aramızdadır. Globallerin korkuları da bundan değil mi zaten!
Lakin madalyonun öbüryüzü öyle değil.
Önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Hükümet sözcüsü Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın içeride verdiği bilgilerden bahsetti.
Babacan, yabancı sermayenin borsa ve bonoya yöneldiğinin altını çizmiş.
Dünya üzerinde bu kalitede Yağma Hasan'ın böreği başka bir yerde var mı? Yok. Arjantin'de dahi yok. Daha geçen hafta Arjantin bile IMF'ye kafa tuttu.
Türkiye ise, 30 milyarı aşkın döviz rezervini kasasında bekletip "günü gelen borcunu yine faizli borç toplayarak ötelemek" yüzünden, sadece bu işlemden dolayı 25 katrilyon faiz ödüyor.
Bu faizleri de milletimiz ödüyor tabii... Bu arada kartel ve onlarla bağlantılı yerli-yabancı sermayedarlar, milletin sırtından malı götürüyorlar. Milletimizin torunlarının gelirleri dahil hearşeyleri soyulsa da, pek tabii ki, bu borç-faiz dolaplarının resmi işlemlerini hükümet ayarladığı için soygun kategorisine girmiyor.
Şimdi düşünün; bundan daha yağlı lokmayı dünyanın neresinde bulabilir, global sermaye.
Dün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan "Merkez Bankası tam bağımsız. Artık devlete borç bile vermiyor. Türk halkı yıllarca soyuldu. Faiz de bir soygundur" diyor. Diyor ama, tefecibaşı IMF reçetesinden gayrı bir projeleri olmadığı için, soygun işi sürüyor.
Ayrıca Babacan, özellikle, "rehavete kapılmama" uyarısında bulunmuş.
Hayırdır inşaallah, Babacan niye salâ vermeye hazırlanan müezzin gibi konuşuyor öyle!
Neden olacak?
Satıraralarına sıkıştırılmış gerçek Türkiye, kartel destekli AKP'nin pembe Türkiye'sinden farklı da ondan.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek başta olmak üzere pekçok AKP'li, bir başka işe çok hayret ettiklerini ifade ediyorlar, vayvaylanıyorlar
Neymiş mi bu iş?
TBMM insan Hakları Komisyonu Başkanvekili AKP'li Cavit Torun'un "Apo'nun yalnız başına canı sıkılması sebebiyle F tipi cezaevine nakli girişimi."
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Öcalan'ın nakline dair girişim maalesef bizim partiden. Jest olsun diye önerdi. En azından bizlere danışmalıydı" diyor Roma'da. Çiçek, Apo'nun naklinin "bugün için sözkonusu olmadığı"nı belirtiyor.
Bugün için sözkonusu değil, ifadesi biraz fazla politik kaçıyor galiba.
Apo'nun nakli uygun bir zamanda gerçekleştirilecek ama AKP'li Torun vakitsiz ötmüş gibi birşey bu.
Önceki gün yola revan olan garibim Şehit Anaları da, Ankara'nın yolunu tutarak adalet arıyorlar. Kimisi yığılıp kalıyor oracıkta.
Adalet Bakanlığı önünde toplaşan Şehit anaları "Çocuklarımızın katilleri bugün ellerini kollarını sallayarak sokaklarda aramızda dolaşıyor. Bölücübaşı lüks yataklarda yatıp kitap yazarak Meclis'e gönderirken, bizim ellerimiz koynumuzda kalıyor. Biz çocuklarımızı Avrupa ve Amerika için değil, bu topraklar için şehit verdik. Bu vatana her şey feda, ama vatan hainlerine yapılanlar acımızı kat kat artırıyor. Biz Türkiye'de, teröristlerle aynı yolda yürümek istemiyoruz" diye feryad ediyorlar.
Ama Apo'nun işi AB'de olgunluştırılıyor. Bu sebeple Bakan Çiçek, bugün için sözkonusu değil, diyor. Yarın ola AB'ye uyum ola...
Dolayısıyla AB'ciler, teröristbaşı Apo'dan yana olmak durumundalar. AB'ye göre, hatta ABD'ye göre Apo terörist değil ki...
Geçmişte iktidarı paylaşan milliyetçilerin başları, AB'ye Uyumları sebebiyle, şehitlerden ve şehit analarından yana değil, bilakis AB-ABD zırhına bürünmüş Apo'dan yana düşmemiş miydi?!
AKP'li Torun'un girişimine niye hayret ediliyor; ben de buna hayret ediyorum.
Göreceksiniz, şehitlik, gazilik gibi globalizmi tehdit eden "İslam'ın rütbeleri"ni kullanan Şehit Anaları suçlu çıkacak bu AB-ABD konjonktürde.
Satıraralarına sıkıştırılmış AB uyumlu Türkiye'de, Apo hür ve serbest... Hatta mağdur bir siyasi.
Adalet Bakanı Çiçek'i geçen Cuma ziyaret programlarından önce teröristbaşı Apo'nun avukatı Fethi Gümüş "Öcalan konusu, Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu ilgilendiren bir konudur. Öcalan rastgele bir siyasi değildir" derken, kendi kendinden konuştuğunu mu zannediyorsunuz?
Askerimizin başına çuval geçiren ABD'nin emrine amâde, uğruna kurban olmak için yol arayanlardan, AB'den, ABD'den dolayısıyla Apo'dan yana olmaktan başka ne bekliyorsunuz Allah aşkına!
Siz gönlünüzdeki tertemiz, onurlu, hür ve Bağımsız Türkiye'den bahsediyor olmalısınız; satıraralarındaki Türkiye ise çok farklı.
Bütün bunlara rağmen, siz siz olun, gönlünüzdeki Türkiye'yi yitirmemeye bakın.
Kainatın sahibi Yüce Allah'ın "onlar ölü değillerdir" diye müjdelediği, "onlar ölmezler" diye inandığınız, inandığımız şehitler, gün olacak mukaddesatlarını muhafaza etmek üzere gönüllerimize, vatanımıza tekrar döneceklerdir. Dönecekler de ne demek; onlar aramızdadır. Globallerin korkuları da bundan değil mi zaten!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019