logo
03 NİSAN 2025

Rus Büyükelçi'nin öldürülmesi

21.12.2016 00:00:00
Her gün terörle yatıp terörle kalkıyoruz. Bir terör gündeminden farklı bir terör gündemine savrulup duruyoruz. Ülkemiz üzerinde menfur hesabı olan kirli eller, her gün farklı bir terör eylemiyle amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.
Cumartesi günü Kayseri'de gerçekleşen ve 14 şehit verdiğimiz menfur saldırının daha yaraları sarılmadan, tabutları kaldırılırken, Türkiye'nin kalbinde Ankara'da son derece güvenli olması gereken bir yerde başka bir terör eylemi gerçekleşti.
Üstelik güvenliğimizi korumakla yükümlü bir birimde, çevik kuvvette görevli bir polis memuru, bu sefer, vatanı korumak için kendisine verilen kimliğini ve silahını menfur ve kalleşçe yapılan bir saldırı için kullandı.
Silahsız ve korumasız bir şekilde Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne ziyaret eden Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'u sırtından vurdu.
Öncelikle Rusya'nın ve tüm Rus halkının başı sağ olsun diyoruz.
Saldırının zamanlaması oldukça önemliydi. Halep'te Türkiye ile Rusya bir mutabakata vardıktan sonra, muhalifler Halep'i boşaltırken gerçekleşti.
Yine saldırıdan bir gün sonra Moskova'da, Suriye ve Ortadoğu'daki gelişmeleri konu alan Türkiye-Rusya-İran dışişleri bakanları zirvesi vardı.
Ayrıca Türkiye'yi AB nezdinde elini güçlendirecek, Rusya ile ilişkilerini daha da pekiştirecek olan Türk Akımı projesinde de son noktaya gelindi.
Saldırının Türkiye ile Rusya arasında olumlu adımların atıldığı bir süreçte gerçekleşmesi, Ankara'da olması, terörist olarak bir polisin kullanılması ve teröristin Halep için bunu yaptığını haykırması açıkça gösterdi ki, bu bir provokasyondu ve arkasında son zamanlarda Türkiye ile Rusya arasında yaşanan olumlu gelişmelerden duyulan hazımsızlık ve rahatsızlık vardı.
Kimlerin olumlu gidişattan rahatsız olduğu da malum, Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu bölmek ve parçalamak isteyenler, Şii-Sünni çatışması çıkartmak isteyenler ve coğrafyamızı kendilerine vatan olarak seçen küresel iradeler?
Türkiye ile Rusya'nın yakınlaşması, bölge üzerinde işgal amaçlı BOP emeli olanların planlarının alt üst olmasına neden olmaktadır.
Moskova'daki zirvede Türkiye ile İran'ın bir araya gelmesi, ayrıca Batılıların asırlardır çıkartmak istedikleri Şii-Sünni çatışmasını önleyecek önemli bir adımdır.
Rus Büyükelçisi'ne yapılan saldırıdan sonra Rusya'nın Moskova zirvesini iptal etmemesi yaşanan bu olayı bir provokasyon olarak gördüğünün ifadesidir.
Eğer Rusya eski Rusya olsaydı, gerek uçağı düşürüldüğü zaman gerekse elçisine yapılan böyle bir saldırı sonrası çok sert bir tepki verirdi. Fakat Rusya 2005 yılından bu yana Türkiye'den çıkmış, Türk milletinin bir ferdi olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni uyguladığı için düşmanca değil, dostça bir yaklaşım sergiliyor.
Saldırgan, cinayetini işlerken, Halep vurgusu yaparak son zamanlarda Türkiye'deki medya basın organlarının gündemde tuttuğu nefret söylemini bir malzeme olarak kullandı.
Bundan sonraki süreçte, yetkililer bu tür nefret söylemlerine, özelikle de ilişkilerimizi geliştirmeye çalıştığımız ülkeler aleyhinde olanlara müsaade etmemelidir.
Rus Büyükelçi'nin öldürülmesi, Rus uçağının düşürülmesinden çok daha vahim bir hadisedir. Çünkü bir büyükelçi, devleti ve devlet başkanını temsil etmektedir. Ona yapılan bir saldırı devlete ve devlet başkanına yapılmış gibidir.
Türkiye bundan sonraki süreçte büyükelçileri koruma konusunda daha dikkatli olmak, onları bir devlet başkanı gibi korumak mecburiyetindedir.
Eğer bunu yapmazsak, Ortadoğu'daki yangın hızla bizim ülkemizi de sarar.
Türkiye, mezhep zenginliği, etnik zenginliği olan bir millete sahiptir, üniter yapımız korunduğu, birlik ve beraberliğimiz devam ettiği müddetçe bunlar bizim zenginliğimizdir ama Batılı ülkelerin menfur propagandaları, adımlarıyla, gayri milli politikalarla bu birlikteliğimiz bozulursa bunlar zenginlik değil, tam bir çatışma unsuru, fitne haline dönüşür.
Türkiye terörden kurtulmak için acilen dışa bağımlılıktan kurtulmak zorundadır. Mevcut bağımlı anlayışımızla, politikalarımızla, görüldüğü gibi, devleti ve milleti korumakla yükümlü polislerimiz ve askerlerimiz bile terörist, katil olabilmektedir.
Dışa bağımlılığımız devam ettikçe ve bu bağımlı olduklarımız ülkemiz üzerinde menfur hesaba sahip Batılı ülkelerse, sürekli bizleri terörle terbiye etmeye çalışacaklardır. Dışa bağımlılık bizi terörden korumuyor bilakis terörün merkezi haline getiriyor.
Dış politikada Türkiye'nin elinde bir tek sermaye kaldı, o da 2013 yılında Duma'da Prof. Dr. Haydar Baş'ın temellerini attığı Türk-Rus dostluğudur.
Terörün her türlüsünden kurtulmak için milli bir ekonomi, milli bir siyaset şart ve zaruridir, bunun da tek adresi Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet-Milli Devlet tezidir.
Paramızı, yabancıların kontrolündeki paralara ya da başka şeylere endekslemeye devam ettikçe, dışa bağımlılığımız devam edecektir, terörden de asla kurtulamayacağız.
Prof. Dr. Baş'ın ısrarla vurguladığı gibi para halkın ürettiği emek ve üretim karşılığı basılmalıdır ve sosyal devlet projeleriyle yine halka adil bir şekilde paylaştırılmalıdır.
Terörün çözümü ancak böyle mümkün olur. Mevcut Kapitalist anlayışla polisimiz bile maalesef terörist oluyor, Milli Ekonomi Modeli ile dağdaki terörist bile pişman olup vatanına milletine hizmet eden bir vatandaş haline gelecek.
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
ENAG enflasyon verilerini açıkladı
Mart enflasyonu yüzde 75.20
ABD'nin yeni gümrük tarifesi devreye girdi
Avrupa Birliği karşı hamle hazırlığında
Otomotiv sektöründe işler kötü
Satışlarda büyük düşüş
ABD'nin gümrük vergisi kararına Çin'den tepki
"Tek taraflı bir zorbalık uygulaması"
Cibaliya Mülteci Kampı için tahliye uyarısı
Tehdit, İsrail'in ordu sözcüsünden
"Gazze'de tüm sınırlar tekrar tekrar aşıldı"
BM'den İsrail'in saldırılarına tepki
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
ENAG enflasyon verilerini açıkladı
Mart enflasyonu yüzde 75.20
ABD'nin yeni gümrük tarifesi devreye girdi
Avrupa Birliği karşı hamle hazırlığında
Otomotiv sektöründe işler kötü
Satışlarda büyük düşüş
ABD'nin gümrük vergisi kararına Çin'den tepki
"Tek taraflı bir zorbalık uygulaması"
Cibaliya Mülteci Kampı için tahliye uyarısı
Tehdit, İsrail'in ordu sözcüsünden
"Gazze'de tüm sınırlar tekrar tekrar aşıldı"
BM'den İsrail'in saldırılarına tepki
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.