Daha önceki yazılarımızda, komünizmi uygulamış, fayda görmediği için bırakıp kapitalizme yönelmiş ama bu sistemin de sömürüsünden darbe yiyince, yeni sistem arayışına girmiş, Milli Ekonomi Modeli ile tanışınca dört elle bu modele sarılıp ekonomik bağımsızlığa kavuşmuş ülke ve birliklerden bahsettik.Son yıllarda Batılı ülkelerde, özellikle mevcut kapitalist iktidarlara karşı muhalefette büyük bir yükseliş var. Bu duruma "dünya sola kayıyor" diyebilir miyiz, eğer değilse yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendirmeliyiz?Bu noktada Ocak 2015 yılında gerçekleşen Yunanistan genel seçimleri oldukça dikkat çekicidir. 2004, 2007 ve 2009 seçimlerinde yüzde 3-5 bandında oy alan SYRIZA koalisyonu, Ocak 2015 seçimlerinde, Çipras önderliğinde yüzde 36,3 oy oranıyla Parlamento'daki 300 sandalyenin 149'una sahip oldu.Elbette ki bu oy oranındaki muazzam artışın nedeni, Çipras'ın sol görüşlü olması değildi, eğer böyle olsaydı daha önceki seçimlerde yüzde 4'ler seviyesinde olmazdı.Peki, bu yükselişin sırrı neydi? Yunan halkı, bir taraftan AB, bir taraftan da IMF'nin kemer sıkma politikalarından, borç sarmalından, geçim darlığından bıkmıştı ve Yunan halkına en cazip vaatleri açıklayan da SYRIZA idi.Bakın, SYRIZA'nı seçim vaatleri arasında neler vardı:* Yoksulluk sınırı altında yaşayanlara bedava elektrik, konut, gıda ve sağlık hizmetleri verilecek.* Özelleştirilen kuruluşlar geri alınacak.* Yıllık geliri 12 bin Euro'dan az olanlardan vergi alınmayacak.* Zenginlerin ödediği vergiler arttırılacak.* Asgari ücret 751 Euro'ya çıkarılacak.* Emekli maaşlarına ve maaşlara zam yapılacak.* İşsizliği azaltmak için kamu kesimine memur ve işçi alınacak.* Bankalara borcu olanların borçları azaltılacak ve yeniden yapılandırılacak.SYRIZA yetkilileri Milli Ekonomi Modeli'ne ait olan bu vaatleri seçimde kullanabilmek için Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Enerji Uzmanı Fuat Şengül vasıtasıyla tezin Sahibi, Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş Bey'den izin istemişlerdi ve izin verilmişti.Ve seçimler gerçekleşti, bu vaatlere Yunan halkı ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar imkanı verdi. Verdi vermesine ama Çipras iktidarı, Rusya'nın yaptığı gibi modelin Sahibiyle istişare ederek modeli adım adım uygulamadı, AB'den ayrılmaya, milli bir devlet olmaya cesaret edemedi. Doğal olarak model uygulanmazsa, bu vaatlerin mevcut kapitalist anlayışla gerçekleştirilebilmesi mümkün değildi.Eğer MEM, gerektiği şekliyle Yunanistan'da uygulanabilseydi, bugün Batının cazibe merkezi haline gelecekti ve tüm Batılı ülkelerde büyük bir sistem değişikliği için model ülke olacaktı. Görüldüğü gibi, Yunanistan seçimlerinde yaşanan bu tablo da, dünyanın sola kaymadığının, Milli Ekonomi Modeli'nin projelerini dillendiren siyasi iradelerin yükseldiğinin delilidir, yani "Dünya Milli Ekonomi Modeli'ne yönelmektedir.Yunanistan'daki SYRIZA'nın bir benzeri de İspanya'da Podemos'tur.Podemos'un savunduğu vaatler de oldukça tanıdık.Özelleştirmelerin durdurulması, tüm İspanyol vatandaşlarına hayatlarına devam edebilecek meblağda sabit bir maaş bağlanması (vatandaşlık maaşı), vergi alınırken bireyin ya da kurumun mal varlığına göre alınması? partinin vaatleri arasında yer alıyor. Uzmanların da ifadesiyle Podemos, bunları vaat ediyor ama bunların hayata geçirilmesi için sosyalist yahut komünist retoriğe asla başvurmuyor.Podemos "Dünya sola kayıyor" demiyor, "Dünya Milli Ekonomi Modeli'nin projeleriyle şekilleniyor" tezini ispatlıyor.Ve Fransa'da Ulusal Cephe Partisi'nin Lideri Marine Le Pen?Le Pen'in partisi son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde şu an iktidarda bulunan Hollande'ın partisini açık ara ile sollamış ve AP'de Fransa adına etkin bir hale gelmiştir.Le Pen, 2017 seçimlerinde kesin Fransa Cumhurbaşkanı olarak ifade edilmektedir.Peki, Le Pen'in bakışı nasıldır, "Dünya sola yöneliyor mu" diyor yoksa başka bir şey mi? Rus televizyonu Ren-TV'ye bir demeç veren Le Pen, dünyada bugün ABD ile Rusya arasında yaşanan mücadele hakkında, "Bu, ekonomik modellerin savaşıdır. ABD'nin tüm dünyaya dayattığı aşırı liberal modeli ile Rusya'nın uyguladığı yeni 'vatansever model' arasında bir savaş" dedi.Evet, Rusya'nın uyguladığı vatansever modelin Milli Ekonomi Modeli olduğunu da sağır sultan bile biliyor.Bütün bu gerçeklerden yola çıkarak sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki: Dünya sola yönelmiyor, başta sol ülkeler ve kesimler olmak üzere topyekun dünya Milli Ekonomi Modeli'ne yöneliyor, uyguluyor, ne kadar uygularsa o kadar zirveye yükseliyor.Bugün dünyada çözüm adına tek bir model vardır; o da Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'dir.Türkiye, Türk milleti içinden çıkan bu çözümü ne zaman fark eder de ülkenin iktidarına taşırsa, o zaman ancak zifiri karanlıktan kurtulma şansımız olur. Başka çıkış kapımız yok.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025