Türk milletinin ve devletin selameti için "milli akıl", gerekliliğin ötesinde "bir zaruret" halini aldı.Gayr-ı milli akıllarla veya "ecnebiden devşirme" çözümlerle, yedi iklim üç kıtaya hükmetmiş bir medeniyetin mirasçısı olan Türk milletini "adam gibi" idare etmek mümkün değildir.Türk milleti, Türk devleti ve Türk toprakları üzerinde her türlü menfur emelin beslendiğini, şayet bugün öğreniyorsak, çok geç kaldık demektir. Ankara'daki etkili ve yetkililerimiz, bu "menfur emel"leri Danıştay'a yönelik hain saldırıyla öğreniyorsa, çok geç kaldılar demektir.Bir aile reisi, kendi evine, bağına, bahçesine, harim-i ismetine göz dikmiş bir yabancıyla hemhal olur mu? Olmaz.Siz olur musunuz? Olmazsınız, olmazsınız. Akl-ı selim sahibi biri, yapar mı böylesi bir iş? Yapmaz, yapılmaz.Bir ev kadar da mı korunmamalı vatan, devlet, millet, din, namus?! Bir ev için gösterilen hassasiyet de mi gösterilmemeli bu değerler bağlamında?!Gösterilmiyor mu canım, demek mümkün?Dağ başındaki evini satarken bile bin kere düşünen bir adam, mukaddes vatanı ecnebilere satarken veya ecnebilere satışın yasal yolunu açarken bir kere düşünmüyor ise, burada zaafiyet var demektir.Kendi evi veya ailesine dair bir problemi danışıp halletmede akıllı, basiretli ve ağırbaş insan arayan bir adam, vatan, millet, devlet, din ve medeniyetimize dair meseleleri "ecnebiden aldığı akıl" ile çözmeye kalkışıyor ise, burada sıkıntı var demektir.Kendi evine "yerli(!) bir hırsız, mahalleli bir hırsız" girmesin diye olmadık tedbirler alan bir akıl sahibi, malımızı-mülkümüzü, gencimizi-milletimizi, dinimizi-değerlerimizi, kaynaklarımızı-medeniyetimizi aşırıp götürmeye çalışan ve göz diken "ecnebi yankesicileri"ne kapılarını açar mı? Onları toprağına buyur eder mi? Onların aklıyla iş görür mü? Onlarla kapı komşumuzu boğmak ve topraklarını işgal etmek hususunda "stratejik ortaklık" yapar mı? Ediyorsa, yapıyorsa bu işte problem var demektir; bu gidişatta zaafiyet var demektir.Kendi çoluk-çocuğunun parmağına diken batsa ayağa kalkanlar, millet evladının gözünün yaşına bakmadan hunharca öldürenlere AB şefkatiyle muamele ediyor, AB aklıyla idam sehpasından indirip çok yıldızlı ikametgahta ağırlayabiliyor ise; bu işte son derece sıkıntı var demektir.Bu misalleri, fertten cemiyete, siyasetten devlete çoğaltmak mümkündür? Bunlar birer vakıadır."Yok canım sen, o kadar da değil, hadi canım sen de" şeklinde geçiştirmeler, milletimizin ve devletimizin yaşadığı gerçekleri örtmeye yetmemektedir.Millet ve devlet işlerinin milli bir akıl ile, milli bir dayanışma ile, milli bir model ile, milli bir çözüm ile, milli birlik ve milli bütünlük ile, milli bir duruş ve milli bir beyin fırtınası ile görüldüğünü söylemek, yaşanan gerçekleri örtmek olur.Ekonomide IMF ve küresel sermayedarların borusu öttürülüyor. Din ve medeniyet ekseninde Vatikan'ın çanı çalınıyor. İç politikada AB, dış politikada ABD aklıyla işler görülüyor.Böylesi bir gidişatın bizzat kendisi zaafiyettir, risktir, problemdir. Her türlü menfur emellere açık, tehdit ve tehlikeye davetiye çıkartan bir idare tarzıdır.Devlet ve millet işleri görülürken kendilerinden akıl devşirilen veya gizli-açık stratejik ortaklıklar kurulan bu odakların samimiyetsizlikleri, sömürgeci karakterleri ortadadır. Milletimiz, medeniyetimiz ve topraklarımız üzerindeki emelleri ortadadır.Böylesi bir siyasal işbirliği veya devlet idaresi tarzı, evine dadanan hırsız ile veya harimine göz diken soysuz ile sarmaş dolaş olan bir zavallının ahvalini andıran bir vahamet arz etmiyor mu?Hepimizin bu muhasebeyi yapması lazımdır.Dolayısıyla ülkemizin, millet ve devletimizin, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ilelebed yaşaması için, öncelikle akıllarımızı başımıza devşirmemiz, milli bir akıla kavuşmamız şarttır. Böylesi "milli akıl" ise, ne AB'de bulunur, ne IMF'de bulunur, ne ABD'den alınır, ne bir başka küresel sömürü odağından... Bu akıl, yerli akıldır, milli akıldır. Milletimizin aklıdır. Medeniyetimizin mayası ve tarihi tecrübelerimizle yoğrulmuş "bizim akıl"dır. Dağ başındaki çobanından Ankara'daki devlet adamına kadar herkesin ortak değer ve duyarlılığıyla örülü akıldır bu.BTP, işte bu akılla Türkiye ve dünyaya modeller ve çözümler sunuyor.Bu "milli akıl"dan uzak düştüğümüz müddetçe milletimiz, devletimiz ve topraklarımız üzerinde menfur emeller besleyen pek çok yabancı veya yerli çomaklarla muhatap olacak, daha pek çok "vatan evladı"nı kurban vermek durumunda kalacağız? Bu bağlamda, öncelikle etkili ve yetkililerimizin dikkatlerini çekmek istiyor; menfur saldırı sonucu vefat eden Danıştay üyesine Yüce Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019



































































































