Gün geçmiyor ki, kısaca mafya olarak nitelendirdiğimiz çıkar amaçlı suç örgütlerinin liderleri ile yargı mensuplarının aynı karede olduğu fotoğrafları ve mafyalaşmış yargı mensuplarının öyküleri basında, sosyal medyada ve gazetelerde çıkmasın.
Mafyanın, yargıya olan ilgisi anlaşılabilir bir şeydir. Sonuçta mafya dediğimiz yapıların temel faaliyet alanları yasa dışı işler olduğu için olayın yargısal bir tarafı vardır. Bu nedenle mafya; polise, yargı mensuplarına, siyasetçilere ve kamu görevlilerine yakın ilişki içinde olmak ister. İşin doğası gereği yukarıda sayılan kişilere yakın olmak aynı zamanda mafya için bir güç göstergesidir, onları dokunulmaz yapar.
Gelelim işin asıl noktasına… Yargı mensupları neden mafya liderleri ve üyeleri ile yakın ilişki kurmak isterler? Neden onların masalarına oturur, otellerine gider, aile fotoğraflarına girer ve yakın ilişki kurarlar?
Bu soruya verilen en yalın cevap maddi çıkar ilişkisidir. Cevabın yalnız maddi çıkar ilişkisi olduğu kabul edilecek olsaydı, o zaman kamudaki çürümüşlüğün bütün alanlarda etkisini gösterdiği, bunun yargıya da intikal ettiği ve bu çürümüşlükten yargının da payını almış olduğu sonucu çıkarılır ve soru cevabını bulurdu. Keşke cevap bu kadar basit olsa. Cevabı yalnızca yargı mensuplarının yemek masasında bedava yemesi, lüks otellerde bedelsiz konaklaması, ya da birlikte Kıbrıs'a gidip eğlenmesi olarak düşünmek aradaki ilişkiyi basitleştirmektir. Bu ilginin asıl nedeni ve korkutucu olan tarafı, yargı mensuplarının, mafyanın sahip olduğu nüfuz üzerinden kendilerine mesleki üstünlük sağlamasıdır.
Yarım asrı çoktan devirmiş bir hukukçu olarak şunu söyleyebilirim, atamalarda, terfilerde, Yargıtay ve Danıştay üyelik seçimlerinde, kimin nasıl bu makamlara geldiğini biliriz. Çoğu kez kişinin mensup olduğu aidiyet üzerinden, siyasi bağlantılarından, Hakimler ve Savcılar Kurulu üyelerine yakınlıklarından dolayı bu makama geldikleri dilendirilir. Çok az da olsa hak ettikleri için bu makama gelenler tespit edilir ve hakları da teslim edilir.
Yargı mensuplarının aidiyetlerinin, (cemaat, siyasi görüş, mezhep, etnik kimlik) iktidara yakınlıklarının veya kurul üyelerine yakınlıklarının bir şekilde atama ve terfilerinde ölçüt olarak alınması Türkiye'de bir kamu ahlakı yerleşmediğinden tolere edilebilir…
Ancak suça bulaşmış kişilerle ilişkileri çıktığı halde terfi etmeleri, belli makamlara gelmeleri tuzun koktuğunu gösterir.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023































































































