"Tanrı'yı Mesih'i göndermeye zorlama" ve bunun için de Armageddon'u, yani kıyamet savaşını başlatma inancına sahip olan ABD'nin şu anki başkanı Trump, bu savaşın fitilini ateşledi. Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul etti ve Tel Aviv'de bulunan ABD Büyükelçiliği'ni Kudüs'e taşıma kararı verdi.
Tabi Trump'ın Kudüs'ten kastı sadece Batı Kudüs değil elbette, Filistinlilerin başkent olarak kabul ettiği, içinde Mescid-i Aksa'nın da bulunduğu Doğu Kudüs'ü de bu kapsamda kabul ediyor.
Trump kararnameyi imzalarken iki devletli çözümden vazgeçmediklerini ifade etse de bu adımla beraber iki devletli çözümün defterini sonuna kadar kapatmış oldu.
Trump, "Kudüs bugün Yahudilerin Batı Duvarı'nda dua ettikleri, Hıristiyanların Çarmıh Durakları'nda yürüdükleri ve Müslümanların Mescid-i Aksa'da namaz kıldıkları bir yerdir ve böyle kalmalıdır" diyerek kararnameyi imzaladı.
Sanki İsrail askerleri ve polislerinin Mescid-i Aksa'da ibadet eden Müslümanlar'a sert müdahaleler yapması, silahlarıyla botlarıyla camiye baskınlar yapması, camiye giriş çıkışları sınırlandırmaları hiç yaşanmamış gibi?
Daha bu statüye sahip değilken, İsrail'in yapmadığı zulüm ve işkence yoktu, şimdi olacakları siz seyredin.
Tabi, Trump'ın kararı İsrail'in canına minnet?
İsrail Başbakanı Netanyahu, kararı "tarihi" olarak nitelendirdi "Trump'ın, cesur ve adil kararından dolayı derin memnuniyet duyuyoruz" dedi. Neresi adilse?
İsrail 1967 yılında gerçekleşen Altı Gün Savaşları'nda Filistinli Müslümanların bulunduğu Doğu Kudüs'ü işgal etmiş ve Kudüs'ün tamamını İsrail'in bölünmez başkenti olarak ilan etmişti.
Filistinlilerin başkent olarak kabul ettiği Doğu Kudüs'ü de kendi topraklarına katarak başkent ilan eden İsrail'in bu kararını onaylayan ABD, aynı zamanda nasıl iki devletli bir çözümden yana olabilir, hangi barıştan söz edebilir?
Trump resmen bombanın pimini çekti ve bundan sonraki süreç kaos ve çatışmadır.
Birleşmiş Milletler'in (BM) beş daimi üyesinden olan ABD, konuyu BM'ye getirme gereği bile duymadı. ABD, konu İsrail'in çıkarları olduğunda hiçbir uluslar arası kurumu takmadığı gibi uluslar arası hukuku da ayaklar altına alıyor.
Ve ne yaparsa da yanında kar kalıyor.
Başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünya ülkeleri bu durumu sadece kınamakla, "endişe verici" demekle geçiştiriyor. Fiili bir adım ortaya koyan yok?
Ama İslam'ın ilk kıblesi olan, Miraç mucizesine ev sahipliği yapmış kutsal mekanımız Kudüs hızla elimizden çıkmaya devam ediyor.
Bugün İslam dünyası büyük bir manevi değeri olan bu manevi merkezimizi koruyamazsa, söyler misiniz Mekke'yi Medine'yi nasıl koruyacak? Kudüs'ü teslim etmek, Mekke'yi ve Medine'yi de teslim etmeye hazır olunduğu anlamına gelmiyor mu?
Kudüs İslam dünyasının namusudur ve bugün İslam ülkelerinin namuslarına verdiği önem maalesef ortada?
Hadi Trump'la kılıç dansı yapıp, prenslerine ABD'li görevlilere işkence ettirenleri anlayabiliyoruz da, Kudüs kırmızıçizgimiz diyenler, İsrail ile diplomatik ilişkilerimizi kesebiliriz diyenler ne yapıyor?
Bunun da mı üstü one minutelerle örtülecek, Mavi Marmara gibi unutturulacak?
Ya da ilişkilerin en gergin olduğu dönemlerde olduğu gibi anlaşmalar artarak devam mı edecek, ticaret katlanarak mı artacak?
Yoksa Netanyahu'nun ilan ettiği gibi büyükelçiliğini ABD'den de önce Kudüs'e taşıyanlardan mı olunacak, İsrail'i ilk tanıyan ülke olduğumuz gibi?
Yıllardır dinsiz Atatürk denildi, Atatürk hayattayken İsrail'in kurulmasına bile müsaade etmedi; bugün dindarız diyoruz, 19 anlaşmanın gölgesinde Kudüs İsrail'in başkenti oluyor.
Keşke Atatürk'ün dindarlığının zerresi bizde olsa?
Bir an önce Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk eserini alıp okuyun da, Atatürk'ün ne kadar dindar olduğunu öğrenin ve her şeyden önemlisi Ata'mız kadar dindar olmaya çalışın.
O zaman belki Kudüs'ü kurtarabiliriz.
Tabi Trump'ın Kudüs'ten kastı sadece Batı Kudüs değil elbette, Filistinlilerin başkent olarak kabul ettiği, içinde Mescid-i Aksa'nın da bulunduğu Doğu Kudüs'ü de bu kapsamda kabul ediyor.
Trump kararnameyi imzalarken iki devletli çözümden vazgeçmediklerini ifade etse de bu adımla beraber iki devletli çözümün defterini sonuna kadar kapatmış oldu.
Trump, "Kudüs bugün Yahudilerin Batı Duvarı'nda dua ettikleri, Hıristiyanların Çarmıh Durakları'nda yürüdükleri ve Müslümanların Mescid-i Aksa'da namaz kıldıkları bir yerdir ve böyle kalmalıdır" diyerek kararnameyi imzaladı.
Sanki İsrail askerleri ve polislerinin Mescid-i Aksa'da ibadet eden Müslümanlar'a sert müdahaleler yapması, silahlarıyla botlarıyla camiye baskınlar yapması, camiye giriş çıkışları sınırlandırmaları hiç yaşanmamış gibi?
Daha bu statüye sahip değilken, İsrail'in yapmadığı zulüm ve işkence yoktu, şimdi olacakları siz seyredin.
Tabi, Trump'ın kararı İsrail'in canına minnet?
İsrail Başbakanı Netanyahu, kararı "tarihi" olarak nitelendirdi "Trump'ın, cesur ve adil kararından dolayı derin memnuniyet duyuyoruz" dedi. Neresi adilse?
İsrail 1967 yılında gerçekleşen Altı Gün Savaşları'nda Filistinli Müslümanların bulunduğu Doğu Kudüs'ü işgal etmiş ve Kudüs'ün tamamını İsrail'in bölünmez başkenti olarak ilan etmişti.
Filistinlilerin başkent olarak kabul ettiği Doğu Kudüs'ü de kendi topraklarına katarak başkent ilan eden İsrail'in bu kararını onaylayan ABD, aynı zamanda nasıl iki devletli bir çözümden yana olabilir, hangi barıştan söz edebilir?
Trump resmen bombanın pimini çekti ve bundan sonraki süreç kaos ve çatışmadır.
Birleşmiş Milletler'in (BM) beş daimi üyesinden olan ABD, konuyu BM'ye getirme gereği bile duymadı. ABD, konu İsrail'in çıkarları olduğunda hiçbir uluslar arası kurumu takmadığı gibi uluslar arası hukuku da ayaklar altına alıyor.
Ve ne yaparsa da yanında kar kalıyor.
Başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünya ülkeleri bu durumu sadece kınamakla, "endişe verici" demekle geçiştiriyor. Fiili bir adım ortaya koyan yok?
Ama İslam'ın ilk kıblesi olan, Miraç mucizesine ev sahipliği yapmış kutsal mekanımız Kudüs hızla elimizden çıkmaya devam ediyor.
Bugün İslam dünyası büyük bir manevi değeri olan bu manevi merkezimizi koruyamazsa, söyler misiniz Mekke'yi Medine'yi nasıl koruyacak? Kudüs'ü teslim etmek, Mekke'yi ve Medine'yi de teslim etmeye hazır olunduğu anlamına gelmiyor mu?
Kudüs İslam dünyasının namusudur ve bugün İslam ülkelerinin namuslarına verdiği önem maalesef ortada?
Hadi Trump'la kılıç dansı yapıp, prenslerine ABD'li görevlilere işkence ettirenleri anlayabiliyoruz da, Kudüs kırmızıçizgimiz diyenler, İsrail ile diplomatik ilişkilerimizi kesebiliriz diyenler ne yapıyor?
Bunun da mı üstü one minutelerle örtülecek, Mavi Marmara gibi unutturulacak?
Ya da ilişkilerin en gergin olduğu dönemlerde olduğu gibi anlaşmalar artarak devam mı edecek, ticaret katlanarak mı artacak?
Yoksa Netanyahu'nun ilan ettiği gibi büyükelçiliğini ABD'den de önce Kudüs'e taşıyanlardan mı olunacak, İsrail'i ilk tanıyan ülke olduğumuz gibi?
Yıllardır dinsiz Atatürk denildi, Atatürk hayattayken İsrail'in kurulmasına bile müsaade etmedi; bugün dindarız diyoruz, 19 anlaşmanın gölgesinde Kudüs İsrail'in başkenti oluyor.
Keşke Atatürk'ün dindarlığının zerresi bizde olsa?
Bir an önce Prof. Dr. Haydar Baş'ın Hoş Geldin Atatürk eserini alıp okuyun da, Atatürk'ün ne kadar dindar olduğunu öğrenin ve her şeyden önemlisi Ata'mız kadar dindar olmaya çalışın.
O zaman belki Kudüs'ü kurtarabiliriz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025