Milli Kahramanları Anma Programlarının altıncısı geçtiğimiz hafta sonu Konya’da gerçekleşti.
Bugün iktidar partisi de dahil tüm siyasi partiler 3-5 tane konuşmacı bulmakta zorlanırken Prof. Dr. Haydar Baş her gittiği ilde 30’a yakın konuşmacıyla milletin karşısına çıkıyor. Ve her bir konuşmacı kendi sahasında uzman…
Sayın Baş, “sadece Konya’dan 10 tane kabine çıkarırız. Başta Prof. Dr. Ünal Emiroğlu olmak üzere 100 tane Adalet Bakanı çıkarırız. Hiç bir partinin bu kadar güçlü kadrosu var mı?” diyor ve kadrosuna baktığımızda bu gerçeği görüyoruz. Her şey ayan beyan ortada…
Hemen hemen bütün anma programlarına katıldım ama Konya’daki coşku bambaşkaydı. Özellikle Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in gelişiyle beraber yer yerinden oynadı.
5 bin kişi 4-5 saat salonda bulunmasına rağmen ve saatler gece yarısı 23:00’ı göstermesine rağmen, Sayın Baş’ın gelişiyle müthiş bir heyecan yaşandı ve konuşması boyunca da bu heyecan artarak devam etti.
Bunu kürsüde yaşayan Sayın Baş, konuşması esnasında sık sık “Beni siz konuşturuyorsunuz” dedi.
Konyalı arkadaşların cömertliği de dillere destan… Gazetedeki işimiz dolayısıyla programın başlangıç saatinde ancak ulaşabildik. Ama öğrendik ki, Konyalı arkadaşlar gelen misafirlere öğlen saatlerinde mükellef bir ikramda bulunmuşlar. Ona yetişemedik ama Konyalıların cömertliğine biz de programdan sonra gece saat 03.00 sularında şahit olduk.
Cefakar, vefakar Hasan Öztürk ağabeyimizin şahsında tüm Konyalı arkadaşlara, hem böyle muhteşem bir programa vesile oldukları için hem de cömertlikleri için ayrıca teşekkürler.
Prof. Dr. Baş, Konya’da çok önemli mesajlar verdi.
Sayın Baş, İmralı sürecini değerlendirirken, ilk defa AKP hükümeti döneminde devletin teröre teslim olduğunu ifade etti. Yeni Anayasa çalışmalarının milletin menfaatlerinden yola çıkarak hazırlanmadığını belirtti.
Sayın Baş, güçlü ve uzman kadrosuyla ülkeyi kalkındırmaya, Türkiye’yi kainatın doruk noktasına taşımaya hazır olduğunu bir kez daha ilan etti.
Rus Parlamentosu’na Milli Ekonomi Modeli’ni anlatmak için çağrıldığını belirten Sayın Baş, siyasi iradeye ve onları iktidar koltuğuna oturtanlara bir de sitemde bulundu:
“Ben gideceğim Rus parlamentosu’nda bakanına, vekiline, ilim adamına brifing vereceğim, sen ise yanındaki insana bakma bile bakmıyorsun. İsteseler de, istemeseler de bundan sonra sadece Türkiye değil, dünya bu kadronun eliyle ayağa kalkacaktır. Dünya bu kadronun eliyle doyacak, sırtını giydirecek, cebine para koyacak.”
Sayın Baş, Türklüğün kafatasçılık olmadığını belirterek dört dörtlük müthiş bir Türklük tanımı ortaya koydu: “Türklük bir kültürdür, medeniyettir, siyasettir, örftür, adettir, gelenektir, töredir. Türklük mayası, mayayı Muhammediye’dir. İslam ile nikâhlanmıştır. Asla onu boşayamazsın. Onun hamisi, Genelkurmay Başkanı Hacı Bektaş-ı Veli’dir”
Sayın Baş bir milletin “sürü” olmaması için onu koruyan devletin ve ordunun olması gerektiğini vurguladı. Ve bu noktada devleti ve askeri olmayan Filistin’in başına gelenlerden misal verdi. Aile müessesi olmadan milletin asla var olamayacağını belirtti.
Sayın Baş, Türk milletini ortadan kaldırmak için bu olmazsa olmaz temellerle oynandığını ifade etti.
Prof. Dr. Baş, daha birçok tarihi tespit ortaya koydu ve yıl boyunca her hafta farklı bir ilimizde ortaya koymaya devam edecek ve bu coşku artarak yaşanacak.
Cenab-ı Hak, gönüllerde ve akıllarda tesirini halkeylesin, amin.
Bugün iktidar partisi de dahil tüm siyasi partiler 3-5 tane konuşmacı bulmakta zorlanırken Prof. Dr. Haydar Baş her gittiği ilde 30’a yakın konuşmacıyla milletin karşısına çıkıyor. Ve her bir konuşmacı kendi sahasında uzman…
Sayın Baş, “sadece Konya’dan 10 tane kabine çıkarırız. Başta Prof. Dr. Ünal Emiroğlu olmak üzere 100 tane Adalet Bakanı çıkarırız. Hiç bir partinin bu kadar güçlü kadrosu var mı?” diyor ve kadrosuna baktığımızda bu gerçeği görüyoruz. Her şey ayan beyan ortada…
Hemen hemen bütün anma programlarına katıldım ama Konya’daki coşku bambaşkaydı. Özellikle Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in gelişiyle beraber yer yerinden oynadı.
5 bin kişi 4-5 saat salonda bulunmasına rağmen ve saatler gece yarısı 23:00’ı göstermesine rağmen, Sayın Baş’ın gelişiyle müthiş bir heyecan yaşandı ve konuşması boyunca da bu heyecan artarak devam etti.
Bunu kürsüde yaşayan Sayın Baş, konuşması esnasında sık sık “Beni siz konuşturuyorsunuz” dedi.
Konyalı arkadaşların cömertliği de dillere destan… Gazetedeki işimiz dolayısıyla programın başlangıç saatinde ancak ulaşabildik. Ama öğrendik ki, Konyalı arkadaşlar gelen misafirlere öğlen saatlerinde mükellef bir ikramda bulunmuşlar. Ona yetişemedik ama Konyalıların cömertliğine biz de programdan sonra gece saat 03.00 sularında şahit olduk.
Cefakar, vefakar Hasan Öztürk ağabeyimizin şahsında tüm Konyalı arkadaşlara, hem böyle muhteşem bir programa vesile oldukları için hem de cömertlikleri için ayrıca teşekkürler.
Prof. Dr. Baş, Konya’da çok önemli mesajlar verdi.
Sayın Baş, İmralı sürecini değerlendirirken, ilk defa AKP hükümeti döneminde devletin teröre teslim olduğunu ifade etti. Yeni Anayasa çalışmalarının milletin menfaatlerinden yola çıkarak hazırlanmadığını belirtti.
Sayın Baş, güçlü ve uzman kadrosuyla ülkeyi kalkındırmaya, Türkiye’yi kainatın doruk noktasına taşımaya hazır olduğunu bir kez daha ilan etti.
Rus Parlamentosu’na Milli Ekonomi Modeli’ni anlatmak için çağrıldığını belirten Sayın Baş, siyasi iradeye ve onları iktidar koltuğuna oturtanlara bir de sitemde bulundu:
“Ben gideceğim Rus parlamentosu’nda bakanına, vekiline, ilim adamına brifing vereceğim, sen ise yanındaki insana bakma bile bakmıyorsun. İsteseler de, istemeseler de bundan sonra sadece Türkiye değil, dünya bu kadronun eliyle ayağa kalkacaktır. Dünya bu kadronun eliyle doyacak, sırtını giydirecek, cebine para koyacak.”
Sayın Baş, Türklüğün kafatasçılık olmadığını belirterek dört dörtlük müthiş bir Türklük tanımı ortaya koydu: “Türklük bir kültürdür, medeniyettir, siyasettir, örftür, adettir, gelenektir, töredir. Türklük mayası, mayayı Muhammediye’dir. İslam ile nikâhlanmıştır. Asla onu boşayamazsın. Onun hamisi, Genelkurmay Başkanı Hacı Bektaş-ı Veli’dir”
Sayın Baş bir milletin “sürü” olmaması için onu koruyan devletin ve ordunun olması gerektiğini vurguladı. Ve bu noktada devleti ve askeri olmayan Filistin’in başına gelenlerden misal verdi. Aile müessesi olmadan milletin asla var olamayacağını belirtti.
Sayın Baş, Türk milletini ortadan kaldırmak için bu olmazsa olmaz temellerle oynandığını ifade etti.
Prof. Dr. Baş, daha birçok tarihi tespit ortaya koydu ve yıl boyunca her hafta farklı bir ilimizde ortaya koymaya devam edecek ve bu coşku artarak yaşanacak.
Cenab-ı Hak, gönüllerde ve akıllarda tesirini halkeylesin, amin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025