Yıllardır ?hatta Atatürk'ün vefatından sonra diyebiliriz- Türkiye'nin siyaseti maalesef Batıdan, özellikle de okyanus ötesinden alınan icazetle şekillendi.
Her ne kadar çoğu zaman siyasilerin, sandıktan aldıkları oyla çıktığı zannedilse de, seçim öncesi dışarıdan oluk oluk gelen paralar, yabancı toplum mühendislerinin seçim önceleri toplumun nabzını tutmak için kurduğu karargahlar, Soros basınının verdiği destekler, adaletsiz seçim sistemi, adaletsiz propaganda imkanları, sandık oyunları, oyların çalınması gibi hepimizin malumu adaletsiz seçimler, siyasilerin sandıktan çıktığını değil, birileri tarafından çıkartıldığını göstermektedir. İcazetle gelen de asla gerçek bir lider olamaz.
Bu siyasiler çözümle, proje ile değil de, aldıkları icazetle işbaşına geldiklerinden, iktidar imkanını elde ettiğinde, aldıkları icazetin gereğini yapma durumunda kalırlar. Esasen buna dense dense modern kölelik sistemi denir, çünkü kendilerine ait bir irade yoktur.
İcazet karşılığında elde ettikleri 30-35 milyon oyla kendilerini dünya lideri zannederler.
Bunların hali, Mevlana'nın Mesnevisi'nde anlattığı gibi, bir mandanın ayak izini dolduran idrarın üzerinde bulunan yaprağa konan bir sineğin kendisini deryada yüzdüğünü zannetmesine benzer. Teşbihte hata olmaz.
Gerçek lider ise, bütün bu icazet tekliflerini, bedeli ne olursa olsun elinin tersiyle iten, çözümleriyle, projeleriyle insanların kurtuluş yolunu, problemlerden çıkış yolunu gösteren, onun çözümlerine sarıldığınızda sizleri bataklıktan çıkartan ve bunu da dünyalık bir bedel karşılığı değil, ahirette vereceği hesabı düşünerek yapan kişidir. Bu manada bugünün gerçek lideri kimdir diye sorduğunuzda, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet-Milli Devlet teziyle tüm dünyaya ışık tutan, çözüm sunan Prof. Dr. Haydar Baş'tır deriz.
Bugün 4 milyar bir nüfusa sahip olan BRICS ülkeleri ?Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika- ve onların etki sahasında olan ülkeler Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamaktadır ve Batının emperyalizminden bu sayede kurtulmuşlardır.
4 milyar nerede, 35 milyon nerede?
9. MEM Kongresi'ne katılan BRICS yetkilisi Prof. Dr. Vladimir Gorbonavski bu konuda şunları söylemektedir: "BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız, 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ile tanışmış olmamızdır. İlk defa 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde Prof. Dr. Haydar Baş parayı, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlıyordu. Ayrıca dünya ilk defa Haydar Baş'ın milli paralarla ticaret yapma fikriyle tanıştı. Bu çok önemliydi zira milli paralar devreye girdiğinde ABD'nin kağıttan imparatorluğu yıkılacaktı."
Batının hala boyunduruğu olan ülkeleri de bu boyunduruktan kurtarmak için Milli Ekonomi Modeli'nin bir projesi olan "Milli Paralarla Ticaret" kemendini atmaktadırlar.
Üstelik bu dünya nüfusunun yarısını teşkil eden MEM Bloku'nda 1 milyara yakın Müslüman vardır ve bu ülkeler Müslüman bir Türk'ün modelini uygulayarak dünyanın zirvesine oturdukları için bu Müslüman nüfus güven ve barış içinde yaşamaktadır.
Dikkat edin, tüm İslam coğrafyası kendisini dünya lideri zannedenlerin yanlış politikaları ve yanlış duruşları sebebiyle kan gölü içindeyken, bugün Prof. Dr. Baş'ın Modelini ve projelerini uygulayan coğrafyalarda Müslümanlar can ve mal güvenliği içinde yaşamaktadır.
Rusya'nın en köklü ailesinden gelen Prof. Dr. Victor Volkonski MEM'in din ile uyumunu şöyle ifade etmektedir: "Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş, din ile ilimi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir."
Prof. Dr. Baş'ın modeliyle tanışanlar, sosyal adalet, barış ve huzuru bir devlet politikası haline getirmeye başladılar. Putin'in danışmanlarından Prof. Dr. Andrei Korotkoi 27 Şubat 2013 yılında Duma'da yapılan MEM toplantısında Putin adına yaptığı konuşmada şunları ifade etti: "Putin, bir devletin kalkınması için sosyal adaleti sağlayacak, adil paylaşımı verecek, sosyal hakları sunacak, harcama yapan kesime tüketim imkanı tanıyacak, halka huzur getirecek sistem arayışında. Sayın Putin, Milli Ekonomi Modeli bunların hepsini sağladığı için, 'Biz de Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacağız' diyor."
Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan ülkelerde gelir adaletinden, sosyal haklardan, tüketim imkanından herkes istifade edebildiği gibi Müslüman olanlar da istifade edebilmektedir. İşin garip tarafı, bugün Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan ama İslam olmayan ülkelerde yaşayan Müslümanlar her türlü haklarını elde ederken, İslam ülkelerindeki Müslümanlar, liderlerinin Batı taşeronluğu sebebiyle kendi ülkelerinde köle gibi yaşamaktadır ve sahip oldukları her şey sömürülmektedir.
Yazımızı MEM Kongrelerine katılan ilim adamlarının görüşleriyle bitirelim:
"Milli Ekonomi Modeli, diğer devletlere karşı ekonomik sömürü politikaları uygulayan güçlerin ayaklarını adeta yerden kesmiştir. Tezin ve modelin tüm dünyaya açılıp uygulamaya geçirilmesi için birlikte hareket etme ve çalışma çağrısında bulunuyorum." (Prof. Dr. Vugar Seidov, Budapeşte Üniversitesi Öğretim Üyesi)
"Milli Ekonomi Modeli getirmiş olduğu yeni yaklaşımlarla, bütün ekonomik problemlere çözümler sunuyor. Oluşturulan matematiksel açılımlarla, şartları farklı her bir ülkede uygulanmasına imkan doğuyor. Böylesine kapsamlı bir milli model, iktisat tarihinde gelmedi; bunu bütün açık yüreklilikle burada ifade etmek isterim." (Prof. Dr. Vladimir Lisiçkin, Rusya Bilimler Akademisi)
"Bütün dünyada model kanun denen bir kavram vardır. Bu mevcut model kanun her yerde geçerlidir. Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomiyi geliştirme modelinin model kanun olması için ve her yerde geçerli olması için mücadele etmeliyiz. (Prof. Dr. Sabden Orazalı, Kazakistan İktisat Enstitüsü)
"Prof. Dr. Haydar Baş, çarpıcı eseri "Milli Ekonomi Modeli", devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Milli Ekonomi Modeli tezi kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Almanya için de modelin sahibinden yardım istememiz gerekeceği kanaatindeyim." (Prof. Dr. F.R. Grabau, Magdeburg Üniversitesi, Almanya)
"Prof. Dr. Haydar Baş bu tezi ile tüm dünya ve Türkiye için yeni problemin çözümü için katkıda bulunmaktadır. Bu çalışmada ise yeni tip Milli Liderin özellikleri bariz şekilde gözükmektedir." (Prof. Dr. Victor Minin, Rusya Bilimler Akademisi)
Onlar bu açıklamalarıyla gerçek liderin Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu tüm dünyaya haykırmaktadır.
Her ne kadar çoğu zaman siyasilerin, sandıktan aldıkları oyla çıktığı zannedilse de, seçim öncesi dışarıdan oluk oluk gelen paralar, yabancı toplum mühendislerinin seçim önceleri toplumun nabzını tutmak için kurduğu karargahlar, Soros basınının verdiği destekler, adaletsiz seçim sistemi, adaletsiz propaganda imkanları, sandık oyunları, oyların çalınması gibi hepimizin malumu adaletsiz seçimler, siyasilerin sandıktan çıktığını değil, birileri tarafından çıkartıldığını göstermektedir. İcazetle gelen de asla gerçek bir lider olamaz.
Bu siyasiler çözümle, proje ile değil de, aldıkları icazetle işbaşına geldiklerinden, iktidar imkanını elde ettiğinde, aldıkları icazetin gereğini yapma durumunda kalırlar. Esasen buna dense dense modern kölelik sistemi denir, çünkü kendilerine ait bir irade yoktur.
İcazet karşılığında elde ettikleri 30-35 milyon oyla kendilerini dünya lideri zannederler.
Bunların hali, Mevlana'nın Mesnevisi'nde anlattığı gibi, bir mandanın ayak izini dolduran idrarın üzerinde bulunan yaprağa konan bir sineğin kendisini deryada yüzdüğünü zannetmesine benzer. Teşbihte hata olmaz.
Gerçek lider ise, bütün bu icazet tekliflerini, bedeli ne olursa olsun elinin tersiyle iten, çözümleriyle, projeleriyle insanların kurtuluş yolunu, problemlerden çıkış yolunu gösteren, onun çözümlerine sarıldığınızda sizleri bataklıktan çıkartan ve bunu da dünyalık bir bedel karşılığı değil, ahirette vereceği hesabı düşünerek yapan kişidir. Bu manada bugünün gerçek lideri kimdir diye sorduğunuzda, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet-Milli Devlet teziyle tüm dünyaya ışık tutan, çözüm sunan Prof. Dr. Haydar Baş'tır deriz.
Bugün 4 milyar bir nüfusa sahip olan BRICS ülkeleri ?Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika- ve onların etki sahasında olan ülkeler Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamaktadır ve Batının emperyalizminden bu sayede kurtulmuşlardır.
4 milyar nerede, 35 milyon nerede?
9. MEM Kongresi'ne katılan BRICS yetkilisi Prof. Dr. Vladimir Gorbonavski bu konuda şunları söylemektedir: "BRICS ülkeleri olarak bizim şansımız, 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli ile tanışmış olmamızdır. İlk defa 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde Prof. Dr. Haydar Baş parayı, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlıyordu. Ayrıca dünya ilk defa Haydar Baş'ın milli paralarla ticaret yapma fikriyle tanıştı. Bu çok önemliydi zira milli paralar devreye girdiğinde ABD'nin kağıttan imparatorluğu yıkılacaktı."
Batının hala boyunduruğu olan ülkeleri de bu boyunduruktan kurtarmak için Milli Ekonomi Modeli'nin bir projesi olan "Milli Paralarla Ticaret" kemendini atmaktadırlar.
Üstelik bu dünya nüfusunun yarısını teşkil eden MEM Bloku'nda 1 milyara yakın Müslüman vardır ve bu ülkeler Müslüman bir Türk'ün modelini uygulayarak dünyanın zirvesine oturdukları için bu Müslüman nüfus güven ve barış içinde yaşamaktadır.
Dikkat edin, tüm İslam coğrafyası kendisini dünya lideri zannedenlerin yanlış politikaları ve yanlış duruşları sebebiyle kan gölü içindeyken, bugün Prof. Dr. Baş'ın Modelini ve projelerini uygulayan coğrafyalarda Müslümanlar can ve mal güvenliği içinde yaşamaktadır.
Rusya'nın en köklü ailesinden gelen Prof. Dr. Victor Volkonski MEM'in din ile uyumunu şöyle ifade etmektedir: "Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş, din ile ilimi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir."
Prof. Dr. Baş'ın modeliyle tanışanlar, sosyal adalet, barış ve huzuru bir devlet politikası haline getirmeye başladılar. Putin'in danışmanlarından Prof. Dr. Andrei Korotkoi 27 Şubat 2013 yılında Duma'da yapılan MEM toplantısında Putin adına yaptığı konuşmada şunları ifade etti: "Putin, bir devletin kalkınması için sosyal adaleti sağlayacak, adil paylaşımı verecek, sosyal hakları sunacak, harcama yapan kesime tüketim imkanı tanıyacak, halka huzur getirecek sistem arayışında. Sayın Putin, Milli Ekonomi Modeli bunların hepsini sağladığı için, 'Biz de Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacağız' diyor."
Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan ülkelerde gelir adaletinden, sosyal haklardan, tüketim imkanından herkes istifade edebildiği gibi Müslüman olanlar da istifade edebilmektedir. İşin garip tarafı, bugün Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan ama İslam olmayan ülkelerde yaşayan Müslümanlar her türlü haklarını elde ederken, İslam ülkelerindeki Müslümanlar, liderlerinin Batı taşeronluğu sebebiyle kendi ülkelerinde köle gibi yaşamaktadır ve sahip oldukları her şey sömürülmektedir.
Yazımızı MEM Kongrelerine katılan ilim adamlarının görüşleriyle bitirelim:
"Milli Ekonomi Modeli, diğer devletlere karşı ekonomik sömürü politikaları uygulayan güçlerin ayaklarını adeta yerden kesmiştir. Tezin ve modelin tüm dünyaya açılıp uygulamaya geçirilmesi için birlikte hareket etme ve çalışma çağrısında bulunuyorum." (Prof. Dr. Vugar Seidov, Budapeşte Üniversitesi Öğretim Üyesi)
"Milli Ekonomi Modeli getirmiş olduğu yeni yaklaşımlarla, bütün ekonomik problemlere çözümler sunuyor. Oluşturulan matematiksel açılımlarla, şartları farklı her bir ülkede uygulanmasına imkan doğuyor. Böylesine kapsamlı bir milli model, iktisat tarihinde gelmedi; bunu bütün açık yüreklilikle burada ifade etmek isterim." (Prof. Dr. Vladimir Lisiçkin, Rusya Bilimler Akademisi)
"Bütün dünyada model kanun denen bir kavram vardır. Bu mevcut model kanun her yerde geçerlidir. Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomiyi geliştirme modelinin model kanun olması için ve her yerde geçerli olması için mücadele etmeliyiz. (Prof. Dr. Sabden Orazalı, Kazakistan İktisat Enstitüsü)
"Prof. Dr. Haydar Baş, çarpıcı eseri "Milli Ekonomi Modeli", devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Milli Ekonomi Modeli tezi kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Almanya için de modelin sahibinden yardım istememiz gerekeceği kanaatindeyim." (Prof. Dr. F.R. Grabau, Magdeburg Üniversitesi, Almanya)
"Prof. Dr. Haydar Baş bu tezi ile tüm dünya ve Türkiye için yeni problemin çözümü için katkıda bulunmaktadır. Bu çalışmada ise yeni tip Milli Liderin özellikleri bariz şekilde gözükmektedir." (Prof. Dr. Victor Minin, Rusya Bilimler Akademisi)
Onlar bu açıklamalarıyla gerçek liderin Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu tüm dünyaya haykırmaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025