"Resûlulah (s.a.a) buyurdular ki: "Hasetten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yer tüketir.", "Kıskançlıktan sakının, çünkü geçmiş ümmetlerin helak olmasına sebep olmuştur."
İmam Ali Efendimiz ise, "hasetçinin huzuru yoktur" buyurmuşlardır. Mutlak kadere isyan olan haset ve kıskançlık çok büyük bir ruhsal hastalıktır. Haset, ruhsal hastalıklardan biridir. İnsanı çaresiz hale duçar eder. Haset öyledir ki, insana işkence vererek ve onu ölüme kadar dahi götürür. Allah'ın bir insana verdiği bir nimeti ya da güzelliği kıskanmanın Allah'ın takdirine razı olmamak anlamına gelebileceğini düşünerek, bu lanet hastalıktan beri olmak için azami rikkat ve dikkat üzere olmalıyız. Yoksa yaptığımız bütün işlerin heba olması ve Allah'a isyanla karşı karşıya gelmek gibi bir nasipsizlik ve huzursuzluk inanan bir insanın tercihi olmamalıdır…
Hz. Hacer anamız, Hz. İbrahim (a.s) ile evlendikten sonra, Cenâb-ı Hak onlara Hazreti İsmail'i ihsan etmiştir. Ancak yıllarca evlât hasretiyle yanıp tutuşan Hz. İbrahim'in ilk eşi Sare annemiz, Hacer'i kıskanmaya ve çekememeye başlar. Hazreti İbrahim'e (a.s) bir evlât verememiş olması kendisini son derece üzmektedir. Hacer'i uzaklaştırmanın yollarını aramaya başlar. Nihayet Hz. İbrahim'den onları başka bir yere götürmesini ister. Hz. İbrahim bir süre tereddüt geçirmiş, ancak Cenâb-ı Hak da vahiy yoluyla izin verince Hacer ve oğlu İsmail'i alan Hz. İbrahim, eşi ve çocuğunu Mekke yakınlarına götürmüştür.
Bu kıskançlık olayında Hz. İbrahim Efendimiz Hz. Hacer annemize kulaklara küpe olacak şu manidar sözü söylemiştir. "Kıskançlık ateşi Nemrut'un beni attığı ateşten daha yakıcıdır…"
Hz. Yakup'un sevgisinden dolayı kardeşleri kendisini kıskanırlar ve sinsi bir plan kurarak Hz. Yusuf'u kuyuya atıp ölüme terk ettikleri bilinen ve anlatılan bir Kur'an'î hakikattir…
Gençliğimizde merhum Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın kaleme aldığı ve ezberlediğimiz "Gençliğe Hitabe" sinde haset hastalığına dikkat çekerek; "İyi bilin ki; taassup ve haset, yaptığınız güzel işleri yakan bir ateştir. Bu ateşe düşmeyin. Haset, büyük bir hastalıktır. Kabil, bu hastalıktan dolayı kardeşi Habil'i öldürdü. Sonra, nice kavimler de bu hastalıktan helak oldular." şeklindeki ikazları hayatımızın vazgeçilmez düsturu olması gerekmektedir.
Gençliğe hitabede devamla muhterem üstadımız hasetten kurtulma yolunu da ortaya koymaktadır: "Kimseden kendinizi üstün görmeyin; yücelik tevazudadır. İyi bilin ki, tevazuda ne kadar ilerlerseniz o kadar yücelirsiniz. Hz. Adem'den olduğunuz muhakkaktır. Adem ise topraktandır. O halde siz, toprak olarak kimseden üstün olamazsınız, yani kalp olarak. Ancak Hakk'tan korkar ve O'nu sayarsanız üstün olursunuz. Hak sizin kul olmanızı istiyor, kul! İyi bilin ki, kulluk en büyük makamdır. Sizi her an kontrol ve murakabe eden mutlak kudreti unutmayın. O'nun hesabı adildir. Siz de adil olmak istiyorsanız nefsinizi murakabe edin, muhasebe edin. Siz hesaba çekilemeden nefsinizi hesaba çekerseniz sonunuz hayr olur."
Haset ve kıskançlıktan kurtulmanın bir yolu da hediyeleşmekten geçmektedir sevgili okurlar. Peygamber Efendimizin bu hususta birçok hadisi vardır. İşte onlardan bazıları:
"Birbirinize hediye gönderiniz; sevgiler artar."
"Hediye gönderiniz; kinler silinir."
"Hediye gönderiniz; dostluklar artar, endişeler giderilir."
Yüce Rabbimizden tazarru ve niyazla bu hastalığın kalplerden kazınması için samimi, içten dileklerle yalvarmak gerek.
Tazarru, kalbin samimiyet, duygu, sızlama ve yalvarış hissiyle Allah'a yönelişi anlamına gelir. Tazarruda daima sızlanma ve ağlama vardır. Böyle bir şekilde Allah'a yalvararak ve O'ndan isteyerek haset hastalığından kurtulmak gerek…
Bu ahir zaman günleri mü'minlerin birbirlerine daha bir içten kardeşçesine bağlanma ve dua etme günleridir. İnanan gönüller birbirlerini yormamalı aksine hayır üzere yarış içinde olmaları gerekmektedir.
Son duamız ve duaya başlarken de ilk dualarımız şöyle olsun: "Kalbimizdeki karanlıkları, gözlerimiz önündeki perdeleri kaldır Yarabbi… Kalbimizdeki hileleri, mühürleri, kini, zehirleri, şüpheleri, şirki, kibri, hasedi ve kıskançlıkları bizden al Yarabbi…"
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025