Kuzey Irak'ta Kürt Parlamentosu altı yılın ardından 4 Ekim'de toplandı. Mesut Barzani liderliğindeki Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) ile Celal Talabani'nin Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (IKYB) eşite yakın katılımla oluşturduğu parlamento ilk oturumunu Erbil'de gerçekleştirdi. Kürt parlamentosunda Asurlular bile temsil edilirken; Türkmenlere yer verilmedi. Bu konuda Kürt gruplardan söz alan Türkiye, askeri ve sivil istihbaratıyla bölgeyi sıkı izlemeye almış durumda.
Parlamentoda, IKDP'nin 51, IKYB'nin 49 ve Asuriler'in de 5 üyesiyle birlikte 105 sandalye bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın açılışa gönderdiği mesaj dikkati çekti. Powell'in mesajı önemliydi zira Barzani ve Talabani'nin 1998'de Washington'da imzaladığı anlaşma yapılan oylamada onaylandı.
Powell, mesajında Türkiye'nin hassasiyetlerini de dikkate almıştı. Demokratik, çoğulcu ve birleşik bir Irak'a vurgu yapmıştı Powell. Oturuma, eski Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand'ın eşi Danielle Mitterand'ın katılması da dikkat çekiyordu. Bayan Mitterand, tipik bir emperyalist gibi Kürtlerin hamiliğine soyunmuş. Bayan Mitterand ile birlikte çok sayıda Fransız şirketi bölgeye akın etmiş. Bunlardan biri de Carrefour marketler zinciri. Fransızların esas hedefi ise Kerkük ve Musul'daki zengin petrol yatakları. Yani anlayacağınız gibi Mitterand, Kürtleri boşuna öpmüyor.
Kürtler asıl amaçlarını şimdilik gizliyor
Barzani ve Talabani, konuşmalarında ısrarla bir Kürt devletini hedeflemediklerini savunuyorlar. Emekleme döneminde böyle bir iddiada bulunmalarının ölüm fermanlarını kendi elleriyle imzalama anlamına geldiğini biliyorlar. Her iki lider de, 1990 yılından bu yana Ankara ile yakın temasta. Ankara'nın Kuzey Irak'taki gelişmelere karşı nasıl bir tepki göstereceğini çok iyi biliyorlar. Dahası, Türkiye'nin Kuzey Irak için partiler üstü bir devlet politikası oluşturduğunun da bilincindeler. Gerçi, Barzani sık sık meydan okuma yoluna gitse de, Talabani daha pragmatik davranarak, Türkiye'yi sözle incitmemek için çaba sarfediyor.
Hedef Kerkük...
Kontrolü halen Bağdat yönetiminin elinde bulunan Kerkük'ün zengin petrol kaynaklarına göz diken Kürt liderler, Kerkük'ün kurulacak özerk Kürt bölgesine dahil edilmesini hedefliyorlar. Kavganın merkezinde de petrol zengini bu şehir yatıyor. Daha önce "Kuzey Irak Türk askerine mezar olacak" sözleriyle Türkiye'nin tepkisini çeken Mesut Barzani, Kerkük konusunda çok istekli. Barzani, bu çerçevedeki taleplerini, "Kerkük yeniden 'Kürdistan'ın kalbi' olacaktır'' ifadesiyle açıkça dile getirmişti.
Devlete giden yolda Anayasa taslağı
4 Ekim'deki Parlamento'da Kürt gruplar hazırladıkları anayasa taslağını da müzakere ettiler. Sözkonusu anayasa taslağı, bir bakıma 3.5 milyonluk bir kitlenin ABD ve İngiltere'nin desteğiyle 24 milyonluk Irak halkı için hazırladığı "deli gömleği" anlamına geliyor. Taslağa göre, Bağdat merkezi yönetimi, dış politika ve ordu gibi çok kısıtlı alanlarda söz sahibi olacak, federal yapının kuzeydeki Kürt ve diğer Arap bölümleri ise güçlü, özerk birimler haline gelecek. Kendi anayasaları, bayrakları, parlamentoları ve devlet başkanları olacak!
Türkiye kesin müdahale eder!
Eğer bu taslakta belirtildiği gibi bir oluşum Kuzey Irak'ta tesis edilirse, bağımsız bir Kürt devleti söylemi kullanan PKK örgütüyle 15 yıllık askeri mücadelenin ardından Türkiye,bölgede petrol zengini bir kürt devleti kurulması halinde kesin müdahalade bulunacak. Hele hele Kürtler, Türkmenleri Kerkük'te ezmeye devam ederse, bu müdahale kaçınılmaz olacaktır.
Oluşumların sebebi ABD ve İngiltere...
Peki Kuzey Irak'taki bu aşamaya nasıl geldi? Son 10 yıllık tarihi irdelemede yarar var...
Süreç Körfez Savaşı'nın ardından 1991 yılında ABD ve İngiltere'nin bölgeyi uçaklarla kontrol etmesiyle başladı. İki lider böylece Kuzey Irak'ta otorite sağlama imkanı buldu; bölgeye Irak Ordusu'nun girişi önlendi; dolayısıyla Bağdat yönetiminin bölgedeki otoritesi sona erdirildi.
İki Kürt grup, 1992 yılında uluslararası alanda tanınmayan bir parlamento seçimi düzenlediler, ilaveten Kuzey Irak'ta bir Kürt hükümeti kurdular. Ancak iki taraf Irak'ın Türkiye üzerinden ihraç ettiği petrol transit gelirlerinin paylaşılması gibi konularda çıkan anlaşmazlıklar ve güç çekişmeleri sebebiyle bağlarını kopardılar.
Kürt grup arasında anlaşmazlıkların silahlı mücadeleye dönüştüğü 1994 ila 1996 yıllarındaki dönemin ardından esirlerin değişimi ve iki bölge arasında serbest yolculuğa imkan tanıyan anlaşmalar imzalandı.
ABD Kürt Devleti için devrede...
İki lider iki yıl aradan Washington'da biraraya gelerek, 1998 yılında ABD tarafından sunulan barış önerisini uygulama kararı aldılar. 1996 yılında kurulan ancak uluslararası alanda tanınmayan parlamentonun 4 Ekim tarihinde toplanması kararlaştırıldı. İki tarafın eşit katılımının öngörüldüğü parlamentonun başkanlığını iki parti üç ayda bir dönüşümlü olarak yapacak.
Bundan sonra ne olacak?
Olacak olan şu: Kürt liderler devletleşme için son adımlarını atacak. Bunlar para basma ile uluslararası tanınma. merkez Bankası'nı kurduklarından para basma olayı çok basit. Tanınma da kolay... ABD ve İngiltere, Kürt Devleti'ni tanırsa, arkası patır patır gelecektir. Bu çerçevede Türkiye devreye girecektir. Nasıl gireceği besbelli...
Parlamentoda, IKDP'nin 51, IKYB'nin 49 ve Asuriler'in de 5 üyesiyle birlikte 105 sandalye bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın açılışa gönderdiği mesaj dikkati çekti. Powell'in mesajı önemliydi zira Barzani ve Talabani'nin 1998'de Washington'da imzaladığı anlaşma yapılan oylamada onaylandı.
Powell, mesajında Türkiye'nin hassasiyetlerini de dikkate almıştı. Demokratik, çoğulcu ve birleşik bir Irak'a vurgu yapmıştı Powell. Oturuma, eski Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand'ın eşi Danielle Mitterand'ın katılması da dikkat çekiyordu. Bayan Mitterand, tipik bir emperyalist gibi Kürtlerin hamiliğine soyunmuş. Bayan Mitterand ile birlikte çok sayıda Fransız şirketi bölgeye akın etmiş. Bunlardan biri de Carrefour marketler zinciri. Fransızların esas hedefi ise Kerkük ve Musul'daki zengin petrol yatakları. Yani anlayacağınız gibi Mitterand, Kürtleri boşuna öpmüyor.
Kürtler asıl amaçlarını şimdilik gizliyor
Barzani ve Talabani, konuşmalarında ısrarla bir Kürt devletini hedeflemediklerini savunuyorlar. Emekleme döneminde böyle bir iddiada bulunmalarının ölüm fermanlarını kendi elleriyle imzalama anlamına geldiğini biliyorlar. Her iki lider de, 1990 yılından bu yana Ankara ile yakın temasta. Ankara'nın Kuzey Irak'taki gelişmelere karşı nasıl bir tepki göstereceğini çok iyi biliyorlar. Dahası, Türkiye'nin Kuzey Irak için partiler üstü bir devlet politikası oluşturduğunun da bilincindeler. Gerçi, Barzani sık sık meydan okuma yoluna gitse de, Talabani daha pragmatik davranarak, Türkiye'yi sözle incitmemek için çaba sarfediyor.
Hedef Kerkük...
Kontrolü halen Bağdat yönetiminin elinde bulunan Kerkük'ün zengin petrol kaynaklarına göz diken Kürt liderler, Kerkük'ün kurulacak özerk Kürt bölgesine dahil edilmesini hedefliyorlar. Kavganın merkezinde de petrol zengini bu şehir yatıyor. Daha önce "Kuzey Irak Türk askerine mezar olacak" sözleriyle Türkiye'nin tepkisini çeken Mesut Barzani, Kerkük konusunda çok istekli. Barzani, bu çerçevedeki taleplerini, "Kerkük yeniden 'Kürdistan'ın kalbi' olacaktır'' ifadesiyle açıkça dile getirmişti.
Devlete giden yolda Anayasa taslağı
4 Ekim'deki Parlamento'da Kürt gruplar hazırladıkları anayasa taslağını da müzakere ettiler. Sözkonusu anayasa taslağı, bir bakıma 3.5 milyonluk bir kitlenin ABD ve İngiltere'nin desteğiyle 24 milyonluk Irak halkı için hazırladığı "deli gömleği" anlamına geliyor. Taslağa göre, Bağdat merkezi yönetimi, dış politika ve ordu gibi çok kısıtlı alanlarda söz sahibi olacak, federal yapının kuzeydeki Kürt ve diğer Arap bölümleri ise güçlü, özerk birimler haline gelecek. Kendi anayasaları, bayrakları, parlamentoları ve devlet başkanları olacak!
Türkiye kesin müdahale eder!
Eğer bu taslakta belirtildiği gibi bir oluşum Kuzey Irak'ta tesis edilirse, bağımsız bir Kürt devleti söylemi kullanan PKK örgütüyle 15 yıllık askeri mücadelenin ardından Türkiye,bölgede petrol zengini bir kürt devleti kurulması halinde kesin müdahalade bulunacak. Hele hele Kürtler, Türkmenleri Kerkük'te ezmeye devam ederse, bu müdahale kaçınılmaz olacaktır.
Oluşumların sebebi ABD ve İngiltere...
Peki Kuzey Irak'taki bu aşamaya nasıl geldi? Son 10 yıllık tarihi irdelemede yarar var...
Süreç Körfez Savaşı'nın ardından 1991 yılında ABD ve İngiltere'nin bölgeyi uçaklarla kontrol etmesiyle başladı. İki lider böylece Kuzey Irak'ta otorite sağlama imkanı buldu; bölgeye Irak Ordusu'nun girişi önlendi; dolayısıyla Bağdat yönetiminin bölgedeki otoritesi sona erdirildi.
İki Kürt grup, 1992 yılında uluslararası alanda tanınmayan bir parlamento seçimi düzenlediler, ilaveten Kuzey Irak'ta bir Kürt hükümeti kurdular. Ancak iki taraf Irak'ın Türkiye üzerinden ihraç ettiği petrol transit gelirlerinin paylaşılması gibi konularda çıkan anlaşmazlıklar ve güç çekişmeleri sebebiyle bağlarını kopardılar.
Kürt grup arasında anlaşmazlıkların silahlı mücadeleye dönüştüğü 1994 ila 1996 yıllarındaki dönemin ardından esirlerin değişimi ve iki bölge arasında serbest yolculuğa imkan tanıyan anlaşmalar imzalandı.
ABD Kürt Devleti için devrede...
İki lider iki yıl aradan Washington'da biraraya gelerek, 1998 yılında ABD tarafından sunulan barış önerisini uygulama kararı aldılar. 1996 yılında kurulan ancak uluslararası alanda tanınmayan parlamentonun 4 Ekim tarihinde toplanması kararlaştırıldı. İki tarafın eşit katılımının öngörüldüğü parlamentonun başkanlığını iki parti üç ayda bir dönüşümlü olarak yapacak.
Bundan sonra ne olacak?
Olacak olan şu: Kürt liderler devletleşme için son adımlarını atacak. Bunlar para basma ile uluslararası tanınma. merkez Bankası'nı kurduklarından para basma olayı çok basit. Tanınma da kolay... ABD ve İngiltere, Kürt Devleti'ni tanırsa, arkası patır patır gelecektir. Bu çerçevede Türkiye devreye girecektir. Nasıl gireceği besbelli...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Recep Bahar / diğer yazıları
- ABD harika bir ekonomiye mi sahip? / 14.08.2018
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016