TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı AKP'li Mehmet Elkatmış, Irak'ta yaşanan iğrençliklere ilişkin makalemizi okumuş olacak ki, bir basın toplantısı düzenleyerek partisini ve partisinin kurmaylarını sarsacak cümleler sarfetti:
"İnfial halindeyiz, sadece Irak meselesi de değil... Guantanamo unutuldu gitti. Amerika'nın her zaman yaptığı şeyler, ama artık bu bardağı taşırdı. Belliydi zaten Amerika'nın böyle yapacağı. Ta Kızılderililerle başladılar; oradan zencilere kadar çok utandıran tabloları vardı. Dünya sessiz kalınca şimdi bunu dünyaya yayıyor."
Kimlerle yayıyor sayın Başkan, kimlerle?
AKP hükümeti, Irak'ın işgalinde tezkereli-tezkeresiz manevralarla Amerika'nın yanında yer almadı mı? İçinde bulunduğunuz AKP gemisinin kaptanı Tayyip Erdoğan, kendi ifadesiyle "Irak'taki kahraman Amerikan askerlerinin sağsalim evlerine dönmeleri için dua ettiği"ni ilan etmedi mi?
Başbakan ve yardımcısı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başta olmak üzere AKP kurmayları, "Amerika'nın stratejik ortağı oldukları" konusunda kendi kendilerine gelin güvey olarak ortalıkta dolaşmadılar mı? Askerimizin başımıza çuval geçirdiklerinde bile aynı "stratejik ortaklık" teranesini okumadılar mı?
AKP gemisi Amerikan rotasıyla yol almıyor mu?
Yoksa siz Amerikan rotasıyla yol alan AKP gemisinde, o tarafa değil de bu taraf doğru, "geminin gidiş istikametinin tersine" yürüyerek bu işlerin vebalinden sıyrıldığınızı mı zannediyorsunuz?
İnfial içindeyiz, diyorsunuz; infialiniz kime karşı? İnfial içinde olan kaç kişisiniz?
Irak'taki iğrençlikler için "Amerika'nın her zaman yaptığı şeyler. Belliydi zaten Amerika'nın böyle yapacağı?" diyorsunuz; bunu diyerek ABD'nin Irak'a çöreklenmesinde sağladığınız stratejik katkılarınızı, bu sonuçları bile bile sağladığınızı mı söylemek istiyorsunuz? Siz tezkereye "hayır" dediniz, tamam; lakin bu ifadenizle, evet oyu veren AKP'li arkadaşlarınızın ABD'nin böyle yapacağını bile bile, gözleri göre göre destek verdiklerini mi söylüyorsunuz?
Siz, bu iğrençliklere "Ta Kızılderililerle başladılar; oradan zencilere kadar çok utandıran tabloları vardı. Dünya sessiz kalınca şimdi bunu dünyaya yayıyor..." diyorsunuz; bu "utandıran tabloları dünyaya yayma işi"nin adının BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) olduğunu alem biliyor, siz de biliyorsunuz. Siz, bu BOP'u "iğrençlikleri dünyaya yayma işi" olarak nitelerken; geminizin kaptanı Erdoğan, nasıl oluyor da BOP'un muhteşem bir proje olduğu kanaatini izhar ederek "Bu projeyle Diyarbakır da yıldız olacak?" diyebiliyor? Zât-ı âlinizle taban tabana "zıt duruş" içinde görünen kaptanınız Erdoğan'la nasıl bu kadar "yıldız"ınız barışıyor?
Yoksa siz de, bu iğrençlikler bağlamında kamu vicdanının istediği istikamette birkaç kelam ederek "milletimizin sıkışan gazı"nı almaya mı çalışıyorsunuz? Yoksa siz de mi, AKP'nin Amerika'nın kendince gelin güvey olmuş stratejik müttefiği olmakla yitirmeye yüz tuttuğu imajını yineliyorsunuz?
Böylesi bir "imaj maker"lığa soyunmanıza gerek yok ki?
Yüzde sıfırlarda gezinen faizlerle katrilyonluk borçları 10-15 sene sonrasına ertelenen ve bu arada bünyelerindeki bankalarla devlete para satarak kimsenin hayal bile edemediği biçimde "millet malı"ndan nemalanan ve hatta teşviklerden de parsayı götüren kimi kartel medyası bu hizmeti görüyor.
Görmüyor musunuz; kepenkleri çekilmiş üç-beş İmam-Hatip Lisesi için yapılan katsayı atraksiyonları AKP'nin "Irak'taki Amerikan ortaklığı" tablosunu örttü bile. İmaj maker misyonlu malum kartel, AKP'yi birkaç manşetle "mücahid" yapıverdi?
Tiyatroyla bu iğrençliklerin vebali örtülemez ki...
Bu arada Amerika'nın Irak'a birkaç haftadan beri istediği 20 bin civarındaki muharip Türk gücü de alelacele gönderilir. Tam bu esnada TBMM'nin ilgili komisyonuna bir "başörtüsü tasarısı" sevkedilir; imaj makerlar bu vesileyle "iki manşetlik bir kuru gürültü" daha çıkartırlar, AKP'yi "sütten çıkmış mücahid"liğe yükseltirler, hem de ABD'nin işi görülür.
Bu tiyatroyu, Kur'an Kursları tasarısında da seyrettik? Şimdi benzer tiyatroyu, Irak'taki insanlıkdışı bu iğrençlikler üstüne rastlayan "İHL katsayısı tasarısı"yla seyrediyoruz.
Milletimizin bu yöntemlere kanmayacağı günlerin de geleceğini ve o günlerin çok yakın olduğunu kestirebiliyor musunuz?
Sayın Elkatmış, son olarak "asıl bir sual" daha; Irak'taki iğrençliklere ilişkin beyanatınızdaki samimiyetin, bütün bu yukarıdaki suallere yenibaştan cevap vermeniz ve kendinize AKP dışında bir gemi, evet "Amerikan rotasıyla yol almayan bir gemi" bulmanız halinde ortaya çıkacağını da biliyor musunuz?
Biliyorsanız, AKP'de artık işiniz yok?
Bu aziz Millet ve hatta Irak'taki iğrenç işkenceler altında inleyen masum Müslümanlar, kuru beyanatınızı duymak değil, sizin samimiyetinizi görmek istiyor.
"İnfial halindeyiz, sadece Irak meselesi de değil... Guantanamo unutuldu gitti. Amerika'nın her zaman yaptığı şeyler, ama artık bu bardağı taşırdı. Belliydi zaten Amerika'nın böyle yapacağı. Ta Kızılderililerle başladılar; oradan zencilere kadar çok utandıran tabloları vardı. Dünya sessiz kalınca şimdi bunu dünyaya yayıyor."
Kimlerle yayıyor sayın Başkan, kimlerle?
AKP hükümeti, Irak'ın işgalinde tezkereli-tezkeresiz manevralarla Amerika'nın yanında yer almadı mı? İçinde bulunduğunuz AKP gemisinin kaptanı Tayyip Erdoğan, kendi ifadesiyle "Irak'taki kahraman Amerikan askerlerinin sağsalim evlerine dönmeleri için dua ettiği"ni ilan etmedi mi?
Başbakan ve yardımcısı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başta olmak üzere AKP kurmayları, "Amerika'nın stratejik ortağı oldukları" konusunda kendi kendilerine gelin güvey olarak ortalıkta dolaşmadılar mı? Askerimizin başımıza çuval geçirdiklerinde bile aynı "stratejik ortaklık" teranesini okumadılar mı?
AKP gemisi Amerikan rotasıyla yol almıyor mu?
Yoksa siz Amerikan rotasıyla yol alan AKP gemisinde, o tarafa değil de bu taraf doğru, "geminin gidiş istikametinin tersine" yürüyerek bu işlerin vebalinden sıyrıldığınızı mı zannediyorsunuz?
İnfial içindeyiz, diyorsunuz; infialiniz kime karşı? İnfial içinde olan kaç kişisiniz?
Irak'taki iğrençlikler için "Amerika'nın her zaman yaptığı şeyler. Belliydi zaten Amerika'nın böyle yapacağı?" diyorsunuz; bunu diyerek ABD'nin Irak'a çöreklenmesinde sağladığınız stratejik katkılarınızı, bu sonuçları bile bile sağladığınızı mı söylemek istiyorsunuz? Siz tezkereye "hayır" dediniz, tamam; lakin bu ifadenizle, evet oyu veren AKP'li arkadaşlarınızın ABD'nin böyle yapacağını bile bile, gözleri göre göre destek verdiklerini mi söylüyorsunuz?
Siz, bu iğrençliklere "Ta Kızılderililerle başladılar; oradan zencilere kadar çok utandıran tabloları vardı. Dünya sessiz kalınca şimdi bunu dünyaya yayıyor..." diyorsunuz; bu "utandıran tabloları dünyaya yayma işi"nin adının BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) olduğunu alem biliyor, siz de biliyorsunuz. Siz, bu BOP'u "iğrençlikleri dünyaya yayma işi" olarak nitelerken; geminizin kaptanı Erdoğan, nasıl oluyor da BOP'un muhteşem bir proje olduğu kanaatini izhar ederek "Bu projeyle Diyarbakır da yıldız olacak?" diyebiliyor? Zât-ı âlinizle taban tabana "zıt duruş" içinde görünen kaptanınız Erdoğan'la nasıl bu kadar "yıldız"ınız barışıyor?
Yoksa siz de, bu iğrençlikler bağlamında kamu vicdanının istediği istikamette birkaç kelam ederek "milletimizin sıkışan gazı"nı almaya mı çalışıyorsunuz? Yoksa siz de mi, AKP'nin Amerika'nın kendince gelin güvey olmuş stratejik müttefiği olmakla yitirmeye yüz tuttuğu imajını yineliyorsunuz?
Böylesi bir "imaj maker"lığa soyunmanıza gerek yok ki?
Yüzde sıfırlarda gezinen faizlerle katrilyonluk borçları 10-15 sene sonrasına ertelenen ve bu arada bünyelerindeki bankalarla devlete para satarak kimsenin hayal bile edemediği biçimde "millet malı"ndan nemalanan ve hatta teşviklerden de parsayı götüren kimi kartel medyası bu hizmeti görüyor.
Görmüyor musunuz; kepenkleri çekilmiş üç-beş İmam-Hatip Lisesi için yapılan katsayı atraksiyonları AKP'nin "Irak'taki Amerikan ortaklığı" tablosunu örttü bile. İmaj maker misyonlu malum kartel, AKP'yi birkaç manşetle "mücahid" yapıverdi?
Tiyatroyla bu iğrençliklerin vebali örtülemez ki...
Bu arada Amerika'nın Irak'a birkaç haftadan beri istediği 20 bin civarındaki muharip Türk gücü de alelacele gönderilir. Tam bu esnada TBMM'nin ilgili komisyonuna bir "başörtüsü tasarısı" sevkedilir; imaj makerlar bu vesileyle "iki manşetlik bir kuru gürültü" daha çıkartırlar, AKP'yi "sütten çıkmış mücahid"liğe yükseltirler, hem de ABD'nin işi görülür.
Bu tiyatroyu, Kur'an Kursları tasarısında da seyrettik? Şimdi benzer tiyatroyu, Irak'taki insanlıkdışı bu iğrençlikler üstüne rastlayan "İHL katsayısı tasarısı"yla seyrediyoruz.
Milletimizin bu yöntemlere kanmayacağı günlerin de geleceğini ve o günlerin çok yakın olduğunu kestirebiliyor musunuz?
Sayın Elkatmış, son olarak "asıl bir sual" daha; Irak'taki iğrençliklere ilişkin beyanatınızdaki samimiyetin, bütün bu yukarıdaki suallere yenibaştan cevap vermeniz ve kendinize AKP dışında bir gemi, evet "Amerikan rotasıyla yol almayan bir gemi" bulmanız halinde ortaya çıkacağını da biliyor musunuz?
Biliyorsanız, AKP'de artık işiniz yok?
Bu aziz Millet ve hatta Irak'taki iğrenç işkenceler altında inleyen masum Müslümanlar, kuru beyanatınızı duymak değil, sizin samimiyetinizi görmek istiyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019