Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan geçen gün yaptığı açıklamada AB ülkeleri ile yapılan Gümrük Birliğinin Türkiye’nin aleyhinde olduğunu söyledi. Çağlayan gerekirse bu anlaşmaların iptal edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Yazının başında konuşan kişinin kimliğini yazmamış olsaydım okuyan kişi bu açıklamayı muhalefet partisi mensubu bir yetkilinin yaptığını zannederdi. Ama iktidar partisi bakanları muhalefet gibi konuşma noktasında epey tecrübe sahibidirler.
Biz de Sayın Bakanımıza soruyoruz: Mademki Gümrük Birliği anlaşması Türkiye’nin aleyhinedir. O halde lütfen kaldırınız. Neyi bekliyorsunuz? İktidarsınız. Ama bütün siyasi beklentilerini AB’ye göre ayarlamış bir hükümet elbette bu konuda hiçbir adım atamaz. Türkiye’nin korkunç bir zararda olduğunun bile bile devam ettirir.
Sayın Bakanımız acziyetinin itirafı kabilindeki konuşmasının devamında Türkiye’nin resmen AB’nin açık pazarı haline getirildiğini söylüyor. Evet, bilindiği gibi AB yasaları çerçevesinde devam ettirilen Gümrük Birliği’ne göre Türk malları AB’ye girişte en az yüzde 40–50 arasında gümrük duvarlarına çarpıyor. Dünyanın en pahalı akaryakıtını ve enerjisini kullanan yerli yatırımcının beli bir de yüksek vergilerle bükülünce iş yapmak hayal oluyor. Hani hayaldi gerçek oldu sloganı bu gümrük tarifeleri sonucu tersine dönerek ticareti hayale çevirdi.
Günümüzde kapitülasyonları aratan uygulamalar sonucunda ise AB menşeili mallar sıfır gümrükle yerli pazarı istila ediyor. Babacan’ın da kulaklarını çınlatalım kendisi cari açığın nedenini yanlış yerde aramış. Demek ki neymiş? Cari açık nasıl olmuş? Babacan da 2 ay önce cari açığın faturasını çok tüketen! Ve hiç tasarruf yapmayan dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza kesmişti. Öyle ya koskocaman! 800 TL asgari ücret alan kişiler sanki hovardalık yaparak parayı harcıyor. Hiç tasarruf yapmıyormuş. Cari açığın asıl sebebi gümrük birliği gibi saçma sapan uygulamalar olmasın Sayın Babacan. Yüz milyarlarca dolarlık zarardan bahsediyoruz. Allah’tan korkun.
Aynı yoldan ilerleyen bir başka Bakanımız Faruk Çelik te 800 TL’nin büyük para olduğundan dem vurarak asgari ücretin azlığından şikâyet edilmemesi gerektiğini söylemişti. O günlerde bir komşum “Allah Sayın Bakanımıza 800 TL ile geçinmeyi nasip etsin. Onu da aramıza katsın” diye dua etmişti.
İşte ülke ekonomisiyle ilişkili bakanlık yapanların tercüme–i halleri böyle. Adeta milletle dalga geçen sorumsuz bir üslup kullanmaktan kesinlikle çekinmiyorlar. Kendim ettim kendim buldum dünyasındayız. Bu yöneticiler gökten zembille inmedi seçmen bilerek tercih etti.
İlahi mesaj hiç şaşmaz. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz.
Yazının başında konuşan kişinin kimliğini yazmamış olsaydım okuyan kişi bu açıklamayı muhalefet partisi mensubu bir yetkilinin yaptığını zannederdi. Ama iktidar partisi bakanları muhalefet gibi konuşma noktasında epey tecrübe sahibidirler.
Biz de Sayın Bakanımıza soruyoruz: Mademki Gümrük Birliği anlaşması Türkiye’nin aleyhinedir. O halde lütfen kaldırınız. Neyi bekliyorsunuz? İktidarsınız. Ama bütün siyasi beklentilerini AB’ye göre ayarlamış bir hükümet elbette bu konuda hiçbir adım atamaz. Türkiye’nin korkunç bir zararda olduğunun bile bile devam ettirir.
Sayın Bakanımız acziyetinin itirafı kabilindeki konuşmasının devamında Türkiye’nin resmen AB’nin açık pazarı haline getirildiğini söylüyor. Evet, bilindiği gibi AB yasaları çerçevesinde devam ettirilen Gümrük Birliği’ne göre Türk malları AB’ye girişte en az yüzde 40–50 arasında gümrük duvarlarına çarpıyor. Dünyanın en pahalı akaryakıtını ve enerjisini kullanan yerli yatırımcının beli bir de yüksek vergilerle bükülünce iş yapmak hayal oluyor. Hani hayaldi gerçek oldu sloganı bu gümrük tarifeleri sonucu tersine dönerek ticareti hayale çevirdi.
Günümüzde kapitülasyonları aratan uygulamalar sonucunda ise AB menşeili mallar sıfır gümrükle yerli pazarı istila ediyor. Babacan’ın da kulaklarını çınlatalım kendisi cari açığın nedenini yanlış yerde aramış. Demek ki neymiş? Cari açık nasıl olmuş? Babacan da 2 ay önce cari açığın faturasını çok tüketen! Ve hiç tasarruf yapmayan dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza kesmişti. Öyle ya koskocaman! 800 TL asgari ücret alan kişiler sanki hovardalık yaparak parayı harcıyor. Hiç tasarruf yapmıyormuş. Cari açığın asıl sebebi gümrük birliği gibi saçma sapan uygulamalar olmasın Sayın Babacan. Yüz milyarlarca dolarlık zarardan bahsediyoruz. Allah’tan korkun.
Aynı yoldan ilerleyen bir başka Bakanımız Faruk Çelik te 800 TL’nin büyük para olduğundan dem vurarak asgari ücretin azlığından şikâyet edilmemesi gerektiğini söylemişti. O günlerde bir komşum “Allah Sayın Bakanımıza 800 TL ile geçinmeyi nasip etsin. Onu da aramıza katsın” diye dua etmişti.
İşte ülke ekonomisiyle ilişkili bakanlık yapanların tercüme–i halleri böyle. Adeta milletle dalga geçen sorumsuz bir üslup kullanmaktan kesinlikle çekinmiyorlar. Kendim ettim kendim buldum dünyasındayız. Bu yöneticiler gökten zembille inmedi seçmen bilerek tercih etti.
İlahi mesaj hiç şaşmaz. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cihat Tekin / diğer yazıları
- İkinci Trump dönemi nelere gebe? / 11.11.2024
- İç cephe nasıl tahkim edilir? / 04.11.2024
- Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu / 03.11.2024
- Çözüm değil çözülme süreci / 25.10.2024
- Hazine üzerinde oturan dilenci olmayalım / 20.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor -2- / 13.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor / 06.10.2024
- Siper savaşları out Siber savaşları in / 23.09.2024
- Açlık sınırı = asgari ücret + 10.268 TL / 19.09.2024
- Lütfen herkes işini yapsın / 14.09.2024
- İç cephe nasıl tahkim edilir? / 04.11.2024
- Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu / 03.11.2024
- Çözüm değil çözülme süreci / 25.10.2024
- Hazine üzerinde oturan dilenci olmayalım / 20.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor -2- / 13.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor / 06.10.2024
- Siper savaşları out Siber savaşları in / 23.09.2024
- Açlık sınırı = asgari ücret + 10.268 TL / 19.09.2024
- Lütfen herkes işini yapsın / 14.09.2024