Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in (sav) haber verdiği ahir zaman fitneleri, Müslümanların gönüllerini ve dünyalarını öyle sardı ki, Ehl-i Sünnet kisvesi altında tam bir modern Yezitçilik yaşanıyor.
İslamcılık adı altında Haçlı kapı kulluğu sergileniyor.
Haçlı safında Ehl-i Sünnet olunmaz
İşgalci Amerika ve Haçlı mezalimi, bu zavallı İslamcı ve güya Ehl-i Sünnet takımından aldıkları destek ve hizmetle, İslam coğrafyasını kasıp kavuruyorlar. Müslümanların canlarına, mallarına, namuslarına, din ve medeniyetlerine musallat olmuş, kan kusturuyorlar.
İslam’a ve Ehl-i Sünnet’e kurban olsunlar bunlar!
Kimse bunların fitnesine kanmasın, oyuna gelmesin, haktan batıla dönerek istikametini bozmasın…
İslam’dan cinayete izin çıkmaz
Hakk’ın ölçüsü ve istikameti bellidir.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Müslümanların canlarına ve medeniyetlerine tecavüz eden gayr-ı Müslim ve müşriklerin safında yer almaya tek kelime dahi cevaz bulamaz.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Amerika, İsrail ve Haçlı müşriklerinin aklı ve planıyla Müslümanın canına, malına ve namusuna musallat olmaya tek kelimelik dahi destek ve ruhsat çıkartamaz.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Yüce Allah’ın “kendilerini tertemiz” ve “sevilmelerini farz kıldığı”nı ayetlerle beyan ettiği Ehl-i Beyt’i sevmeleri yüzünden Suriyeli veya bir başka İslam ülkesinin Müslümanlarının katledilmelerine fetva kırıntısı dahi bulamaz… Zerre kadar imanı olan kişi, işgal ve tecavüzleri arşı titreten bu gayr-ı Müslimlerle işbirliği içinde İslam topraklarında fitne çıkartamaz, Müslümanı Müslümana kırdırtamaz.
Ehl-i cinayetin İslam ile bağı olmaz
Böylesi mezalim ve cinayetlere beş paralık dünya menfaati sebebiyle cevaz verip destek çıkanlar, bilsinler ki, onların Allah ile, Rasulü ile, Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet ile, kısaca İslam ile kisve ve kılıkları dışında hiçbir bağları kalmamıştır.
Böylesi bir batılı hak göstermek, böylesi bir cinayeti rahmet diye yutturmak, Müslümanları böylesi bir müşrik ve gayr-ı Müslimlerin safına sürüklemek, onları cinayet ve katliamlara adeta ibadet zevkiyle ortakçı yapmak, ancak ve ancak Hz. Peygamber’in ikaz ettiği ahir zamanın Deccallarının mahareti olabilir!
Bunlar, haşa İslamcı veya Ehl-i Sünnet filan değiller; tam bir Ehl-i cinayet, tam bir Deccal çömezleri, katıksız bir Haçlı şebekesidirler.
Ehl-i beyt emaneti ve ümmetin imtihanı
Ehl-i Beyt ve Ehl-i Beyt sevgisi, geçmişten günümüze ve hatta Rasulullah’ın beyanıyla Havz-ı Kevser’in başına varıncaya kadar, Ümmet-i Muhammed için hem imtihan, hem de emanettir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 111,17; V, 182; Tirmizî, Menâkıb, 32 (No:3788).
Hz. Peygamberin ikazıyla, Müslümanlar kıyamet sonrası kendisinin Havz-ı Kevser’inin başında toplanıncaya kadar Kur’an ve Ehl-i Beyt, asla birbirinden ayrılmazlar; bu iki emanete sarılanlar sapıtmazlar, hidayet ve istikamet üzere olurlar (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 111,17; V,182; Tabarânî, el-Mu’cemu’1-Kebir, V, 154 (No:4922, 4923). Bkz: Tirmizî, Menâkıb, 32 (No:3788).
Ehl-i Sünnet olmak budur, Ehl-i Beyt de budur!
Prof. Dr. Haydar Baş bey, yıllardan beri, işte bu emanet, iman ve İslam gerçeği etrafında yüce milletimiz başta olmak üzere Müslümanların tevhidi, birliği ve istikameti için çabalıyor; eserleri ve çalışmalarıyla işgalci gayr-ı Müslimlerin “Müslümanı Müslümana kırdırtma” oyunlarını boşa çıkartmaya uğraşıyor.
Allah adamı olanın, İslam ve iman adamı olanın, Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt sevdalısı olanın yapması gereken iş budur, bu tevhid gayretidir.
Gerisi ve aksi ise, işgalci gayr-ı müslimlerin yaveri olmaktır, Haçlı müşriklerinin oyuncağı olmaktır, ehl-i cinayet olmaktır!
Ehl-i sünnet olan ehl-i cinayet olamaz
İslam’ın yegane gerçeği bu iken; Ehl-i Beyt’i seviyorlar, Alevidir’ler, Nusayrî’dirler diye “Allah ve Rasulünü tasdik ve onlara iman etmiş” bir Müslüman topluluğun kanını helal görmek, canlarına kastetmek ve bu bağlamda en vahşi katliamları gerçekleştiren gayr-ı Müslimlerin safında yer almak, Ehl-i Sünnet olmak filan değil; ancak ve ancak Ehl-i cinayet ve ehl-i dalalet olmaktır.
Ehl-i sünnet olan, ehl-i cinayet olamaz!
İmam Azam, İmam Şafi, Ahmed ibn Hanbel, İmam Nesai, Said b. Müseyyeb, Said b. Cübeyr gibi İslam büyüklerinin Ehl-i Beyt’e olan sevgileri ve bağlılıkları yüzünden onlara her türlü mezalim ve şehadeti reva gören Emevi sultası ve Rasulullah’ın mübarek torunu Hz. Hüseyin’in boğazlayan mel’un Yezit avanesi de ancak bu kadarını yapmıştır, bunları yapmıştır. Dün Ehl-i Beyt’e ve onları sevenlere karşı bu büyük mezalimi gerçekleştiren mel’unlar, ne hazindir ki, bugün gayr-ı Müslimlerle aynı cinayet ve katliamları sergileyenler gibi güya aynı Ehl-i Sünnet iddiasındaydılar.
Bugünkülerin hali belki mel’un Yezid’inkinden bile çok daha vahimdir; zira bunlar, işgalci gayr-ı Müslimler ve müşriklerle aynı safta, onların ortakçısı ve kapı kulları olarak cinayet ve katliamları gerçekleştiriyorlar.
Ülkemizde ve bölgemizde huzur istiyorsak bu fitneye gönlümüzü ve paçamızı kaptırmayalım!
İslamcılık adı altında Haçlı kapı kulluğu sergileniyor.
Haçlı safında Ehl-i Sünnet olunmaz
İşgalci Amerika ve Haçlı mezalimi, bu zavallı İslamcı ve güya Ehl-i Sünnet takımından aldıkları destek ve hizmetle, İslam coğrafyasını kasıp kavuruyorlar. Müslümanların canlarına, mallarına, namuslarına, din ve medeniyetlerine musallat olmuş, kan kusturuyorlar.
İslam’a ve Ehl-i Sünnet’e kurban olsunlar bunlar!
Kimse bunların fitnesine kanmasın, oyuna gelmesin, haktan batıla dönerek istikametini bozmasın…
İslam’dan cinayete izin çıkmaz
Hakk’ın ölçüsü ve istikameti bellidir.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Müslümanların canlarına ve medeniyetlerine tecavüz eden gayr-ı Müslim ve müşriklerin safında yer almaya tek kelime dahi cevaz bulamaz.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Amerika, İsrail ve Haçlı müşriklerinin aklı ve planıyla Müslümanın canına, malına ve namusuna musallat olmaya tek kelimelik dahi destek ve ruhsat çıkartamaz.
Hiç kimse Kur’an’da, Sünnet’te ve hiçbir İslam büyüğünün eserinde, Yüce Allah’ın “kendilerini tertemiz” ve “sevilmelerini farz kıldığı”nı ayetlerle beyan ettiği Ehl-i Beyt’i sevmeleri yüzünden Suriyeli veya bir başka İslam ülkesinin Müslümanlarının katledilmelerine fetva kırıntısı dahi bulamaz… Zerre kadar imanı olan kişi, işgal ve tecavüzleri arşı titreten bu gayr-ı Müslimlerle işbirliği içinde İslam topraklarında fitne çıkartamaz, Müslümanı Müslümana kırdırtamaz.
Ehl-i cinayetin İslam ile bağı olmaz
Böylesi mezalim ve cinayetlere beş paralık dünya menfaati sebebiyle cevaz verip destek çıkanlar, bilsinler ki, onların Allah ile, Rasulü ile, Ehl-i Beyt ve Ehl-i Sünnet ile, kısaca İslam ile kisve ve kılıkları dışında hiçbir bağları kalmamıştır.
Böylesi bir batılı hak göstermek, böylesi bir cinayeti rahmet diye yutturmak, Müslümanları böylesi bir müşrik ve gayr-ı Müslimlerin safına sürüklemek, onları cinayet ve katliamlara adeta ibadet zevkiyle ortakçı yapmak, ancak ve ancak Hz. Peygamber’in ikaz ettiği ahir zamanın Deccallarının mahareti olabilir!
Bunlar, haşa İslamcı veya Ehl-i Sünnet filan değiller; tam bir Ehl-i cinayet, tam bir Deccal çömezleri, katıksız bir Haçlı şebekesidirler.
Ehl-i beyt emaneti ve ümmetin imtihanı
Ehl-i Beyt ve Ehl-i Beyt sevgisi, geçmişten günümüze ve hatta Rasulullah’ın beyanıyla Havz-ı Kevser’in başına varıncaya kadar, Ümmet-i Muhammed için hem imtihan, hem de emanettir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 111,17; V, 182; Tirmizî, Menâkıb, 32 (No:3788).
Hz. Peygamberin ikazıyla, Müslümanlar kıyamet sonrası kendisinin Havz-ı Kevser’inin başında toplanıncaya kadar Kur’an ve Ehl-i Beyt, asla birbirinden ayrılmazlar; bu iki emanete sarılanlar sapıtmazlar, hidayet ve istikamet üzere olurlar (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 111,17; V,182; Tabarânî, el-Mu’cemu’1-Kebir, V, 154 (No:4922, 4923). Bkz: Tirmizî, Menâkıb, 32 (No:3788).
Ehl-i Sünnet olmak budur, Ehl-i Beyt de budur!
Prof. Dr. Haydar Baş bey, yıllardan beri, işte bu emanet, iman ve İslam gerçeği etrafında yüce milletimiz başta olmak üzere Müslümanların tevhidi, birliği ve istikameti için çabalıyor; eserleri ve çalışmalarıyla işgalci gayr-ı Müslimlerin “Müslümanı Müslümana kırdırtma” oyunlarını boşa çıkartmaya uğraşıyor.
Allah adamı olanın, İslam ve iman adamı olanın, Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Beyt sevdalısı olanın yapması gereken iş budur, bu tevhid gayretidir.
Gerisi ve aksi ise, işgalci gayr-ı müslimlerin yaveri olmaktır, Haçlı müşriklerinin oyuncağı olmaktır, ehl-i cinayet olmaktır!
Ehl-i sünnet olan ehl-i cinayet olamaz
İslam’ın yegane gerçeği bu iken; Ehl-i Beyt’i seviyorlar, Alevidir’ler, Nusayrî’dirler diye “Allah ve Rasulünü tasdik ve onlara iman etmiş” bir Müslüman topluluğun kanını helal görmek, canlarına kastetmek ve bu bağlamda en vahşi katliamları gerçekleştiren gayr-ı Müslimlerin safında yer almak, Ehl-i Sünnet olmak filan değil; ancak ve ancak Ehl-i cinayet ve ehl-i dalalet olmaktır.
Ehl-i sünnet olan, ehl-i cinayet olamaz!
İmam Azam, İmam Şafi, Ahmed ibn Hanbel, İmam Nesai, Said b. Müseyyeb, Said b. Cübeyr gibi İslam büyüklerinin Ehl-i Beyt’e olan sevgileri ve bağlılıkları yüzünden onlara her türlü mezalim ve şehadeti reva gören Emevi sultası ve Rasulullah’ın mübarek torunu Hz. Hüseyin’in boğazlayan mel’un Yezit avanesi de ancak bu kadarını yapmıştır, bunları yapmıştır. Dün Ehl-i Beyt’e ve onları sevenlere karşı bu büyük mezalimi gerçekleştiren mel’unlar, ne hazindir ki, bugün gayr-ı Müslimlerle aynı cinayet ve katliamları sergileyenler gibi güya aynı Ehl-i Sünnet iddiasındaydılar.
Bugünkülerin hali belki mel’un Yezid’inkinden bile çok daha vahimdir; zira bunlar, işgalci gayr-ı Müslimler ve müşriklerle aynı safta, onların ortakçısı ve kapı kulları olarak cinayet ve katliamları gerçekleştiriyorlar.
Ülkemizde ve bölgemizde huzur istiyorsak bu fitneye gönlümüzü ve paçamızı kaptırmayalım!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019