Lice'de iki ölü; biri asker, iki yaralı! Her halde Açılım'a karşı, "Paralel Yapılanma"nın veya "Haşhaşî"lerin bir provokesi! Yaşasın İleri Demokrasi!Tunceli'de karakola saldırı! Sınırlar, yol geçen hanı! Açılım'a İleri Demokrat katkı!İstanbul başta olmak kaydıyla bütün büyük şehirlerde, sokaklar anarşiye teslim! Durmak yok, açılıma devam!Türkiye Cumhuriyeti Devletinde; onlarca yıl, Bekçi Baba'nın düdük sesiyle asayişten emin olarak kapı-bacası açık uyuyan Türk Milleti; çelik kapılarla tahkîm olunmuş evlerde ömürboyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm! Yaşasın İleri Demokrasi!Evrak-ı müspiteye göre ağırlaştırılmış ömür-boyu hapse mahkûm bir bebek katili psikopatın emrine kocaman bir ada tahsis olunmuş ve bu sehpa artığının "Yol Haritası" ve tehditleriyle yönetil/emeye/en bir ülkede yaşamaya mecbûruz! Yaşasın İleri Demokrasi!PKK aylardır; yol kesiyor, kimlik kontrol ediyor, kaymakam kaçırıyor, asker kaçırıyor; KALEKOL inşaat bölgelerinde olağanüstü hal, bir kaç vilayette sıkıyönetim uyguluyor ve on iki yıldır "Allah'ın bütün vasıflarını üzerinde toplamış, dokunmanın bile ibadetten sayıldığı, yaptıklarına Erdoğan Sünneti denilen bir Dünya Lideri tarafından yönetil/m/iyoruz!Sürü terse dönmüş, topallar önde olmuş! Kahrolsun İleri Demokrasi!Dereleri ıs'sız bırakıp tilkilerin beğlik ilan etmesine demokratik kolaylık sağlayan; ürkek milliyetsiz milliyetçiler(!)in ve korkak durağan devrimciler(!)in inadına; karanlık sokaklarda, ıssız yollarda, "Gidemediğin yer senin değildir."den hareketle geceli-gündüzlü dağ-ova her yerde dolaşan İKİNCİ KUVAY-I MİLLÎYECİLER olarak; Korku İmparatoru'na, Harun'laşmak için gelip Karunlaşanlara, 21.yy. Firavunlarına, günümüz Anadolu Muaviye ve Yezîdleri'ne karşı, İmam Hüseyin(a.s.)'ce, Muhteşem Türk Atatürk'çe direnen Cihat Müslümanı Türkler olarak KARAVUL'luk, KARAKOL'luk görevi yapıyoruz!Korkakların "KALEKOL"laştırdığı şu KARAKOL'a da bir göz atalımmı?Tarihten, destanlardan, hikâye ve masallardan öğrenmiştik ki; kaleleri korkaklar yapar ve en korkağı da kale komutanı seçerlermiş!Yine öğrendiklerimizden biliyoruz ki; Türk kültürü ve tarihinnde kale yapmak yok!Kıpçak dilinde hâlâ kullanılan "bakmak-gözetmek" anlamındaki ses değişimine uğrayarak "karakol" olan "karavul"un ne olduğunu da unutturdular! Hatırlayalım... Karavullar yani karakollar Türk milletinin dünyaya öğrettiği ve sürekli hareket halinde olan, düşman gözetleyen, yollarda can ve mal güvenliğini sağlayan seçkin birliklerdi. Kalecilik oynamazlardı! Sorumlulukları altındaki yollarda sürekli at sürerek, belli yerlere kurulmuş Karakollarda yorulan atlarını değiştirerek asayişi ve yolcu güvenliğini sağlarlardı.Günümüzdeki polis yapılanması, zamana ve ihtiyaçlara göre şekillenmiştir. Cihan Devleti Osmanlı'da bugünkü halini almıştır. Karakollar, mahallî ve askerî olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Mahalli olanlarda Zaptiye neferleri yani polisler, bulundukları semtin güvenliğini sağlarken; askeri nitelikli olanlar da askeri birimler olarak en uzak yerlerde ve sınırlarda, emniyet ve asayişten sorumluydu!Türk kültüründe Devletin merhamet ve öfkesinin sınırı yoktur! Karakollukçuların şahsında Devlet, her zaman on sekiz yaşındadır! Asla kocamaz ve kuvvetten düşmez! Bu yüzden; -demokrat generaller Kozmik Oda'yı açıp Orduyu kuşa çevirinceye kadar- kırsal eşkiyaların, teröristlerin kâbusları Jandarmalardı! Defalarca yazdık, Türk kültürü ve Devlet anlayışında; yollarda tüccar ve yolcuların, yerleşim yerlerinde ahalinin can ve mal güvenliğini sağlayamayan Hakanın; "Dostu dost, düşmanı düşman" sayılmazdı!Bin beş yüz, iki bin özel ve resmî korumayla milletinden kendisini koruyan korkaklardan; Beğ, Hakan, Sultan, Kağan olmaz, olamazdı!Türk kültüründen Osmanlı'ya da sirâyet eden teamüle göre kimliksizler ketm-i nüfûstan sayılırdı! Ketm-i nüfûs; kendini göstermeyen, saklanan demektir! Ma'lesef; millîlikten, ulusallıktan, vatanperverlikten, hamiyetten, gayretten uzak sağcı ve solcuların, onlarca yıldır hazırladıkları, Devlet erkinin hissedilmediği zemîn ve ortamda her türlü milliyetçiliği ayakları altına alan, "Eğer bir gün zengin olduğunu duyarsanız bilin ki Tayyip haram yemiştir!" vaadini unutan, "BOP Eş Başkanı olarak bizim de bölgede görevlerimiz var." diyen, istediği zaman istediği bakanı kulağından tutup kapının önüne koyabilen; şehîde "kelle", bebek katiline "sayın" diyen; Türk milliyetçiliği temeli üzerine kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, başta ordusu olmak kaydıyla bütün kurumlarıyla kavgalı hale getiren; on yıldır kendisinden başka vesâyetçi kalmamasına rağmen hâlâ hayali vesayetçiden şikâyetlenen; istediği zaman geceyarılarında kendine göre ve âdil olmayan yasalar çıkaran; onlarca yıl "dâr-ül harp" yani; "Kâfirlerin ve onların gayr-i islâmi hükümlerinin hâkim olduğu yer" ilan ettikleri ülkemizde, vergi kaçırmayı maharet saydıran, Türk Lirasını tedavülden kaldıran bir DÜNYA LİDERİ(!) sayesinde; can ve mal güvenliğini, çelik kapıları dört-beş kere kilitleyip saklanmakta bulan 76 milyon mevcutlu bir açık cezaevinde yaşamaya mecburuz!Karakol inşaatları basılmışmış, eşkiya yol kesmişmiş, PKK asker kaçırmışmış, önemli mi?Bu gidişle yakında; on iki yılda oluşturulan "Tayyîban Korku Ülkesi"nde; kalekollar bitirilip, askerler çelik duvarlar arkasına saklandıktan sonra; "Hepimiz kardeşiz, bu öfke ne diye?" ve "Analar ağlamasın!" düeti, bebek katili psikopat ile ayakkabı kutusunda hayır-hasenat paraları saklatan, 1.500- 2.000 korumayla vatandaştan korunan varyemez arasında söylenir!Millet izin verirse tabi! Türk Milleti, öldük mü?"ZÛLM İLE ÂBÂD OLANIN, ÂHİRİ BERBÂD OLUR" Vesselâm...Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017