Demokrasi, Yunanca bilmem ne kökünden gelmiştir demeyeceğim. İlk emsali şurada olmuştur gibi bizi hiç mi hiç alakadar etmeyen şeylerden de bahsetmeyeceğim.
İşin, bizi direkt müşahede ettiğimiz eylemlerden ötürü doğrudan alakadar eden kısmına eğileceğim.
Nedir demokrasi?
Demokrasi bir vasıtadır, br binek. Sağı uçurum, solu bahçe olan yerde nasıl direksiyonu sağa çevirirseniz uçurumdan düşüp ölmeniz işten bile değildir; demokrasi de böyledir.
Toplumun idarecilerini seçmesi: Toplum hür ve kendi kendine düşünüyorsa, eyvallah! Ya toplum tutsaksa? Fikirleri, ezberden ezbere bir biçimde düşünmeksizin kabul görmek nihayetinde yerleşiyorsa?
O zaman kork o demokrasiden kardeşim!
Saltanat bir ailenin kaderi belirlemesiydi, demokrasi kaderi belirlemeyi topluma attı.
Bir aileyi kandırmaktansa bir toplumu kandırmak elbette daha zor. Ama bugün... Bugün farklı bir hâl yaşanıyor.
Bir devlet nasıl yenilir, bunu görüyoruz! Bir toplum nasıl sindirilir, nasıl ölümüne aşık olur, bunu seyrediyoruz!
"Bir elden", "belirli görüşleri" topluma dayatan medya; tüfekten daha sinsi olmasının yanında daha tehlikeli de değil mi? Öyle! Ellerdeki kumanda, bugün milletin kafasına doğrulttuğu tabancadan farksız! Açılan kanal emperyalizmi haykırıyor, dinleyen bir papağan gibi düşünmeksizin tekrara şartlıysa günümüz toplum dokusundaki gibi, başlıyor gördüklerini söylemeye. Sonuç ne oluyor: Millet, katili emperyalizme megafon oluyor!
Maalesef, toplumumuz düşünmeyi bıraktı. Saçılan çarpık fikir kırıntılarını şüphesiz ve itirazsız kabul ediyor.
Fikirler dayatılıyor. Dayatılan, almaya razı. Fikir aleyhine, görmüyor!
Millet, kendine düşman olmuş. Millet, evladına düşman olmuş. Millet, bilerek-bilmeyerek devletine düşman olmuş. Kafası vatanı kurtaracak fikirlerle dolu değil. Gönlünde vatan sevgisinden zerre yok.
Şimdi, bu millet demokratik yöntemler ile seçime girse ne olur?
Millet, oyuyla altını oyuyor. Olan bu.
Ne millî bir his kalmış, ne milletin iradesi kalmışken kalkıp da bu sistem içinde sandıklardan çıkanın "millî irade" olduğunu zannetmeyin.
İşin, bizi direkt müşahede ettiğimiz eylemlerden ötürü doğrudan alakadar eden kısmına eğileceğim.
Nedir demokrasi?
Demokrasi bir vasıtadır, br binek. Sağı uçurum, solu bahçe olan yerde nasıl direksiyonu sağa çevirirseniz uçurumdan düşüp ölmeniz işten bile değildir; demokrasi de böyledir.
Toplumun idarecilerini seçmesi: Toplum hür ve kendi kendine düşünüyorsa, eyvallah! Ya toplum tutsaksa? Fikirleri, ezberden ezbere bir biçimde düşünmeksizin kabul görmek nihayetinde yerleşiyorsa?
O zaman kork o demokrasiden kardeşim!
Saltanat bir ailenin kaderi belirlemesiydi, demokrasi kaderi belirlemeyi topluma attı.
Bir aileyi kandırmaktansa bir toplumu kandırmak elbette daha zor. Ama bugün... Bugün farklı bir hâl yaşanıyor.
Bir devlet nasıl yenilir, bunu görüyoruz! Bir toplum nasıl sindirilir, nasıl ölümüne aşık olur, bunu seyrediyoruz!
"Bir elden", "belirli görüşleri" topluma dayatan medya; tüfekten daha sinsi olmasının yanında daha tehlikeli de değil mi? Öyle! Ellerdeki kumanda, bugün milletin kafasına doğrulttuğu tabancadan farksız! Açılan kanal emperyalizmi haykırıyor, dinleyen bir papağan gibi düşünmeksizin tekrara şartlıysa günümüz toplum dokusundaki gibi, başlıyor gördüklerini söylemeye. Sonuç ne oluyor: Millet, katili emperyalizme megafon oluyor!
Maalesef, toplumumuz düşünmeyi bıraktı. Saçılan çarpık fikir kırıntılarını şüphesiz ve itirazsız kabul ediyor.
Fikirler dayatılıyor. Dayatılan, almaya razı. Fikir aleyhine, görmüyor!
Millet, kendine düşman olmuş. Millet, evladına düşman olmuş. Millet, bilerek-bilmeyerek devletine düşman olmuş. Kafası vatanı kurtaracak fikirlerle dolu değil. Gönlünde vatan sevgisinden zerre yok.
Şimdi, bu millet demokratik yöntemler ile seçime girse ne olur?
Millet, oyuyla altını oyuyor. Olan bu.
Ne millî bir his kalmış, ne milletin iradesi kalmışken kalkıp da bu sistem içinde sandıklardan çıkanın "millî irade" olduğunu zannetmeyin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018