Ekonominin karnesi anlamına gelen cari işlemler açığında, makasın ağzı açılmaya devam ediyor.Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre, Türkiye, bu yılın Nisan ayında 5 milyar 903 milyon dolarlık ihracat, 9 milyar 461 milyon dolarlık da ithalat gerçekleştirdi. Bu rakamlara göre Nisan ayında dış ticaret açığı geçen yılın nisan ayına göre yüzde 24.4. artarak 3 milyar 558 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 63.9'dan yüzde 62.4'e geriledi.Nisan ayında, cari işlemler açığı ise 2.4 milyar dolar oldu. Bu yılın ilk dört aylık döneminde cari işlemler açığı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25.4 oranında artarak 8.9 milyar dolara tırmandı.Hükümetin 2005 yılı için hedeflediği cari açık 11 milyar dolardı. IMF ile yapılan yeni stand-by anlaşmasıyla açık 15.3 milyar dolara revize edilmişti, ama görünen o ki, ne hükümetin hedeflediği, ne de sonradan revize edilen rakamın tutturulması mümkün görülmüyor.İlk dört ayın rakamlarından yola çıkarak, en iyimser rakamlarla hesaplandığı takdirde cari açık yılsonunda 17.3 milyar dolar çıkıyor. Hesaplamalarda şu yöntem kullanılıyor: Son 13 yılın ödemeler dengesine göre, yıllık cari işlemler açığının yüzde 40'lık kısmı ilk dört ayın rakamına denk geliyor. Bu hesaplamaya göre cari açık 23 milyar dolar bile çıkabilir. Cari işlemler açığımız da, borç stokumuz da arttıkça artıyor.Hükümet ağırlıklı olarak bu borcu finanse edebilmek için borçlanma yöntemini uyguluyor. Diğer yöntemler ise, özelleştirme, gayrı menkul satışı vs.İhracat diyemeyeceğim, çünkü ithalatın artış oranı ihracattan daha fazla. Neticede dış ticaret açığı da yüzde 24.4 oranında artmış ve ihracatın ithalatı karşılama oranı gerilemiş. Özelleştirme konusu ise oldukça vahim. En stratejik kurumlarımız yabancılara satılıyor. Ülkemizin en önemli sanayi hammadde kuruluşu Erdemir, tek alüminyum üretim tesisi Seydişehir, Tüpraş, Petkim, Telekom... hepsi birbirinden önemli ve de kar getiren kurumlar.İletişim ve istihbarat açısından önemi tartışmasız olan ve asla yabancılara satılmaması gereken, üstelik yıllık 6 milyar dolar civarında geliri olan Telekom'un Yüzde 51'lik bölümünün 3-5 milyar dolar gibi rakamlara satılması düşündürücüdür. Ya Erdemir? Geçen dönem karını 2.2 kat artıran Erdemir'in özelleştirilmesine ne demeli?Borç faizi ödemek ya da cari açığı kapatabilmek için bu kar getiren stratejik kurumları satıyoruz peki, seneye ne yapacağız, ya ondan sonraki sene?Kaybımız sadece bu firmaların karı değil. Bu KİT'lerin Türk sanayicisine, halkına sunduğu ürün ve de hizmetlerin bütün kontrolü, yabancıların eline geçiyor. Bu durum üreticilerimizin maliyetlerine yansımayacak mı? "Biz müdahale ederiz, yanlış bir şeye müsaade etmeyiz" derseniz, tahkime imza attığınızı, uluslararası mahkemeleri kendi mahkemelerimizin üzerinde kabul ettiğinizi hatırlatırım. Nasıl mani olabileceksiniz? Sizce altın hisse formülü bu şartlarda ne kadar tutar? Tutmadığını bazı AB ülkelerinde gördük.Yani belki yapılan iyileştirmelerle cari açığımızı rahatlıkla kapatabileceğimiz karlı kuruluşlarımızı 1-2 yıllık karına yabancılara satıyoruz, geleceğimizi daha da ipotek altına sokuyoruz.Gayrimenkul ve de maden arazisi satışları ise daha da vahim bir durumda. Satıyorsunuz ve de bir daha size dönüşü yok. Seneye başka yerleri satacaksınız, peki nereye kadar?Peki, IMF'in buna bir çözümü var mı? Cari işlemler açığının borçla finanse edilmesine yönelik tavsiyelerde bulunuyorlar ve de yapılan satış faaliyetlerine destek veriyorlar. Hatta IMF son yayımlanan raporunda da, "Türkiye bu borcu ödeyemeyebilir" demeye başladı. IMF kendi borcunu nasıl tahsil edebilirimin peşinde, yoksa senin ekonominin durumu onu fazla ilgilendirmiyor. Onun da güvencesi senin sahip olduğun yer altı ve de yerüstü değerlerin. Bu sebeple pek kriz havası oluşturucu söylemler kullanmıyor, ama bu ekonominin iyiye gittiğini de asla göstermiyor.Cari açık probleminin çözülmesi ve de borç stokunun erimesi konusunda en kapsamlı ve de tek çözüm Bağımsız Türkiye Partisi Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tan geliyor. Çözümler, "Milli Ekonomi Modeli"nde detaylı bir şekilde mevcut.Kısaca ifade etmek gerekirse, IMF politikalarına son verilecek, seçim zamanında açıkladığı kaynak paketiyle birlikte bütün borçlarımız ödenaziran 5-07hzn.qxdÜ??ÿÿ##Ajdr9?nDO§2?##?#&######ÿa#Téÿÿ¨¿´##ïÁCr?¹öEfO§2##?# %Ş#hizmet olarak dönecek, sosyal devlet projeleriyle vatandaşın eli kuvvetlendirilecek ve de tüketim canlanacak. Buna bağlı üretim de canlanacak, maliyetler aşağıya çekilecek, ihracata destek verilecek ve dış piyasada devlet üreticinin önünü açacak, müşteri bulacak, ithalata karşı yerli üretici korunacak Tarım kesimine daha tohumunu ekmeden yüzde 50 avans verilecek ve üretilen ürünler dünya piyasasında dövize dönüşecek. KİT'lerin yüzde 51'i devlette kalmak kaydı şartıyla kalan kısmına başta çalışanları olmak üzere, yurt içinde ve dışındaki Türk vatandaşları ortak edilecek ve böylece daha verimli hale getirilecek. Madenlerimiz, Ormanlarımız, arazilerimiz bütün değerlerimiz işletilecek ve de üreten, çalışan bir toplum olacağız. Daha çok maddeler var, ama bu kadarı şimdilik yeter.Kısaca kendi milli projelerini devreye koymadan, üretmeden, ihracat yapmadan, milletin önünü açmadan asla ve asla cari açık kapanmaz, borç stoku erimez.Maalesef AB ve de IMF tam tersini tavsiye diyor, ekonomi yönetimi ise bu tavsiyeler doğrultusunda hareket ediyor.Çözüm var, ama mesele o çözümü uygulayacak proje ve de kadroya sahip lidere fırsat verebilmekte.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025