Öncelikle ülkemizde yarın yapılacak olan yerel seçimlerin ülkemiz ve milletimiz hakkında hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sahadaki gerçeklere baktığımızda bu yerel seçimler sadece belediye başkanlarının seçileceği bir seçim olmayacak.
Vatandaşlar iki kutuplu siyaset anlayışından bıkmış durumdalar. Bunu AKP seçmeni de söylüyor, CHP seçmeni de.
Hemen hemen hepsi, Türkiye siyasetinde artık bir değişimin olması gerektiğini ve bu değişimin bu iki parti dışında olması gerektiğini belirtiyorlar.
Niçin böyle düşünüyorsunuz diye sorduğumuzda hemen başta ekonomi olmak üzere yaşadıkları problemleri saymaya başlıyorlar.
İşadamları, esnaf, çiftçi maliyetlerden ve pazar darlığından şikayetçi.
"Politika faizi oldu yüzde 50, işimizi döndürmek için yüzde 60'dan düşük faiz bulamıyoruz, sattığımız ürünlerden bu kadar kâr elde etme ihtimali yok. Dolayısıyla zararına ticaret, zararına üretim yapıyoruz, üstelik yüksek maliyetler sebebiyle sattığımız malı yerine koyamıyoruz, bu gidişle biz de kepenk kapatacağız" diyorlar.
Ayrıca yüksek enflasyon sebebiyle insanların pek alışveriş yapmadıklarını, kredi kartlarındaki yeni düzenlemelerin ise zaten parası yetmeyen vatandaşları daha da zora soktuğunu belirtiyorlar.
Emeklilerle konuşuyorsunuz, bir diyorsunuz, bin ah işitiyorsunuz.
Seyyanen zam konusunda defalarca umutlandırıldıklarını ama hepsinin fos çıktığını belirtiyorlar. 10 bin lira emekli maaşıyla hiçbir şey yapamadıklarını ve çok büyük bir mağduriyet yaşadıklarını ifade ediyorlar.
Bu yıl maaşlarına tek zam yapılacağı ilan edilen asgari ücretli emekçiler ise, tam isyan halindeler. Daha şimdiden açlık sınırı altında kalan maaşlarıyla hiçbir şey yapamadıklarını belirten asgari ücretliler, "Mart ayı itibarıyla durum böyle, ek bir zam olmazsa yıl sonuna kadar ne yapacağız?" diye şikayetlerini dile getiriyorlar.
Konuştuğumuz gençler, son derece umutsuz vaziyetteler. Eğer siyasette ciddi bir değişim olmazsa yurt dışına gideceklerini, hayallerini oralarda gerçekleştireceklerini belirtiyorlar.
Örnekleri çoğaltabiliriz ama sonuç aynı, herkes mevcut durumdan şikayetçi.
Vatandaşlarda özellikle Bağımsız Türkiye Partisi'ne (BTP) yoğun bir ilgi var.
Başta gençler olmak üzere, kadınıyla, erkeğiyle çoğu vatandaşımız BTP lideri Hüseyin Baş'ı özellikle sosyal medya hesaplarından takip ediyor, beğeniyor, takdir ediyor. "Ülkemizin geleceği konusunda son derece karamsarız, ama şu BTP'nin genç lideri Hüseyin Baş yok mu, o bize umut veriyor, gerçekleri büyük bir cesaretle söylüyor, çok doğru konuşuyor, şu anda yanlış politikalara tek muhalefet eden lider" diyorlar.
Bu aktardıklarımın eksiği var, fazlası yok.
Gerçekten de BTP, genç lideriyle, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerinde aday göstermesiyle, belirlediği adayların çoğunun genç olmasıyla, Türkiye'de en fazla genç ve en fazla kadın aday gösterme özelliğiyle ve daha birçok yönüyle yoğun bir ilgi görüyor.
Yarınki seçimlerin neticesinde oldukça sürpriz sonuçlarla karşılaşabiliriz.
Bazı vatandaşlar, her seçimde olduğu gibi "hayırlısı olsun" demeye devam ediyorlar. Aslında bunu diyenlerin tamamı AKP'ye oy verecek olanlar.
Eğer yaşadığımız ekonomik tablodan şikayetçiysek –ki halkımızın AKP'ye oy verenler de dahil çoğu şikayet ediyor- o zaman hayırlısı olsun diyerek bu tabloya neden olanlara ısrarla oy vermek hiç de mantıklı bir yaklaşım değil.
BTP lideri Hüseyin Baş'ın dediği gibi, memnun değilsek, mecbur değiliz.
Zaten demokrasi bunun için var.
Memnun olduklarımızı oy ile ödüllendireceğiz, memnun olmadıklarımızı da oy ile değiştirip cezalandıracağız. Ülkemizdeki değişimi oy ile yapacağız.
Oyları böleceğiz, oyları hunharca böleceğiz.
Ki demokrasi açığa çıksın, çalışan kazansın, çalışmayan ise çalışmayı öğrensin. Seçimlerde "hayırlısı olsun" diyerek tekrar tekrar aynı hataları yaparak hayırlısı ortaya çıkmaz.
Vatandaşlar değişim şart diyor ve değişimin gençlerle olacağını belirtiyor.
Bu yerel seçimler diğerlerinden farklı olarak büyük bir değişime kapının aralanacağı ve BTP'nin değişimin merkezinde olacağı bir seçim olacak.
Şimdiden hayırlı olsun.
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025