Kafası bozulan Neyzen, Beyoğlu'nda; "Ulan! Şerefsizlerrr!" diye bir nara atar! Sesi duyup dönenleri, merakla balkona çıkanları, camları açarak bakanları gören Neyzen; "Ne kadar da çokmuşlar!" diye hayretle söylenerek yoluna devam eder!..Bazı toplumsal değer yargıları vardır ki, bunlar asla şaşmaz, yanılmaz!Meselâ toplumsal yargı sonucu "şerefsiz" sıfatını almış olan biri, şerefsizdir! Bu sıfatı almış kişinin; ne dîni, ne dili, ne soyu, ne de tahsili-terbiyesi önemli değildir! Şerefsizse şerefsizdir!50 yıldır, fikrî duruşumda farklılık olmamış benim, konjonktürel davranmam elbette beklenmez ama doğruya yanlış, yanlışa doğru demem de beklenmemeli!AKP'nin şımartması ile hadsizleşerek siyasi literatüre sokulan; "Has..tirin! Has..tirin!" iltifat(!)ına, "Meşenin dalları nerenize ...?" sorgulamasına karşılık; "Hay şeyinin şeyini şey ettiğimin şeyleri!" tekerleme iltifatına bir de; "Şerefsiz" sıfatı eklendi! Siyasi literatürümüzün nezâhet ve nezâketine, maşaallah!Ama "Şerefsiz"de muhatap siyasetçi değil, seçmen!Anadolu'nun avam feraseti ile "B? yanında tezeği tercih etmek" stratejisini uygulayan veya öyle zannedenlere, "HDP'ye oy veren şerefsizler!" denirken biraz düşünmek gerekmez miydi?Seçim sath-ı mailinde, Meşrû Cumhurbaşkanı'nın, gayrimeşru olarak; il-il, meydan-meydan dolaşıp AKP'ye oy istemesine itiraz etmiştim!Siyâseten sorumsuz, yasalara karşı yasalarla korunan, süper dokunulmaz birinin siyaset yapmasının, millete çok pahalıya mal olacağını söyleyip durmuştum!Şimdi o sorumsuz davranışların, ağır ve pahalı bedelini ödüyoruz!Seçim süresince seçmenlerin büyük bir çoğunluğu, AKP'den kurtulmanın yollarını arıyordu! CHP'nin ve MHP'nin birkaç milletvekili fazla çıkarmasıyla AKP'den kurtulunamayacağı çok açıktı. Bu yolla belki AKP milletvekili sayısında bir kaç azalma olabilirdi ama yeniden hükümet olması muhtemeldi!Bir lobiden, bir odaktan, bir fısıltı yayıldı ve nasıl olduysa herkes tarafından duyuldu! AKP'den kurtulmanın yolu, HDP'nin barajı aşması şartına bağlandı!Sonuç: AKP 70 milletvekili kaybetti, CHP üç eksik ile yerini korudu, MHP 30 Milletvekili, HDP 50 Milletvekili fazla çıkardı!AKP tek başına hükümet kuramaz hale geldi, Milli İrade tarafından işine son verildi ama değişen bir şey yok!Hâlâ "Kısa Adam" Başbakan, AKP'li kabine aynen görevde, hatta Bakanlardan 8'i milletvekili değil! Maaş da almıyorlarmış, meccânen çalışıyorlarmış!HDP'nin, Türk milliyetçisi seçmenlerden oy alması mümkün olmayacağına göre AKP'nin kaybettiği 70 Milletvekili'nin, hangi oylarla hangi partiye gittiği açık değil mi?MHP artırdığı 30 Milletvekilini, hangi oylarla kazandı?Öncelikli düşüncesi AKP'den kurtulmak olan seçmenlerden; AKP içindeki Kürtçüler HDP'ye, milliyetçiler MHP'ye oy vermediler mi?Kime oy vermiş olursa olsun seçmenlere; "Şerefsizlerin çantamda listesi var. 3 bin kişi..." demenin; demokratlıkla hatta akılla bir alâkası olabilir mi?Daha dün Hasip Kaplan'a; "Gel Hasip gel! Gel Meclis'in rengini tamamlayalım" diyen, bugün Hasip'i seçenlere, "Şerefsiz" deyince, bir tezat olmuyor mu? Yine mi karakolda doğru söyleyip mahkemede şaştılar!Adına konjonktürel deyip, mevsimlik elbise ile ferahlamak varken; yazın kışlık giyinip bunalmanın, kışın yazlık giyinip üşümenin akılla bir alâkası olabilir mi?Bu memleketin "azınlıklar" da dahil, bütün vatandaşları; seçmen hakları, yasalar ve Anayasa karşısındaki durumları ile eşit değiller mi?"Bana oy veren şerefli vermeyen şerefsiz!" gibi bir mantık olabilir mi? Ki hiçbir oy pusulasının üzerinde sahibin adı-soyadı yazmaz! Yani sandıktan çıkan Devlet Bahçeli'nin oy pusulası ile bebek katilinin bacısının oy pusulası, aynı kudret ve aynı sıfatta değil mi?Tekrarlamalıyım ki, sırf bu yüzden demokrat değilim!Birinci dereceden vatandaşlık görevim olduğu için sandığa gider, oyumu verir, kazansak da-kaybetsek de sonucuna baş eğerim!Bir yandan Cumhurbaşkanı, bir yandan Başbakan hem de "Örtülü Ödenek" kullanarak girdikleri seçimden mağlup çıktılar!AKP'nin 13 yıllık saltanatına son verildi ama 8 Haziran'dan beri hâlâ AKP işbaşında!Biz bu seçimi niye yaşadık Yahu?Gaspçılar öldürmesinler diye her istediklerinde fazlasıyla verile verile bütçemiz kalbur değil mi? Bütçe açıkları, dudak uçuklatmıyor mu? Bu bütçe açıkları, kim hükumet olursa olsun, milletten tahsil edilmeyecek mi?Biz bu seçimi niye yaptık Yahu?Memurun, emeklinin, işçinin bordrolarında bir düzelme olmayacaktıysa; köylüye, çiftçiye, hayvancılık yapana bir iyileşme sağlanmayacaktıysa; işsiz sayısı azalmayacaktıysa; üstüne üstlük kendilerinin başlattığı "Açılım Projesi"ni kendileri sonlandırıp; AKP-HDP çatışmasının kanlı teröre dönüşmesiyle çocuklarımız ölecektiyse, analar ağlayacaktıysa, biz bu seçimi niye yaptık?Her şey zıddı ile kaim değil midir? Viski yudumlayarak HDP'ye oy veren ve listesinin mevcut olduğu söylenen 3 bin şerefsizin zıddı olan, olması gereken 3 bin şerefli nerede?Ne diyorsunuz Kardeşim siz? Bu milletten ne istiyorsunuz?Bu millet, size ne yaptı Beğler?Merhamet, vicdan, hayâ size hiç mi misafir olmamış?"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017