25-26 seneden beri süre gelen "PKK terörü"ne dair bugüne kadar yapılagelen teşhis, tedavi yöntemlerinin "istisnalar hariç" büyük bölümü yanlıştı.Hep yanlış sonuçlar verdi. Netice ortada? Binlerce şehit, binlerce gazi!Bugüne kadar vatan evlatları şehit oluyordu. Son zamanlarda artık "vatan evlatları" şehit olmakla kalmıyor, vatan bölünmeye sürükleniyor!PKK terörünü büyüten, semirten ve Türkiye'ye karşı "kanlı maşa" olarak kullanan küresel güçleri görmemek yanlıştı.Halbuki "Çekiç Güç"ün bölgemize yerleşmesinden sonra başımıza örülen çorapları en Batıcı siyasilerimiz bile artık bugün itiraf ediyorlar.BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ta baştan, Çekiç Güç'ün bölgemize konuşlandırıldığı ilk günden bu tehdidi haber vermiş, oradan Türkiye'nin kanlı bir şekilde vurulacağını anlatmıştı. I. Körfez çıkartmasında ise "yapılan müdahalenin asıl hedefinin Türkiye olduğu"na ve Kuzey Irak'ta bir Kürdistan'ın bölge devleti kurulacağına, oradan Türkiye'nin avlanacağına dikkat çekmişti. Türk siyaseti, bu gerçekleri duyduğu ve bildiği halde, duymazlıktan gelmişti, gelmeye devam ediyor. PKK terörünü semirten "Çekiç Güç"ün süresini 6 ayda bir uzatan hükümetlerin hepsi, kanlı terörünün geldiği bu noktada vebal sahibidirler.Ankara'da ve Türkiye'de herkes, bu "PKK taşeronu" güçlerin kim olduğunu biliyor? ABD ve AB ülkelerini bilmeyen yok! Başbakan R. T. Erdoğan, sözkonusu ülkeleri "terör taşeronları" olarak adlandırıyor, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bu taşeronluğun geldiği noktaya istinaden "AB'ye üyelik planlarımızı dahi yeniden gözden geçirmeliyiz" diyor.Hepsi böyle konuşuyorlar, lakin iş icraata gelince, aynı tas aynı hamam? Geçmiş iktidarların yaptığı gibi bugünkü AKP iktidarı da yine bunlarla halvet oluyor, bunların BOP'unda misyon üstlenmiş, bunlarla ortakçılığa devam ediyor.Sen yılanla yatağa girmişsin, kobra ile halvet olmuşsun; bizi sokmaz diyorsun? Sokuyor işte!Devlet Bahçeli'nin koalisyon başortağı olduğu ANASOL-M hükümeti döneminde AB'ye uyum adı altında PKK terörünü semirtecek Anayasal-yasal düzenlemelerin yapılması, bağımsız yargı kararlarının sümenaltı edilerek "devlete etek giydirilmesi", "milletin canına kastedenlere ilişkin idam" cezasının kaldırılması yanlıştı.Hak etmeyeni idam etmek ne kadar yanlış idiyse, hak edeni sallandırmamak da o kadar yanlıştı. Türkiye, geçmiş yıllarda Amerika ve NATO'ya karşı çıktılar diye eli silaha değmemiş nice gençlerinin boynuna ABD ve AB aklıyla yağlı ilmek geçirdi, bu büyük yanlıştı. Aynı ABD ve AB aklıyla, eli kanlı Apo ve teröristleri ise ipten alındı, bu da büyük yanlıştı. Türkiye, AB'nin aklıyla idamı kaldırdı, Apo ipten kurtuldu; APo ve eli kanlı teröristler doktorların gözetiminde içeride özel yemekler besleniyor."İdamın ortadan kaldırılaması"ndan istifade eden PKK terörü ve eli kanlı diğer katiller, kaç vatan evladını idam etti, kaç vatan evladını kurşuna dizdi, kaç haneyi ortadan kaldırdı? Terör, dilediği gibi dilediği kimseleri idam ediyor, kurşuna diziyor, bombayla öteye gönderiyor; kendisine ABD ve AB'ye "uyumlu" etek giydirilen devlet ise eli kanlı katilleri içeride besliyor. Bu vaziyet kökten yanlıştı.Güneydoğu bölgemizi PKK teröründen kurtarmak için, ekonomik tedbirler, kültürel ve sosyal tedbirler devreye konmalıydı. Bu yapılmadı. Güneydoğumuzda bu yapılmadığı gibi, tüm Türkiye, yokluğa-yoksulluğa sürüklendi. Milletin kaynakları, terörü semirten ecnebi devletlerinin şirketlerine peşkeş çekildi.Bugüne kadarki siyaset, terörü uzaktan seyretti, şehit cenazelerine katıldı, bazen tekbir bazen slogan attı?Başbakan Erdoğan, "milletin bağrını yakan terörü" bile istismar edecek pozlar verdi... Başbakan ve Genelkurmay Başkanı, dağ başındaki mevzilerde "terör karşısında" çömeldi. Kemal Kılıçdaroğlu da çömelmek için ben de dağa çıkmak istiyorum talebinde bulundu. Her gün onlarca vatan evladının can verdiği terör meselesi, iktidarla muhalefet arasında "mevzi meselesi" oldu, dağ başında orta oyunu haline geldi. Terör işinin halledilmesi, baştan beri sadece askere yüklendi. Tüm faturalar da askere kesildi.AKP iktidarı bu yanlış süreci daha hızlı biçimde sürdürdü. AKP'nin iktidara geldiği ilk günleri hatırlayın, Güneydoğu insanımızın bile "yaşanan terör vahşeti"nden yaka silktiği bir süreçte, Erdoğan, ayağının tozuyla PKK terörünü "Kürt meselesi" diye ilan etti. Bu tarihi bir yanlıştı.AKP, bu yanlışının üstüne "içi kof açılım furyası" yanlışını ekledi. Demokratik paket numaraları çekildi. Böylece toplumdaki birlik ve kardeşlik duyguları, yerini, özerklik, federasyon ve bölünme heveslerine bıraktı. Kamu Reformu Yasa tasarıları ile, bölgesel özerklik yasalarıyla bu iltihap olgunlaştırıldı. Hatta "etnik çomak", "içi kof açılım" furyası ve AB düzenlemeleriyle, iltihap bütün Türkiye'ye yayıldı.Bugün, Güneydoğulu bazı belediyelerin söz ettiği "bölgesel özerklik" teması, AKP'nin demokratik paketindeki esaslar değil mi?Herkes "açılım"dan dem vuruyor; ama "ne var açılım"ın içinde diye sorduğunuzda, kimseden somut cevap çıkmıyor. Bölünme heveslileri, dillerinin altında "özerklik veya federasyon baklası"nı ıslatıyorlar.Şimdi herkes yavaş yavaş dilinin altındaki baklaları çıkartıyor. Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, son terör saldırılarını değerlendirirken, "Örgüt 'Kürt sorununu Abdullah Öcalan ile masaya oturmadan çözemezsin' demeye getiriyor" diyerek AKP'nin ve küresel şeflerinin kulağına su kaçırıyor.TÜSİAD'ın Sedat Aloğlu'su, "alışmamız gerekiyor" diye söze başlayarak, şunları artık önümüze koymalıyız diyebiliyor:1- Çözüm aşamasında İmralı'nın görüşmelere katılması. 2- Anayasa'ya 'Bü ülkeyi Türkler ve Kürtler kurdu' ifadesinin eklenmesi. 3- Bölgesel özerklik?Teröristbaşının seslendirdiği bu "yol haritası"nı toplumun akıllı diye bilinen siyasetçileri, işadamları ve aydınları seslendiriyor. Bu aklı evvel demokratlar, Apo'nun pabucunu bile dama attılar!Gerçek akıl sahiplerine kulak vermenin cezası işte budur!Herkes kendi bildiğini okudu, okumaya devam ediyor?. Devlet de kulak vermedi, millet de, sivil de kulak vermedi, asker de! Kime kulak vermediler? Baştan beri tutarlı teşhisi olana, köklü ve somut çözümleri olana? Prof. Dr. Haydar Baş'a!Bu aymazlık devam ederse ne millet kalacak ortada, ne devlet!O halde çaresi, çözümü ve aklı olmayanlar lütfen devlet ve siyaset sahnesinden çekilsinler! Milletimiz de işi ehline versin; Türkiye kurtulsun, 70 milyonluk Türk milleti kurtulsun, dağdaki terörist de adam olsun! Kan dursun, bölünme dursun, birlik ve beraberlik içinde Türkiye zengin ülke olsun! Tercih milletindir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019