Bugünleri de mi görecektik! Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, Atatürk'ün işgalden kurtardığı Ayasofya'da, Atatürk'ün ruhuna bir Mevlid-i Şerif okumak istiyorsunuz ama izin verilmiyor. Ne günlere kaldık!
Ayasofya'da Atatürk'e hakaret serbest, ama Atatürk'e Mevlid'e izin yok! Yazıklar olsun!
Bildiğiniz gibi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), İstanbul Valiliği'ne 10 Kasım'da Ayasofya Camii'nde Atatürk için bir Mevlid başvurusunda bulundu. Başvuru 2 Kasım'da yapılmasına rağmen, cevap 8 Kasım'da geldi ve başvuru reddedildi.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yayımladığı bir mesajla bu ret kararına tepki gösterdi ve şunları ifade etti:
"10 Kasım'da Ayasofya Camii'nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ruhuna Mevlid-i Şerif okutma talebimiz reddedildi. Demek ki Ayasofya ibadete değil, siyasete açılmış."
BTP Kilis İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada da, "Niçin Ayasofya?", "Niçin Atatürk için Mevlid?" sorularına Sayın Baş'ın cevabı şu olmuştu: "Yıkılmış bir devletten bir Cumhuriyet inşa eden Atatürk'ün İstanbul'u fethiyle birlikte biz Ayasofya'ya kavuşmuş olduk. Eğer Atatürk olmasaydı ne Ayasofya olacaktı, ne İstanbul olacaktı ne de Türkiye olacaktı. Dolayısıyla Atatürk'ün işgalden kurtardığı İstanbul'daki en simge bir yapı olarak Ayasofya'yı ele alırsak; Ayasofya'da Atatürk'e hakaret, Atatürk'ü aşağılamak bir adet haline getirildi. Biz de Atatürk'ün, Türk milletinin evlatları olarak bundan çok büyük rahatsızlıklar duyduk, bunun önüne geçmemiz gerekiyordu. Çünkü bugün bırakın Ayasofya'yı, bu ülkede ibadet edilmesinin teminatını bize veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür."
Mevlid-i Şerif, Kur'an okumak, namaz kılmak, tekbirler, salat-ü selamlar getirmek, ilahiler okumak elbette ki ibadettir. Eğer ibadete izin verilmeyecekse, Ayasofya'nın neden cami olarak açıldığını ilan edip durdular? İçinde ibadet yapamayacağınız, Mevlid okuyamayacağınız bir mekana hiç cami diyebilir misiniz? İşte bu noktada BTP Lideri'nin tespiti çok önemli ve yerinde: "Demek ki Ayasofya ibadete değil, siyasete açılmış."
Üstelik ruhuna Mevlid okunacak olan kişi; bu ülkeyi düşman işgalinden kurtaran, bizlere din, vicdan, namus emniyetini temin eden, eğer bugün camilerimizde namaz kılabiliyorsak, bu vatan topraklarında ezanlar okunuyorsa kendisine borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk. O'na millet olarak borcumuzu ödeme imkanımız yok ama en azından kurtardığı Ayasofya'da bir Mevlid okuyarak vefamızı gösterebilirdik.
Din konusu açıldığında mangalda kül bırakmayan, dini değerleri yıllarca oy devşirmek adına kendi çıkarları için kullanan siyasiler, bu sefer en doğal bir vefa örneğinin ortaya konulmasına, kurtarıcımızın ruhuna Mevlid okumasına müsaade etmiyor.
Türk milleti bu muameleyi sandık başında mutlaka değerlendirecektir.
Ayasofya'da Atatürk için Mevlid okutulmasına izin verilmemesi, milletimizin gündemindeydi ve sosyal medyada vatandaşlar yoğun bir şekilde tepkilerini dile getirdiler.
Bu tepki mesajlarının bazılarını sizlerle paylaşalım:
"Ayasofya, demek ki siyaset yapmak ve merhum Atatürk'ü yok saymak için ibadete açılmış."
"Ayasofya'da Mevlid İstanbul'u ikinci kez fetheden Atatürk'ün hakkıdır. Bunu kullandırmayanlar büyük vebal altındadır."
"Ayasofya müze olmamalı, ibadete açık olmalı dediler; Atatürk için okunacak Mevlid'e izin vermediler. Avukat Hüseyin Baş, onların gerçek niyetlerini açığa çıkardı."
"Ayasofya'da eline kılıç alıp beddua okumak serbest, ruhuna dua okumak yasak öyle mi?"
"Atatürk'e mi Mevlid okumak yasak? Yoksa Mevlid okumak ibadetten sayılmıyor mu? Ayasofya ibadete açılmadı mı?"
"Ayasofya açıldı diye bayram edenler! Ayasofya'nın siyaset için açıldığını görün artık!"
"Fatih'in fethettiği, Atatürk'ün kurtardığı Ayasofya; Atatürk için Mevlid okutmaya müsait değilmiş. Ama Atatürk'e küfretmeye müsait! İbadethanede hakaret var; Allah kelamı, Peygamber'e salavat yok yani!"
"Vatanı kurtarana neden Mevlid okutulmasın?"
"Ayasofya açılmamış demek ki..."
"Sadece Ayasofya değil bunlar dini siyasete açtı. Takke düştü kel göründü."
"Demek ki neymiş, Ayasofya, camii değil siyasi simgeymiş!"
"Bir kez daha anladık ki, Ayasofya Camii ibadete açılmamış! Yoksa Mevlid-i Şerif okunurdu!"
"Ayasofya'da Atatürk'ün ruhuna mevlid okunmasını reddetmek demek, dinimizi reddetmek demek, Ayasofya'nın 'cami' sıfatını reddetmek demek ve Anayasada garanti altına alınmış ibadet özgürlüğünü, hatta laikliği reddetmek demektir."
"Bağımsız Türkiye Partisi turnusol olmaya devam ediyor. Ayasofya'da Atatürk'ün ruhuna Mevlid okuma talebi geri çevrildi. Artık Ayasofya'nın açılma nedeni daha net anlaşılıyor."
"Ayasofya'nın müftülüğe değil de neden Valiliğe bağlı olduğu da anlaşılmış oldu!"
"'Demek ki Ayasofya ibadete değil, siyasete açılmış' tespiti tam yerinde bir tespit. İşte Atatürk Laiklik ilkesini bu istismarları durdurmak için getirmişti."
"Bu yapılan ne imana ne vicdana ne de hukuka uyar. Türk milleti kendi kurtarıcısı için kendi topraklarındaki camide dualar okuyup ibadet edemeyecekse adama sorarlar: Bu ülke işgal altında mı?"
"Ayasofya'yı Atatürk'e hakarete açan ama Mevlid-i Şerif'e açmayan zihniyetin Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ne faydası olabilir!"
Ve daha onbinlerce tepki mesajı var.
Valiliğin ve bu ret kararında etkin olan siyasi yetkililerin Ayasofya'da Mevlid'i reddedip başka bir yerde kendilerinin Mevlid organize etmesi de yaptıkları ayıbı örtmeyecektir.
Ayasofya üzerinden yürüttükleri siyaset açığa çıkmıştır; takke düşmüş, kel görünmüştür.
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025