Küresel krizden büyük darbe yiyen AB'nin lokomotif ülkesi Almanya da çareyi Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde arıyor. Rusya, Venezuella, Brezilya, ABD, Çin derken, MEM'den istifade edenler kervanına Almanya da katıldı.Almanya'da Merkel hükümetinde koalisyonun ortağı olan Sosyal Demokrat Parti SPD, krizden kurtulmanın tek yolunun herkesin cebine 500 Euro para koymak olduğu görüşünü ortaya attı. SPD Genel Başkan yardımcısı Andrea Nahles, alışveriş yapmak şartıyla yetişkin olan her Alman vatandaşının cebine 500 Euro para konulmasını önerdi.Bildiğiniz gibi, tüketimin teşvik edilmesi fikrini ilk ortaya atan Milli Ekonomi Modeli'dir. Üstelik MEM'in "Vatandaşlık Maaşı" olarak milletin cebine koyacağı rakam da 500 YTL. Alman yetkililerin projeyi birebir MEM'den aldığı ortada.Tabii her zamanki gibi projeyi çalıyorlar, ama sahibinin hakkını vermiyorlar. En azından Model'in sahibine bir teşekkür etme nezaketini bile göstermiyorlar.Hâlbuki bu bir sefere mahsus vatandaşın cebine para koyma hadisesi belki piyasalarda küçük bir kıpırdanmaya yol açacak, ama problemi çözmeyecek. Model bir bütün. Bütünün bir parçasını eksik bir biçimde uyguladığınızda beklenen netice ortaya çıkmaz. MEM'den istifade edip de sahibinin isminden dahi bahsetmeyenler, bu noktada dönüp dolaşıp yine Model'e ve Model'in sahibine gelmek zorunda kalacaklar. 500 Euro'nun bir kereliğine verildiğini ve alışveriş zorunluluğunun da alışveriş çekleri vasıtasıyla sağlandığını düşünelim, vatandaş bunu doğal olarak harcayacaktır. Ama vatandaşın ihtiyaçları sürekli devam etmektedir. Maksat insanların tüketerek ekonomiye katkı sağlamalarıysa bunun sürekliliği esastır. MEM, 500 YTL'lik vatandaşlık maaşını her ay düzenli olarak verilmesini öngörmektedir. Burada önemli nokta şudur: Bu para nereden temin edilecek ve oluşan bu tüketime ürün nasıl sağlanacak? Eğer vatandaşlara verilecek para devlet eliyle değil de, bankalar üzerinden maliyetli bir şekilde temin edilerek vatandaşa dağıtılırsa, senyoraj devreye konulmazsa bu dolaylı olarak yine vatandaşa yük olacaktır. MEM'de finans milli gelirle bağlantılı olarak, paranın formülünden de hareketle emisyonla temin edilecek ve devlet eliyle vatandaşa ulaşacaktır. Yine önemli bir husus, başka bir Alman politikacı Rainer Wend, "500 Euro verilerek insanlar alışverişe gönderildiğinde bu en çok Japon elektronik sektörüne yarar. İnsanlar gidip Japon malı televizyon, müzik seti, cep telefonu alacak ve bu da sadece Japon ekonomisine yarayacak" diyor. Doğru bir eleştiri?Her zaman bahsettiğimiz gibi MEM bir bütün. MEM bir taraftan tüketimi düzenli olarak teşvik ederken, diğer taraftan da ithalata karşı önlemler almakta, yerli üretimi de sıfır faizli kredilerle desteklemektedir. İhtiyaçların karşılanmasında ithalatın ağırlık kazandığı bir ekonomide tüketimin teşvik edilmesi Alman politikacının da ifade ettiği gibi başka ülkelerin üretimlerine katkı sağlayacaktır. Sonuç ne olursa olsun güzel olan şey, bir dönem çağa damgasını vuran ABD, Rusya, Almanya gibi dünyanın önde gelen gelişmiş ülkelerinin bir Türk bilim adamının Modelinden istifade etme eğiliminde olmalarıdır."Bu Model MEM" demeseler de, "bu Modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş" demeseler de, dünya çapında organize edilen dört uluslar arası kongrede bu orijinal çözümün kime ait olduğu bilimsel olarak belgelenmiştir.Bundan sonraki süreçte, bu konuda atılan her adım Prof. Dr. Haydar Baş'ı ve MEM'i daha da öne taşıyacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025