Yıldırım Demirören'in 'Kupayı Beşiktaş alsın, Galatasaray da şampiyon olsun' sözleri ile başlayan gerginlik Demirören-Polat buluşmasıyla had safhaya çıktı.Öncelikle şunu belirtelim; 3 büyük kulübün başkanları ve yöneticilerinin hiçbiri sınıfı geçemedi. Samimiyetten uzak bir görüntü çizdiler sezon boyunca. Yıldırım Demirören, 'şampiyon G.Saray olsun' sözleriyle hem ortamı gerdi, hem de kendi camiasından dahi tepki aldı. İçinizden ne kadar geçirseniz de görev yeriniz itibariyle bu tarz sözleri ifade etmeye hakkınız yok. "Ben söyleyeceğimi söylerim, kimse karışamaz" diyorsanız da statlarda çekilen bıçaklar, yarılan kafalar, ardı ardına vurulan coplar, edilen küfürler hakkında da konuşmaya yüzünüz olmamalı. Kısaca 'centilmenlik' edebiyatını da bırakacak böyle demeç veren yöneticiler.Sadece Yıldırım Demirören mi? Aziz Yıldırım ve Adnan Polat da farklı değil elbette. Aziz Yıldırım Fenerbahçe için, Türk futbolu için faydalı işler yapmış olabilir ve yapmıştır da. Ancak her beyanatta, 'biz aştık, ben olsam Ali Sami Yen'i şöyle yapardım, bunların parası yok, Beşiktaş'ta Murat Aksu olmasa yönetim yıkılır' gibi sözleriyle her zaman ortamı germeyi, tepki toplamayı başardı Aziz Yıldırım. Sadece kendini değil, Fenerbahçe'yi de antipatik bir kulüp haline dönüştürdü elbette. Bu durumdan mutluluk duyuyor, zevk alıyor herhalde.Adnan Polat'ın da maşallahı var doğrusu. Yıldırım'ın Demirören'in tartışma yaratan jestine jestle karşılık vermeden, bir diğer anlamda Beşiktaş camiasına cilve yapmadan duramadı. Meğer Adnan Polat Bey de, kupayı Beşiktaş'ın almasını çok istiyormuş. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Yıldırım Demirören ile Adnan Polat haftasonu Akmerkez'de bir restorantta ailece yemek yemişler, iyi halt etmişler. Yemek sonrası da pişkin pişkin konuşuyor ikili; "Beşiktaş - Galatasaray maçı öncesi diye bir buluşma gerçekleştirmedik. Kimse öküz altında buzağı aramasın. Arayan art niyetlidir. Burada ittifak yapmıyoruz"Futbolun 'f' sinden bile konuşmasalar her iki yönetici de bu buluşmanın, son iki haftaya girilirken müthiş bir çekişme ve stresin yaşandığı Süper Lig'de ne gibi sonuçlar doğuracağını çok iyi biliyor aslında. Ama hırsları ve rakiplerine olan düşmanlıkları bırakın sağduyulu olmayı, akıllı hareket etmelerini bile engelliyor.Şöyle bir bakıyorum da kötünün iyisi hangisi diye; "Al birini vur ötekine !.."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yenal Arman / diğer yazıları
- Ulusoy'u es geçmek! / 27.03.2007
- Tek kelimeyle 'harikasınız' / 25.03.2007
- Al birini vur ötekine !.. / 02.05.2006
- Terim futboldan anlamıyor! / 20.11.2005
- Terim futboldan anlamıyor! / 19.11.2005
- Sahayı dar etmeliyiz / 16.11.2005
- Görünen köy kılavuz istemez / 04.08.2005
- Yedek kulübesinde çürümek isteyen milli bir kaleci !.. / 18.07.2005
- Derin Futbol! / 05.07.2005
- Galatasaray'dan neden kaçıyorlar! / 04.07.2005
- Tek kelimeyle 'harikasınız' / 25.03.2007
- Al birini vur ötekine !.. / 02.05.2006
- Terim futboldan anlamıyor! / 20.11.2005
- Terim futboldan anlamıyor! / 19.11.2005
- Sahayı dar etmeliyiz / 16.11.2005
- Görünen köy kılavuz istemez / 04.08.2005
- Yedek kulübesinde çürümek isteyen milli bir kaleci !.. / 18.07.2005
- Derin Futbol! / 05.07.2005
- Galatasaray'dan neden kaçıyorlar! / 04.07.2005