AKP'li yetkililerin Anayasa değişikliği paketi ile ilgili turları devam ediyor.Siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, sanatçılarla, basın mensuplarıyla bir takım görüşmeler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.Görüşmelerden basına yansıdığı kadarıyla, gittikleri her kurum, parti ve dernek yetkilisi benzer ifadeler kullanıyor, bu paketin blok halde kamuoyuna sunulmasının yanlış olduğu vurgulanıyor.Hatta bazıları örnek oy pusulası bile hazırlamış. Pusulalarda her bir maddenin ayrı ayrı oylanması tavsiye ediliyor.Yapılan turlara ve gidilen muhataplara bakılırsa, AKP'nin Meclis'ten pek umudu olmadığı ve meseleyi referanduma götüreceği açıkça görülüyor.Yapılan ziyaretlerde basına yansımayan kısımlarda neler görüşüldüğünü ya da ne gibi pazarlıklar yapıldığını bilemiyoruz ama hükümet yetkililerinin konuyu sadece sohbet boyutunda bırakarak işi şansa bırakmak gibi bir niyeti olmadığı kesin.Çünkü paketin geçmesini sadece AKP istemiyor, ABD, AB, azınlıklar, ülkemizi bölme sevdasıyla yanıp tutuşanlar, işbirlikçiler, taşeronlar, yani hesap güden ya da hesaba dahil olan bircümle zevat bu paketin geçmesini dört gözle bekliyor.Şu anki turlarda ve sonrasında referandum sürecine girildiğinde ABD'nin ve AB'nin ve onların uzantılarının olaya sadece seyirci kalmayacağına şüpheniz olmasın. Çünkü onlar AKP'den çok daha fazla yargının ve askerin güdülebilir siyasetin kontrolüne girmesini arzuluyor.O zaman taviz koparmada ciddi bir engel kalmayacak, millet de zaten derin bir uykuda, uyanacağı yok, bu değişiklikten sonra görün siz Türkiye manzarasını?O zaman anlaşılacak, bağımsız bir yargı ne demekmiş, siyasetin üstünde olan güçlü bir ordu ne işe yarıyormuş ama iş işten geçmiş olacak.Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün orduya ve yargıya önem vermesinin en büyük sebeplerinden birisi daha hayattayken siyasi arenada yaşanan gelişmelerdir.Gençliğe Hitabesi'nde de siyasilerin düşmanlarla işbirliği içine girebileceğini önemle belirten Atatürk, bir takım kontrol mekanizmalarını siyasetin üstünde güçlü kılarak sistemin devamını sağlamaya çalışmıştır.Neticede her türlü dahili ve harici küresel senaryoya rağmen Türkiye Cumhuriyeti 80 küsur yıldır bu şekilde dimdik ayakta kalmıştır.Bugün işte bu temel kontrol mekanizmalarıyla oynanıyor. Temel taşlar yerinden oynatılıyor. Oldukça tehlikeli bir sürece giriyoruz.Bağımsız Türkiye Partisi Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın altını çizerek ifade ettiği gibi bir milleti ayakta tutan unsurlar güçlü bir devlet, güçlü bir ordu, bağımsız yargı, sağlam bir aile yapısıdır.Bunlar ayakta kalmazsa millet tamamen korumasız kalır.Dolayısıyla bunların yapısıyla oynayanların asıl hedefi millettir, bunu böyle bilmek lazım.Bir an önce oynanan oyunları görmeliyiz ve vereceğimiz yanlış bir kararın sonumuzu hızla getirebileceğini fark etmeliyiz.Çember gittikçe daralmaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025