Beklenendi, oldu.
MHP'li muhaliflerin açtığı davada, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi; "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak partinin "Olağanüstü Kurultay" a götürülmesine karar verdi. 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, Kurultay Çağrı Heyeti'ni oluşturdu.
MHP'yi Olağanüstü Kongre'ye, bu Kayyum Heyeti götürecek.
Buraya kadar, beklenen ve olması gereken...
MHP Genel Merkezi de anında açıklamasını yaptı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın; hukuk yollarının tükenmediğini ve üst mahkemeye gideceklerini açıkladı!
Bu da beklenendi ve oldu!
Asıl bugünden sonra, Balgat cenahından ve MHP yayın organı 3.000 tirajlı gazeteden;Mossad Ajanlarını, CIA Ajanlarını, KGB Ajanlarını ve deşifre edilecek olan Hizmet Gurubu A.Ş.'nin Paralel Ajanlar'ını seyredeceğiz!
Eeee! Tabi onlardan da, Balgat'ın İngiliz Ajanı olduğu açıklamalarını görüp izleyeceğiz!
Bu arada, AKP lazım olan Milletvekili sayısını tamamlayamazsa MHP ile yeterli olan sayıyla Referandum' a gidecek!
"Herkese ve her şeye rağmen milli meselelerde" hükumeti yalnız bırakmayacağını açıklamış olan Bahçeli, üstlendiği görevi ve verdiği sözü bî?hakkın yerine getirecek!
Aynen günlerdir, ülke genelindeki çocuk tacizlerinde, tacizcileri ve taciz yuvalarını bırakıp Bayan Bakan hakkında konuşulanları ve verilen cevapları izlediğimiz gibi, Ajan yarışlarını izleyecek, mazrufla hiç ilgilenmezken zarfın üzerindeki yazıyı, yazı karakterine kadar inceleyeceğiz de inceleyeceğiz!
Ve bu siyasetten Türkiye'nin kanayan yaralarına çare çıkacak, merhem çıkacak!
Bizim oralarda yani Kars'ta ve Azerbaycan'da; "Kök arıxlıyana gadar, arığın canı çıxar!" derler, yani, "Şişman zayıflayıncaya kadar, zayıfın canı çıkar!"
Bahçeli, benim bildiğim Devlet Bahçeli ise zayıfı öldürmeden asla 100 gram vermez!
O'nu Allah yaratmış ama bir merkez de, parti içinde kazanmak, genelde kaybetmek için görevlendirmiş!
Görevini layıkıyla yapmadığını da hiç kimse söyleyemez!
* * *
Artık canımıza yetti, biliyor musunuz?
Kimlik bilgilerimiz de artık elden ele, dilden dile! Dillere düştük yani, hayırlı olsun. Sanki yıllardır, İcra müdürlerinin ve avukatların, hacker'lardan 500?600 liraya kimlik bilgilerini aldıklarını ve bu yolla alacaklılarını bulduklarını, ben biliyorum ama "Yeni Türkiye" nin İleri Demokrat mucitleri, yetkilileri bilmiyorlar!
Halbuysa; duyan duymayana söylesin, gören görmeyene anlatsın lütfen...
Kardaşlığın, kandaşlığın, soydaşlığın, dindaşlığın, komşuluğun, hemşehriliğin, yoldaşlığın, arkadaşlığın, yarenliğin, yâranlığın ve gönüldaşlığın verdiği hakla sesleniyorum.
Ma'lûmları olduğu üzre yol ikidir; biri doğru, diğeri yanlış...
Doğru yoldan felâha gidilir, yanlış yoldan zûlmete...
Doğru yolun mimarı ve banisi Allah, yanlış yolun mimarı, mütahidi, taşeronu, ustası, garsonu, fahişesi ve banisi şeytandır.
Yanlış yoldan doğru adrese gitmek, asla mümkün değildir.
Yanlış yolun manzarası, döşenişi, duraklardaki haram ikramları tatlı görünür, yiyip içeni esritir sarhoş eder.
Kimileri ?belki? yolun sonlarına doğru ayıkır, nâdim olur, tövbekâr olur ama yanlış yolun yolcularının çoğu "akletmedikleri için kendilerine zulmedenler" den olurlar. Ahiretlerini yani sonsuz hayatlarını ziyan ederler.
Yaygın Basın ve Medya vasıtasıyla yapılan algı operasyonları ile ortada bir sürek avı olmamasına rağmen; "At izi, it izine" karıştı!
Mü'mîn ile münkîr, haklı ile haksız, suçlu ile suçsuz, zalim ile mazlum, kuvvetli ile zayıf, hırsız ile polis aynı yerdeler!
Aynı havayı teneffüs ederken birbirlerini sessizce tazyik ve taciz ediyorlar! Dolayısıyla bir huzursuzluktur, aldı başını gidiyor!
Edirne huzursuz, Kars huzursuz!
Sinop huzursuz, Antalya huzursuz!
Sünni huzursuz, Şia huzursuz!
Şarhoş huzursuz, ayık huzursuz!
Akıllı huzursuz, deli bedbîn!
Siz huzursuz, biz huzursuz!
Onlar huzursuz, hepimiz huzursuz!
Bu atmosferden çıkmak gerek!
Hz. Peygamber (s.a.a.)'in; "Nuh'un Gemisi gibidir, binen kurtulur" diye tarif buyurdukları Ehl?i Beyt Gemisi'ne binmek gerek.
Vallahi zararın neresinden dönülürse kârdır!
Allah'ın tevbe kapısı her ân açıktır.
Ve Dostlar, kardaşlar, karındaşlar, yoldaşlar, arkadaşlar, komşular, dindaşlar, soydaşlar, selam verip selam aldığımız herkes; Ehl?i Beyt Gemisi'nde hepinize yer var ve Vallahi teşrifatçıya da ihtiyâcınız yok!
Bilâl?i Habeşî'ce felâha çağırıyoruz!
Bizi işittiğinizi biliyoruz ama Allah rızası için ve kendi menfaatiniz için bizi duyun!
"Kafanıza akıl koyun, ayıkın."
Her geleni kucaklamak üzere kollarımız açık, buyurun kucaklaşalım.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım...
Kadim Atamız Oğuz kağan'ın çizdiği; "Gök çadırım, güneş bayrağım" sınırları içinde, dünyada Kâinat Türk Devleti'ni kurup Kulluğun, Asakirullah'lığın, Dünya Nizamından sorumluluğun hakkını verelim.
Her iki dünyamızı ağız tadıyla yaşayalım...
Buyurun Allah aşkına, buyurun...
Gözlerim yolda bekliyorum, bekleniyorsunuz...
TÜRK, TÜRK'Ü KORUMAZSA TANRI TÜRK'Ü KORUMAZ Vesselâm. Selâm, sevgi, duâ...
MHP'li muhaliflerin açtığı davada, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi; "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak partinin "Olağanüstü Kurultay" a götürülmesine karar verdi. 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, Kurultay Çağrı Heyeti'ni oluşturdu.
MHP'yi Olağanüstü Kongre'ye, bu Kayyum Heyeti götürecek.
Buraya kadar, beklenen ve olması gereken...
MHP Genel Merkezi de anında açıklamasını yaptı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın; hukuk yollarının tükenmediğini ve üst mahkemeye gideceklerini açıkladı!
Bu da beklenendi ve oldu!
Asıl bugünden sonra, Balgat cenahından ve MHP yayın organı 3.000 tirajlı gazeteden;Mossad Ajanlarını, CIA Ajanlarını, KGB Ajanlarını ve deşifre edilecek olan Hizmet Gurubu A.Ş.'nin Paralel Ajanlar'ını seyredeceğiz!
Eeee! Tabi onlardan da, Balgat'ın İngiliz Ajanı olduğu açıklamalarını görüp izleyeceğiz!
Bu arada, AKP lazım olan Milletvekili sayısını tamamlayamazsa MHP ile yeterli olan sayıyla Referandum' a gidecek!
"Herkese ve her şeye rağmen milli meselelerde" hükumeti yalnız bırakmayacağını açıklamış olan Bahçeli, üstlendiği görevi ve verdiği sözü bî?hakkın yerine getirecek!
Aynen günlerdir, ülke genelindeki çocuk tacizlerinde, tacizcileri ve taciz yuvalarını bırakıp Bayan Bakan hakkında konuşulanları ve verilen cevapları izlediğimiz gibi, Ajan yarışlarını izleyecek, mazrufla hiç ilgilenmezken zarfın üzerindeki yazıyı, yazı karakterine kadar inceleyeceğiz de inceleyeceğiz!
Ve bu siyasetten Türkiye'nin kanayan yaralarına çare çıkacak, merhem çıkacak!
Bizim oralarda yani Kars'ta ve Azerbaycan'da; "Kök arıxlıyana gadar, arığın canı çıxar!" derler, yani, "Şişman zayıflayıncaya kadar, zayıfın canı çıkar!"
Bahçeli, benim bildiğim Devlet Bahçeli ise zayıfı öldürmeden asla 100 gram vermez!
O'nu Allah yaratmış ama bir merkez de, parti içinde kazanmak, genelde kaybetmek için görevlendirmiş!
Görevini layıkıyla yapmadığını da hiç kimse söyleyemez!
* * *
Artık canımıza yetti, biliyor musunuz?
Kimlik bilgilerimiz de artık elden ele, dilden dile! Dillere düştük yani, hayırlı olsun. Sanki yıllardır, İcra müdürlerinin ve avukatların, hacker'lardan 500?600 liraya kimlik bilgilerini aldıklarını ve bu yolla alacaklılarını bulduklarını, ben biliyorum ama "Yeni Türkiye" nin İleri Demokrat mucitleri, yetkilileri bilmiyorlar!
Halbuysa; duyan duymayana söylesin, gören görmeyene anlatsın lütfen...
Kardaşlığın, kandaşlığın, soydaşlığın, dindaşlığın, komşuluğun, hemşehriliğin, yoldaşlığın, arkadaşlığın, yarenliğin, yâranlığın ve gönüldaşlığın verdiği hakla sesleniyorum.
Ma'lûmları olduğu üzre yol ikidir; biri doğru, diğeri yanlış...
Doğru yoldan felâha gidilir, yanlış yoldan zûlmete...
Doğru yolun mimarı ve banisi Allah, yanlış yolun mimarı, mütahidi, taşeronu, ustası, garsonu, fahişesi ve banisi şeytandır.
Yanlış yoldan doğru adrese gitmek, asla mümkün değildir.
Yanlış yolun manzarası, döşenişi, duraklardaki haram ikramları tatlı görünür, yiyip içeni esritir sarhoş eder.
Kimileri ?belki? yolun sonlarına doğru ayıkır, nâdim olur, tövbekâr olur ama yanlış yolun yolcularının çoğu "akletmedikleri için kendilerine zulmedenler" den olurlar. Ahiretlerini yani sonsuz hayatlarını ziyan ederler.
Yaygın Basın ve Medya vasıtasıyla yapılan algı operasyonları ile ortada bir sürek avı olmamasına rağmen; "At izi, it izine" karıştı!
Mü'mîn ile münkîr, haklı ile haksız, suçlu ile suçsuz, zalim ile mazlum, kuvvetli ile zayıf, hırsız ile polis aynı yerdeler!
Aynı havayı teneffüs ederken birbirlerini sessizce tazyik ve taciz ediyorlar! Dolayısıyla bir huzursuzluktur, aldı başını gidiyor!
Edirne huzursuz, Kars huzursuz!
Sinop huzursuz, Antalya huzursuz!
Sünni huzursuz, Şia huzursuz!
Şarhoş huzursuz, ayık huzursuz!
Akıllı huzursuz, deli bedbîn!
Siz huzursuz, biz huzursuz!
Onlar huzursuz, hepimiz huzursuz!
Bu atmosferden çıkmak gerek!
Hz. Peygamber (s.a.a.)'in; "Nuh'un Gemisi gibidir, binen kurtulur" diye tarif buyurdukları Ehl?i Beyt Gemisi'ne binmek gerek.
Vallahi zararın neresinden dönülürse kârdır!
Allah'ın tevbe kapısı her ân açıktır.
Ve Dostlar, kardaşlar, karındaşlar, yoldaşlar, arkadaşlar, komşular, dindaşlar, soydaşlar, selam verip selam aldığımız herkes; Ehl?i Beyt Gemisi'nde hepinize yer var ve Vallahi teşrifatçıya da ihtiyâcınız yok!
Bilâl?i Habeşî'ce felâha çağırıyoruz!
Bizi işittiğinizi biliyoruz ama Allah rızası için ve kendi menfaatiniz için bizi duyun!
"Kafanıza akıl koyun, ayıkın."
Her geleni kucaklamak üzere kollarımız açık, buyurun kucaklaşalım.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım...
Kadim Atamız Oğuz kağan'ın çizdiği; "Gök çadırım, güneş bayrağım" sınırları içinde, dünyada Kâinat Türk Devleti'ni kurup Kulluğun, Asakirullah'lığın, Dünya Nizamından sorumluluğun hakkını verelim.
Her iki dünyamızı ağız tadıyla yaşayalım...
Buyurun Allah aşkına, buyurun...
Gözlerim yolda bekliyorum, bekleniyorsunuz...
TÜRK, TÜRK'Ü KORUMAZSA TANRI TÜRK'Ü KORUMAZ Vesselâm. Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017