Biraz hafızamızı tazeleyelim.
İngiltere’nin ünlü ve ödüllü savaş muhabiri Robert Fisk, Independent gazetesinde, Suriye’deki yaşanan katliamların muhalifler tarafından işlendiğini, Özgür Suriye Ordusu’nun dışarıdan gelen militanlar tarafından oluşturulduğunu ve silahların Türkiye üzerinden temin edildiğini açıklamıştı.
The Guardian gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Martin Chulov, Türkiye’nin de desteğiyle oluşturulan Suriye krizinin en çok Türkiye’yi etkileyeceğini belirtmişti.
İfadeler aynen şöyle: “500 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun 90 yıl önce parçalanmasından sonra Suriye, Irak, Lübnan ve Ürdün’ün sınırları belirlenmiş, İsrail ortaya çıkmıştı. Suriye krizi sınırları aşarsa, Ortadoğu’da, Osmanlı’nın dağılmasından sonra yaşananlardan da daha derin değişimler meydana gelir.”
Al-Arabiya gazetesinin yazarlarından Eman el Şenavi, Suriye’den gelen bilgilerin süzgeçten geçirilmesi gerektiğini çünkü sürekli olarak muhaliflerden alınan bilgilerin kullanıldığını dile getirmişti.
Tarih bilimcisi ve Arap Dünyası uzmanı Fransız akademisyen Pierre Piccinin, Suriye konusunda batının dezenformasyon uyguladığını, katliamların muhalifler tarafından yapıldığını, Esad’ın silahsız protestolara müsaade ettiğini, Esad güçlü olmasına rağmen bilinçli olarak zayıf gösterildiğini, muhalifler zayıf olmasına rağmen güçlü gösterildiğini yazılarında ve röportajlarında ifade etmişti.
CNN’in kurguladığı Suriye haberinin perde arkası ekranlara yansımıştı.
Yine Al-Arabiya, El-Cezire gibi muhalifleri destekleyen, batı yanlı yayın kuruluşlarının muhabir ve yorumcularının istifaları hala gözümüzün önünde… Ayrılma gerekçeleri kendilerinden Esad yönetimi hakkında yalan haber üretmelerinin istenmesiydi.
Suriye ve Türkiye’de yaşanan gerçekleri gözler önüne süren bu tür haberlere bugünlerde bir yenisi daha eklendi. ABD’li tarihçi Dr. Griffin Tarpley oldukça dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Gerçi bu itirafları biz zaten sürekli ifade ediyoruz ama bizi dinlemek ve anlamak istemeyenler belki konuşan ABD’li olunca daha fazla dinler diye umduğumuzdan aktarıyoruz.
Dilerseniz sözü tamamen Tarpley’e bırakalım ve röportajı olduğu gibi yazalım:
“Obama Erdoğan’ı aldatıyor, Türkler kaybedecek.”
“Obama’nın her hafta Erdoğan’ı aradığı, kibir ve hırsı ile oynayarak onu bir yere ittiği söyleniyor. Mübarek’in düşürülmesinden sonra Türk hükümeti Yeni Osmanlı İmparatorluğu fikri ile kandırıldı. Bu aldatmaca ile sıfır sorundan, başta Kürt sorunu olmak üzere, onlarca sorunlar dizisine geçiverirsiniz.”
“Türkler öncelikle Amerika ve İngiltere ile ittifakın ‘öldüren bir kucaklama’ olduğunu anlamalı; bir başka deyişle İngiliz ve Amerikalılar Türkleri öldürene kadar sevecekler. Türkleri Suriye’ye karşı kullanacaklar. Ve çatışmayı modern Türkiye’yi yok etmek için kullanacaklar. Korkarım, Obama’nın aldattığı Erdoğan ve Davutoğlu bu psikoloji ile kendi çukurlarını kazıyorlar. Kazanacakları hiçbir şey yok ve kaybedecekler.”
“Şu anda Türkler, güney bölgelerinin tamamını CIA’ye devrettiler. Oralarda CIA başıboş, kontrolsüz dolaşıyor. İskenderun otellerinde CIA cirit atıyor. Oteller El-Kaide teröristleri ile dolu. CIA Adana yakınlarındaki İncirlik üssünden bölgeye getirdikleri teröristleri kullanıyor. Ve bunun Türkiye’ye geri dönüşü feci olacak…”
Bu ifadelerin tamamı olduğu gibi ABD’li tarihçiye ait…
Türkiye’nin yok edilmesinden bahsediyor, siyasilerimizin aldatıldığından bahsediyor, güney bölgelerimizin CIA ve teröristlerle dolduğunu, El Kaide, ABD ve Özgür Suriye Ordusu ilişkisini, ittifakını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Adam daha ne desin? Sözün tamamı deliye söylenir diyorlar ve adam sözün tamamını en ince ayrıntısına kadar söylüyor.
Anlamadıklarına göre demek ki bizimkiler deliden de öte…
İngiltere’nin ünlü ve ödüllü savaş muhabiri Robert Fisk, Independent gazetesinde, Suriye’deki yaşanan katliamların muhalifler tarafından işlendiğini, Özgür Suriye Ordusu’nun dışarıdan gelen militanlar tarafından oluşturulduğunu ve silahların Türkiye üzerinden temin edildiğini açıklamıştı.
The Guardian gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Martin Chulov, Türkiye’nin de desteğiyle oluşturulan Suriye krizinin en çok Türkiye’yi etkileyeceğini belirtmişti.
İfadeler aynen şöyle: “500 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun 90 yıl önce parçalanmasından sonra Suriye, Irak, Lübnan ve Ürdün’ün sınırları belirlenmiş, İsrail ortaya çıkmıştı. Suriye krizi sınırları aşarsa, Ortadoğu’da, Osmanlı’nın dağılmasından sonra yaşananlardan da daha derin değişimler meydana gelir.”
Al-Arabiya gazetesinin yazarlarından Eman el Şenavi, Suriye’den gelen bilgilerin süzgeçten geçirilmesi gerektiğini çünkü sürekli olarak muhaliflerden alınan bilgilerin kullanıldığını dile getirmişti.
Tarih bilimcisi ve Arap Dünyası uzmanı Fransız akademisyen Pierre Piccinin, Suriye konusunda batının dezenformasyon uyguladığını, katliamların muhalifler tarafından yapıldığını, Esad’ın silahsız protestolara müsaade ettiğini, Esad güçlü olmasına rağmen bilinçli olarak zayıf gösterildiğini, muhalifler zayıf olmasına rağmen güçlü gösterildiğini yazılarında ve röportajlarında ifade etmişti.
CNN’in kurguladığı Suriye haberinin perde arkası ekranlara yansımıştı.
Yine Al-Arabiya, El-Cezire gibi muhalifleri destekleyen, batı yanlı yayın kuruluşlarının muhabir ve yorumcularının istifaları hala gözümüzün önünde… Ayrılma gerekçeleri kendilerinden Esad yönetimi hakkında yalan haber üretmelerinin istenmesiydi.
Suriye ve Türkiye’de yaşanan gerçekleri gözler önüne süren bu tür haberlere bugünlerde bir yenisi daha eklendi. ABD’li tarihçi Dr. Griffin Tarpley oldukça dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Gerçi bu itirafları biz zaten sürekli ifade ediyoruz ama bizi dinlemek ve anlamak istemeyenler belki konuşan ABD’li olunca daha fazla dinler diye umduğumuzdan aktarıyoruz.
Dilerseniz sözü tamamen Tarpley’e bırakalım ve röportajı olduğu gibi yazalım:
“Obama Erdoğan’ı aldatıyor, Türkler kaybedecek.”
“Obama’nın her hafta Erdoğan’ı aradığı, kibir ve hırsı ile oynayarak onu bir yere ittiği söyleniyor. Mübarek’in düşürülmesinden sonra Türk hükümeti Yeni Osmanlı İmparatorluğu fikri ile kandırıldı. Bu aldatmaca ile sıfır sorundan, başta Kürt sorunu olmak üzere, onlarca sorunlar dizisine geçiverirsiniz.”
“Türkler öncelikle Amerika ve İngiltere ile ittifakın ‘öldüren bir kucaklama’ olduğunu anlamalı; bir başka deyişle İngiliz ve Amerikalılar Türkleri öldürene kadar sevecekler. Türkleri Suriye’ye karşı kullanacaklar. Ve çatışmayı modern Türkiye’yi yok etmek için kullanacaklar. Korkarım, Obama’nın aldattığı Erdoğan ve Davutoğlu bu psikoloji ile kendi çukurlarını kazıyorlar. Kazanacakları hiçbir şey yok ve kaybedecekler.”
“Şu anda Türkler, güney bölgelerinin tamamını CIA’ye devrettiler. Oralarda CIA başıboş, kontrolsüz dolaşıyor. İskenderun otellerinde CIA cirit atıyor. Oteller El-Kaide teröristleri ile dolu. CIA Adana yakınlarındaki İncirlik üssünden bölgeye getirdikleri teröristleri kullanıyor. Ve bunun Türkiye’ye geri dönüşü feci olacak…”
Bu ifadelerin tamamı olduğu gibi ABD’li tarihçiye ait…
Türkiye’nin yok edilmesinden bahsediyor, siyasilerimizin aldatıldığından bahsediyor, güney bölgelerimizin CIA ve teröristlerle dolduğunu, El Kaide, ABD ve Özgür Suriye Ordusu ilişkisini, ittifakını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Adam daha ne desin? Sözün tamamı deliye söylenir diyorlar ve adam sözün tamamını en ince ayrıntısına kadar söylüyor.
Anlamadıklarına göre demek ki bizimkiler deliden de öte…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump yeni gümrük tarifeleriyle neyi amaçlıyor? / 05.04.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025