Gaziantep'te 28 fabrika,K. Maraş'ta 58 fabrika,Malatya'da 14 fabrika,Adana ve çevresinde 12 fabrika,İstanbul'da 18 fabrika kapandı. Ve diğer illerde 54 fabrika daha kepenklerini indirdi.Hepsi kapandı. Bunlar Türkiye'nin en büyük iplik fabrikalarıydı.Türkiye'de toplam 350 iplik fabrikası bulunuyordu. "Bulunuyordu" diyorum, çünkü bunların 184 tanesi artık yok. Bu kapanmalardan önce Türk iplik sanayi dünyanın ikinci, Avrupa'nın ise en büyük kapasitesine sahipti.Hükümetin yanlış ekonomi politikalarının tekstil sektörünün can damarı olan iplik üretimine yansıması işte böyle oldu.Bu kapanan iplik fabrikalarının Türkiye'ye faturası 6 milyar dolar oldu.400 bin kişi işsizlikle karşı karşıya kaldı.Daha bitmedi?Yılın ilk altı aylık dönemi için aşağıdaki verileri TUİK açıkladı.Pamuk ipliği üretimi yüzde 21,1, sentetik iplik üretimi yüzde 19,7, pamuklu dokuma üretimi yüzde 21,2 ve sentetik dokuma üretimi yüzde 14,1 azaldı.Sadece tekstil mi üretimi düşen sektör?Hayır değil.Bunlar da TUİK'in açıkladığı veriler.Radyo-TV haberleşme cihazları üretimi, tekstil, deri, malzeme ve teçhizat, giyim, metal eşya ve tıbbi optik ve hassas aletler üretiminde de ciddi düşüşler tespit edildi. Türkiye'de sanayinin kilit önemdeki alanlarında üretimdeki büyük düşüşler, ekonominin bulunduğu vahim durumun gerçek göstergesi.Başka göstergeler de var.Son altı yılda 8 milyar dolar seviyesinde Türk sermayesi yurt dışına kaçtı.Türkiye'den kaçan yerli sermaye hangi ülkelere yerleşti?Tunus, Bulgaristan, Mısır, Özbekistan, Ürdün, Moldova, Çin, Rusya, Pakistan, Çek Cumhuriyeti, Cezayir ve Sudan gibi ülkeler Türk sanayicisine Türkiye'den daha cazip imkânlar sundular.Elektrik ve doğalgaz gibi temel girdilere zam otomatiğe bağlandığı için bundan sonra Türkiye'de üretim yapmak daha da imkânsız hale getirildi. Hasbelkader yatırım yapmış olanlar da yurtdışına kaçış kervanına ilk fırsatta katılacaklardır. Türkiye'de istihdam oluşturulmayacağı ve mevcut üretim tesislerinin de kapandığı için işsizler ordusu da bu gidişle çığ gibi büyümeye devam edecektir.Türkiye'de artık herkes Türkiye'nin ekonomik sorunlarından bir şekilde etkilenmiş ve işçiyse işsiz kalmak tehlikesiyle, sanayiciyse fabrikasını kapatmak tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumdadır. Bu olumsuz tablolardan kurtulmak ancak IMF ve AB gibi yabancı kurumların aklıyla yürümeye son vermekle ve milli projelerle kalkınma yoluna girmekle mümkün olacaktır. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" hızla kalkınmanın yol haritası olarak Türk milletinin önünde durmaktadır. Ülkemizin bu modelden başka çıkış yolu yoktur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024