"Lâyık mıdır insân olana vakt?i kazâdaHak zâhir iken bâtıl için hükmü imâlet."(Gerçek manada insan olan için mahkemede, hüküm, karar verme konumunda ve sırasında hak bütün delil ve belgeleri ile apaçık ortada iken, haksızlık ve yanlış için verilmesi gereken kararı uzatmak, uygulamamak, sürüncemede bırakmak uygun mudur?)Demek ki baban bile olsa, evladın, eşin dostun, akraban, partinden, aşiretinden vs kim olursa olsun adaletin uygulanmasına engel olmayacaksın, hakkı gizlemeyeceksin, haksızlığı hak göstermeyeceksin, yolsuzluğu, usulsüzlüğü örtbas etmeyeceksin. Adaletin, mahkemenin, hukukun serbestçe, özgürce çalışmasına, hakkaniyete uygun şekilde karar ve hüküm vermesine müsaade edeceksin. Alınan mahkeme kararlarının uygulanmasını geciktirmeyeceksin, engellemeyeceksin. Hiçbir siyasi iktidar, yasama, yürütme, yargı ayrılığına dayalı olarak kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince yargıyı kıskaca alamaz, yargının bağımsızca iş görmesine engel olamaz. Hiçbir siyasi iktidar, soruşturmaları engelleyemez, yönlendiremez, iptal edemez. Ederse orada hukuk devletinden bahsedilemez.Kur'an?ı Kerim'de hakkı gizleme konusunda şu uyarılar var:"Bildiğiniz halde, bile bile hakkı ketm etmeyin (gizlemeyin)." (2/Bakara, 42). "Ey ehl?i kitap! Neden hakka bâtılı karıştırıyor ve bile bile hakkı/gerçeği gizliyorsunuz?" (3/Âl?i İmran, 71)"Kadı ola davacı vü muhzır dahi şahitOl mahkemenin hükmüne derler mi adalet."(Hâkim davacı, mübaşir de şahit olursa o mahkemenin vereceği hükme, karara hiç adalet denilebilir mi?)Yasama, yürütme, yargı ayrıdır, bağımsızdır, birbirlerinin yetkilerine tecavüz edemezler. Demokratik, laik, hukuk devleti bunu gerektirir. Yasama ve yürütme, yargıya müdahale ederse, siyasi iktidar mahkemelerin bağımsızca iş görmesine karışırsa, baskı uygularsa o mahkemelerden hak, hukuk, adalet çıkmaz. Derebeylik sisteminde, mülk devletinde, padişahlık devletinde ve komünistlik gibi polis devletlerinde idarede, siyasette kim hâkimse mahkeme denilen kurum, onların aldığı kararları meşrulaştırma kurumudur. Bu tür ilkel devletimsi teşkilatlarda kanunlar sadece vatandaşlar için vardır. Siyasi gücü elinde tutanlar için ise hiçbir kanunun ve hukukun bağlayıcılığı yoktur. Hem İslam'ın hem de demokrasinin gerçek anlamda uygulandığı devletlerde ise kanunlar, hem vatandaşlar hem de yöneticiler için eşit derecede geçerlidir. Kanun önünde kimsenin imtiyazı, üstünlüğü, ayrıcalığı yoktur. "Ey mürtekib?i har bu ne zillet ki çekersinBir kaç kuruşa müddet?i ömrünce hacâlet"(Ey eşek rüşvetçi! Bu ne biçim bir alçaklıktır ki birkaç kuruş için ömrün boyunca utanç belası çekersin, rezil rüsvay olursun, el içine çıkamazsın.) Devletin yüksek mevkilerinde yer tutanlar, hakları olan maaşlarının dışında paraya, dünyalığa, maddeye tamah edip, hak etmediği parayla üçbeş gün keyf içinde yaşamayı kâr belleyebilir. Ama bu haksız kazanç temini açığa çıkınca, tüyü bitmedik yetim hakkı olan para hırsızlığı ile bütün saygınlığı ortadan kalkar. Ömür boyunca âdeta bir zindan hayatı yaşama tehlikesi içinde olur. Allah'a, ahret gününe, hesap gününe imanı olmayanların hırsızlık yapmasını, rüşvet yemesini kısmen anlayabiliyoruz. Kaldı ki birçok ateistin, imansız, dinsiz kişinin bile vicdanı olabilmekte, onlar bile hırsızlıktan uzak durmakta, dürüst ve ahlaklı iş yapmaktadırlar. Kaldı ki İslamcılık davası güdenlerin çok daha fazla dürüst olmaları gerekmektedir. Zira hırsızlığın günahının ne kadar büyük olduğunun farkında olmaları gerekir. Ölümden sonra, kıyametten sonra hesaba çekileceklerini, kimsenin kimsede zerre miskal hakkının kalmayacağını bilmeleri gerekir. Bütün bunları bile bile, inana inana yapıyorlarsa zillet ki ne zillet!Kur'an?ı Kerim'de rüşvet konusunda kesin hüküm vardır: "Birbirinizin mallarını, aranızda kumar, sahtekârlık, hırsızlık, gasp, rüşvet gibi bâtıl sebeplerle yemeyin!" (Bakara, 188)Hz. Muhammed (sav) de rüşvetçileri lanetlemektedir: "Rüşvet alana, verene ve bunlar arasında rüşvete vasıta olana da Allah lanet etsin."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
- Dayatılan kapitalist stil / 26.12.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015
- "Karıştır barıştır"a karşı "birleştir savuştur" / 30.11.2015
- Öğretmenler Günü'nü kutlamak / 26.11.2015
- İşin sırrı dengede / 20.11.2015
- IŞİD terörist peki Fransa nedir? / 18.11.2015
- Anaları ağlamasın diye Fransa'ya çözüm süreci desteği / 17.11.2015
- Bir 10 Kasım yazısı / 12.11.2015
- Ölmek ve köle olmak dışında üçüncü bir seçenek / 11.11.2015
- Türk sosyalistlerini marabalıktan kurtulmaya davet / 09.11.2015
- Yandakların istilası / 05.11.2015