Siyasilerimiz İsrail ile ne zaman bir şov siyaseti gütmeye başlarlarsa anlayın ki o sıralar çok önemli taviz içeren adımlar atılıyordur. Bugüne kadar bu hep böyle oldu bundan sonra da pek faklı olmayacak.Bugünlerde de yine böyle bir manzara var. Görünüşte sanki müthiş bir İsrail-Türkiye kavgası yaşanıyormuş gibi gösteriliyor. Ama resmi ve fiili ilişkilerde asla bir aksama yok, her şey tıkırında devam ediyor.Bu tür durumlarda Wikileaks belgelerinde ifade edilen, "Türkiye'nin İsrail çıkışları iç politikaya yönelik" itirafını hatırlamadan geçemeyeceğiz.Mevcut siyasi anlayışın devam ettiği bir ortamda Türkiye ile İsrail arasında yeni bir one minute şov yaşanıyorsa yapmamız gereken, bu gündemin tozu dumanından kendimizi kurtarıp, İsrail'in çıkarlarına Türkiye hangi adımları atıyor ona bakmamızdır.Bugünlerde yaşanan en önemli gelişme de füze kalkanı meselesidir.Malum, Türkiye'nin, İsrail'in hamiliği anlamına gelen füze kalkanı ile ilgili nihai mutabakatı imzaladığı ortaya çıkmıştı. Ve bizler bu mutabakattan sonra sürecin çok hızlı işleyeceğini ifade etmiştik. Öyle de oldu.Füze kalkanının beyni olan radar sisteminin hangi illere yerleştirilebileceği üzerinde duruldu ve bazı illerin ismi ön plana çıktı. Bunlardan en revaçta olanı Diyarbakır olarak gözüküyor. Açıklamalara göre, sistem yılbaşından önce konuşlandırılacak ve asıl komuta da Almanya'da bir merkezden yapılacak. Tabii, bunlar öngörü niteliğinde, neler yaşanacağını ve sonuçlarını çok kısa zaman sonra göreceğiz.Bu aşamada Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun açıklamaları çok ilginçti.Sayın Davutoğlu, yetkisi bizde olmayan ama sorumluluğu bize ait olacak olan bu sistem ile ilgili olarak "Türkiye'de ne bir füze olacak, ne bu füzeye karşı kendi ulusal gerekliliğimiz gereği kendimiz şey yapabiliriz. Ama bu sistemin gereği olan bir yapılanma söz konusu değil. Burada her ülkenin yaptığı katkı var bizim katkımız ise bir radar sistemi ile sınırlıdır. Türkiye üzerinde füze savaşı cereyan edecekmiş gibi bir kanaat doğru değil" dedi.Burada Sayın Bakanımıza şu soruyu sormalıyız: füzeler mi daha önemlidir yoksa bu coğrafyada birçok noktaya yerleştirilmiş olan füzeleri kontrol eden, yönlendiren radar sistemi mi?Elbette ki sistemin en önemli parçası sistemin beyni diyebileceğimiz radar sistemidir. Bu sistemin hedefinde olan ülke ya da ülkeler herhangi bir tehdit algılaması durumunda önce füzeleri mi vurmak zorundadır yoksa bu füzeleri yönlendirecek radar sistemini mi?Elbette ki radar sistemini? Peki, Sayın Bakan, nasıl olur da böyle bir tehlike karşısında hala, "Türkiye üzerinde füze savaşı cereyan edecekmiş gibi bir kanaat doğru değil" diyebiliyorsunuz?Üstelik İsrail'le yapılan tiyatrolarla bu tehlikeli sürecin üstünü örterek?Tabii, füze sisteminin öncelikli hedefi olan İran'dan da, doğal olarak, Türkiye'ye yönelik uyarılar gelmeye devam ediyor. İran bu tür uyarılarla Türkiye'yi, ABD'nin yıllardan beri hedeflediği Türkiye-İran savaşından uzaklaştırmaya çalışıyor. Çünkü bu tür bir savaşın ne Türkiye'ye, ne de İran'a faydası var.İran, bir taraftan radarları yanıltabilecek, etkisiz hale getirebilecek füze denemeleri yapıyor, diğer taraftan da, İranlı yetkililer, Türkiye'yi kastederek, ""Müslüman ülkeler NATO'nun çıkarlarına hizmet etmemeli" uyarıları yapıyor.Türk yetkililer, bence bu uyarıları dikkate almalı ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Oyun Türkiye üzerine oynanıyor" ikazını hiçbir zaman akıllarından çıkarmamalıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025