AKP hükümeti, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile öyle işlere imza atıyor ki, hukuki bir kılıf uydurmak mümkün değil...
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Barzani, Türkiye’yi kendi yasa dışı ticaretine sarıyor.
“Kürdistan Bölge Yönetimi”, Dohuk, Erbil ve Süleymaniye vilayetlerinin birleşmesinden oluşuyor.
Barzani’nin bu üç vilayetine, Irak Anayasası gereği, merkezi bütçeden yüzde 17 pay ayrılıyor.
Petrol kaynakları hususunda ise, Irak Anayasası’nın 110. ve 111. maddeleri “Petrol ve gaz, tüm bölgeler ve vilayetlerde Irak halkının tümünün malıdır” diyor. Anayasa’da “işler durumdaki sahalardan elde edilen petrol ve gazın işletilmesi ve paylaşımına”ne açıklık getiriliyor.
Barzani ise, hem kendisine güya hakkaniyetli bir gelir tahsisi yapılmadığını ileri sürerek, hem de Anayasa’da düzenlenmeyen yeni açılan petrol alanlarını oldu-bittiye getirerek, Irak merkezi yönetimini ve yasaları dinlemiyor.
Barzani, Irak’tan ayrılmak için ihtilaf üretiyor… Eski CIA Bölge şefi Graham Fuller’in seslendirdiği üzere Türkiye, Suriye ve İran’daki Kürt parçalardan müteşekkil Genişletilmiş yeni Kürdistan Devleti için, kendisini Irak merkezi yönetiminden kopartmaya çalışıyor.
Irak Petrol Yasası’nı kaleme alan Dr. Ashti Hawrami’ye göre ise, Barzani’nin bölgesinde “20-25 milyar varillik ham petrol rezervi” bulunuyor.
Barzani, Irak halkının ortak malı olduğu Anayasa’da bu petrol rezervine tek başına konmak istiyor. Nitekim Federal Petrol ve Gaz Konseyi’nin kararlarını hiçe sayarak, kendi bölgesindeki petrolü, Amerikan, İngiliz ve Fransız petrol devlerine ihale ediyor.
Irak merkezi yönetimi ise, Barzani’yi Anayasa ve yasalara aykırı iş yapmakla, kara para devşirmekle suçluyor.
Kara para, yasadışı faaliyetler sonucu elde edilen para, mal veya değerler olarak tanımlanıyor.
Kara-para kavramı, dünya literatürüne 1973 Watergate skandalı ile giriyor… 1972-1974 yıllarında ABD başkentinde gelişen ve Başkan Richard Nixon’un istifa etmesiyle sonuçlanan siyasi bir skandaldır Watergate!
Türkiye ise, güya 4208 sayılı kara para ile mücadele kanunu çıkarıyor.
Eğer “kara para”nın tanımı “yasadışı faaliyetler sonucu elde edilen para, mal veya değerler” ise; Barzani’nin yasa dışı elde ettiği gelir, Ankara’dakiler için nasıl kara para olmuyor?!
Barzani’nin baş çektiği “petrol fitnesi” almış başını gidiyor. Barzani, hukuk dışı yollarla çöreklenmeye çalıştığı petrol rezervleriyle Irak’ı iç savaşa ve kardeş katliamına sürüklüyor.
Tam bu kavşakta, AKP hükümeti, Irak merkezi hükümetini devre dışı bırakıyor; Barzani ile anlaşmalar yapıyor.
Barzani, yasa dışı olarak çıkarttığı ham petrolü, tankerlerle Türkiye’ye gönderiyor, rafineri ettiriyor, parayı vuruyor. Lakin bu para, hukuk dışı yollarla elde edildiği için, “kara para” tanımından başka bir şeyle tanımlamak mümkün görünmüyor.
Ankara’dakiler, para paradır, paranın karası-marası olmaz edasıyla Barzani’yi himaye edince; Irak merkezi hükümeti Ankara’yı da ikaz ediyor.
Barzani’nin hukuk dışı işletmeye kalkıştığı petrol kuyularından Türkiye’ye “savaş” çıkmaya başlıyor.
Barzani, Türkiye’yi of-shore ülkesi gibi kullanıyor.
Barzani, Irak’ta hukuk dışı yollarla petrolden elde ettiği “kara para”yı, adeta Türkiye’yi kullanarak aklamaya çalışıyor, hem de Irak merkezi yönetimine karşı Türkiye’yi çıkartıyor.
Ankara ise, hem Barzani’nin yasadışı petrol işletmelerine ve kara para işlerine alet oluyor; hem de kapı komşusu Irak ile kapışma noktasına sürükleniyor.
Şayet AKP hükümeti ve Barzani, bölgede yeni bir savaş değil de, huzur ve barış istiyorlarsa, “petrol eksenli bu büyük fitne”yi acilen terk etmelidirler.
Türkiye, Barzani’nin of-shore ülkesi veya kara parasını aklama yeri değildir.
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi lideri Barzani, Türkiye’yi kendi yasa dışı ticaretine sarıyor.
“Kürdistan Bölge Yönetimi”, Dohuk, Erbil ve Süleymaniye vilayetlerinin birleşmesinden oluşuyor.
Barzani’nin bu üç vilayetine, Irak Anayasası gereği, merkezi bütçeden yüzde 17 pay ayrılıyor.
Petrol kaynakları hususunda ise, Irak Anayasası’nın 110. ve 111. maddeleri “Petrol ve gaz, tüm bölgeler ve vilayetlerde Irak halkının tümünün malıdır” diyor. Anayasa’da “işler durumdaki sahalardan elde edilen petrol ve gazın işletilmesi ve paylaşımına”ne açıklık getiriliyor.
Barzani ise, hem kendisine güya hakkaniyetli bir gelir tahsisi yapılmadığını ileri sürerek, hem de Anayasa’da düzenlenmeyen yeni açılan petrol alanlarını oldu-bittiye getirerek, Irak merkezi yönetimini ve yasaları dinlemiyor.
Barzani, Irak’tan ayrılmak için ihtilaf üretiyor… Eski CIA Bölge şefi Graham Fuller’in seslendirdiği üzere Türkiye, Suriye ve İran’daki Kürt parçalardan müteşekkil Genişletilmiş yeni Kürdistan Devleti için, kendisini Irak merkezi yönetiminden kopartmaya çalışıyor.
Irak Petrol Yasası’nı kaleme alan Dr. Ashti Hawrami’ye göre ise, Barzani’nin bölgesinde “20-25 milyar varillik ham petrol rezervi” bulunuyor.
Barzani, Irak halkının ortak malı olduğu Anayasa’da bu petrol rezervine tek başına konmak istiyor. Nitekim Federal Petrol ve Gaz Konseyi’nin kararlarını hiçe sayarak, kendi bölgesindeki petrolü, Amerikan, İngiliz ve Fransız petrol devlerine ihale ediyor.
Irak merkezi yönetimi ise, Barzani’yi Anayasa ve yasalara aykırı iş yapmakla, kara para devşirmekle suçluyor.
Kara para, yasadışı faaliyetler sonucu elde edilen para, mal veya değerler olarak tanımlanıyor.
Kara-para kavramı, dünya literatürüne 1973 Watergate skandalı ile giriyor… 1972-1974 yıllarında ABD başkentinde gelişen ve Başkan Richard Nixon’un istifa etmesiyle sonuçlanan siyasi bir skandaldır Watergate!
Türkiye ise, güya 4208 sayılı kara para ile mücadele kanunu çıkarıyor.
Eğer “kara para”nın tanımı “yasadışı faaliyetler sonucu elde edilen para, mal veya değerler” ise; Barzani’nin yasa dışı elde ettiği gelir, Ankara’dakiler için nasıl kara para olmuyor?!
Barzani’nin baş çektiği “petrol fitnesi” almış başını gidiyor. Barzani, hukuk dışı yollarla çöreklenmeye çalıştığı petrol rezervleriyle Irak’ı iç savaşa ve kardeş katliamına sürüklüyor.
Tam bu kavşakta, AKP hükümeti, Irak merkezi hükümetini devre dışı bırakıyor; Barzani ile anlaşmalar yapıyor.
Barzani, yasa dışı olarak çıkarttığı ham petrolü, tankerlerle Türkiye’ye gönderiyor, rafineri ettiriyor, parayı vuruyor. Lakin bu para, hukuk dışı yollarla elde edildiği için, “kara para” tanımından başka bir şeyle tanımlamak mümkün görünmüyor.
Ankara’dakiler, para paradır, paranın karası-marası olmaz edasıyla Barzani’yi himaye edince; Irak merkezi hükümeti Ankara’yı da ikaz ediyor.
Barzani’nin hukuk dışı işletmeye kalkıştığı petrol kuyularından Türkiye’ye “savaş” çıkmaya başlıyor.
Barzani, Türkiye’yi of-shore ülkesi gibi kullanıyor.
Barzani, Irak’ta hukuk dışı yollarla petrolden elde ettiği “kara para”yı, adeta Türkiye’yi kullanarak aklamaya çalışıyor, hem de Irak merkezi yönetimine karşı Türkiye’yi çıkartıyor.
Ankara ise, hem Barzani’nin yasadışı petrol işletmelerine ve kara para işlerine alet oluyor; hem de kapı komşusu Irak ile kapışma noktasına sürükleniyor.
Şayet AKP hükümeti ve Barzani, bölgede yeni bir savaş değil de, huzur ve barış istiyorlarsa, “petrol eksenli bu büyük fitne”yi acilen terk etmelidirler.
Türkiye, Barzani’nin of-shore ülkesi veya kara parasını aklama yeri değildir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019