İstanbul Güngören'de meydana gelen patlamada çok sayıda can kaybı ve yaralı var. Olay yeri bizim bulunduğumuz yere çok yakın. Yaralılar içerisinde tanıdıklarımız da var. Öncelikle ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz; milletimize de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada bunun bir terörist saldırı olduğu ifade ediliyor. Son günlerde Türkiye gündemi son derece gergin günler yaşıyor. Bu ortamı sevenler, hatta daha da germek isteyenler elbette olacaktır. Karanlık ve puslu havalar, her zaman kurtların iştahını kabartmıştır.
Güngören'deki patlama son derece haince ve alçakça tertiplenmiş. Önce bir bomba patlatılıyor, sesten dolayı çevre sakinleri ne oluyor diye olay yerine toplanıyorlar. İşte tam kalabalığın toplandığı bu sırada öldürücü olan esas bomba patlatılıyor. Bu arada ciddi anlamda can kaybı ve yaralanma meydana geliyor. Kayıp yalnız can ve mal kaybı ile sınırlı değil, işin sosyal tarafı da var. Olaya şahit olanlar, olayda yakınlarını kaybedenler ve yakınlarından haber almak için gece boyu hastane hastane dolaşan insanlar da psikolojik travma yaşadılar ve mağdur oldular. Basın yayın yoluyla, hadise bir anda bütün yurtta yankılandı ve dünya kamuoyunun gündemine düştü. Böylesi ortamlarda kriz yönetimi uygulanmalıdır. Aksi halde halkın paniğe kapılması söz konusu olur ki, zaten terörün en büyük hedeflerinden bir tanesi de halkı paniğe sevk etmektir. Basın yayının sorumluluk duygusuyla hareket etmesi, ajitasyondan, halkı paniğe sevkedecek haberlerden kaçınması gerekir.
Terör insanlığın başının belasıdır. Terörün, çoğu zaman uluslararası boyutu vardır. Terörde cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle masum halk hedef olarak seçilir. Bizim ülkemizde de son yıllarda artan terörist saldırılar söz konusu olmaktadır. Terörün uluslararası boyutu hiç mi hiç göz ardı edilmemelidir. Olayın failleri araştırılırken, terör hadiselerinin kahir ekseriyetinin uluslararası bir organizasyon merkezli olabileceği gerçeğinden hareket edilmelidir. Hele Türkiye gibi stratejik öneme sahip bir ülkenin, sürekli terör ortamında tutulması da istenebilir. Terör bir siyasi araç olarak hedef ülkeyi yıpratmak için kullanılır. Terör, devlet mekanizmasını da meşgul ederek devletin asıl işini yapması engellenmek istenebilir; aynı zamanda devlet kaynaklarının heba edilmesini de gaye edinebilir. Suçlu yalnız bombayı patlatan değildir; asıl suçlu olayı planlayan ve perde arkasında yönetendir. Her devlet dostunu ve düşmanını bilmeli ve ona göre tedbirini almalıdır.
Terörün engellenmesi için halkımız terör konuda bilinçlendirilmelidir. Nitekim son örnekte görüldüğü gibi, önce yem kabilinden bir patlamadan sonra asıl bombayı patlatarak haince bir tuzak kurulmuştur. Halkımız bu ve bunun gibi olabilecek senaryolara karşı bilinçlendirilmelidir. Yine halkımızdan şüpheli durumların ilgili resmi birimlere bildirilmesi istenmelidir. Terör toplumu hedef aldığı için çözümü de toplumun tek bilet, tek yürek olarak bütünleşmesiyle mümkün olur. Ülkemiz bir kaos döneminden geçmektedir. Bu dönemin kazasız belasız atlatılması için, devlet ve millet elele uyum içerisinde tedbir alınması gerekmektedir.Not: Bu gece Mübarek Miraç Kandili. Başta siz değerli okuyucularımızın, tüm milletimizin ve alem-i İslam'ın mübarek gün ve gecelerini kutluyoruz. Miraç Kandilinin birlik ve beraberliğimize; huzur ve güvenliğimizin teminine vesile olmasını dileriz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Adalet mi dediniz hakkaniyet mi? / 05.04.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025