Bu yazıyı okuduktan sonra Küçük Sezercik'e çok kızacaksınız. Yeşilçam'ın Küçük Sezerciğinin unutulmaz ve yürek parçalayan diyaloglarını herkes hatırlayacaktır.
"Sizi çok sevdim amca, benim hiç babam olmadı. Size baba diyebilir miyim amca?", "Karnım çok aç amca bir tane simit alabilir miyim?"
Ağlayan, sürekli gözü yaşlı sahipsiz umut ve şefkat arayan, aç kalmış, küçük ve yetim sezercik karakteri Türkiye'nin bugünkü haline ne kadar da benziyor. Bir tafta mutlu azınlık ve bu azınlık üzerinden ekranlarda gösterilen sahte cennet; diğer tarafta terörden, işsizlikten, borçtan ve sahipsizlikten ağlayan mutsuz çoğunluk? Öyle ki istatistik biliminin verileri ile oynanarak mutlu bir Türkiye tablosu bile çıkaranlar var.
Türk askerinin başına çuval geçirilir, Mavi Marmara olayında Türk vatandaşları katledilir. Ülkenin kalbinde bombalar patlar. Yetkililerden esip gürlemeler, şiddetli kınamalar falan filan. Sonuç: Küçük Sezercik haline düşürülen sahipsiz Türk milleti! Halkın yüzde 70'i yoksulluk sınırının altında, icralık kişi sayısı 40 milyona dayanmış, terör kişileri evden çıkamaz hale getirmiş, her gün şehit haberleri gelmekte; hala sorumluluğu üzerine alan yok. Sorumlu olanlardan da istifa eden yok.
Türk milleti sahipsiz, Türk milleti yetim, Türk milleti gözü yaşlı, Türk milleti yoksul? Türk milleti küçük Sezercik gibi kendisini kurtaracak bir baba başbakan arıyor. İşte tam da bu noktada; "Efendim yeni anayasa olmadığı için bütün bunlar?" diye ipe un sermek üzere olanların ipliğini yasal olarak pazara çıkarmak gerekiyor. Başbakanlık Teşkilatı ile ilgili kanunun 4. maddesinde Başbakan şu şekilde tanımlanmıştır:
"Başbakan, Bakanlar Kurulunun Başkanı, bakanlıkların ve Başbakanlık Teşkilatının en üst amiridir. Başbakan; Türkiye Cumhuriyetinin yüksek hak ve menfaatlerini korumak ve gözetmek, milletin huzur ve güvenini sağlayıcı önlemleri almak, genel ahlakı ve kamu düzenini muhafaza etmek, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı sağlamak, refahı yaygınlaştırmak, Hükümetin genel siyasetini yürütmek ve diğer maksatlarla bakanlıklar arasında ahengi ve işbirliğini temin eder?"
Mükemmel bir kanun maddesi değil mi? Kanun, tam da bizim aradığımız bir başbakanı tarif ederek ona görev vermiş. Ama o koltuğa buna ehil kişiyi oturtmadıktan sonra kanunun ne suçu var.
Ah Sezercik, vah Sezercik, sahipsiz Sezercik? Sana sahip çıkana sen sahip çıkmadın ki bu çileli hayattan kurtulasın.
"Sizi çok sevdim amca, benim hiç babam olmadı. Size baba diyebilir miyim amca?", "Karnım çok aç amca bir tane simit alabilir miyim?"
Ağlayan, sürekli gözü yaşlı sahipsiz umut ve şefkat arayan, aç kalmış, küçük ve yetim sezercik karakteri Türkiye'nin bugünkü haline ne kadar da benziyor. Bir tafta mutlu azınlık ve bu azınlık üzerinden ekranlarda gösterilen sahte cennet; diğer tarafta terörden, işsizlikten, borçtan ve sahipsizlikten ağlayan mutsuz çoğunluk? Öyle ki istatistik biliminin verileri ile oynanarak mutlu bir Türkiye tablosu bile çıkaranlar var.
Türk askerinin başına çuval geçirilir, Mavi Marmara olayında Türk vatandaşları katledilir. Ülkenin kalbinde bombalar patlar. Yetkililerden esip gürlemeler, şiddetli kınamalar falan filan. Sonuç: Küçük Sezercik haline düşürülen sahipsiz Türk milleti! Halkın yüzde 70'i yoksulluk sınırının altında, icralık kişi sayısı 40 milyona dayanmış, terör kişileri evden çıkamaz hale getirmiş, her gün şehit haberleri gelmekte; hala sorumluluğu üzerine alan yok. Sorumlu olanlardan da istifa eden yok.
Türk milleti sahipsiz, Türk milleti yetim, Türk milleti gözü yaşlı, Türk milleti yoksul? Türk milleti küçük Sezercik gibi kendisini kurtaracak bir baba başbakan arıyor. İşte tam da bu noktada; "Efendim yeni anayasa olmadığı için bütün bunlar?" diye ipe un sermek üzere olanların ipliğini yasal olarak pazara çıkarmak gerekiyor. Başbakanlık Teşkilatı ile ilgili kanunun 4. maddesinde Başbakan şu şekilde tanımlanmıştır:
"Başbakan, Bakanlar Kurulunun Başkanı, bakanlıkların ve Başbakanlık Teşkilatının en üst amiridir. Başbakan; Türkiye Cumhuriyetinin yüksek hak ve menfaatlerini korumak ve gözetmek, milletin huzur ve güvenini sağlayıcı önlemleri almak, genel ahlakı ve kamu düzenini muhafaza etmek, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı sağlamak, refahı yaygınlaştırmak, Hükümetin genel siyasetini yürütmek ve diğer maksatlarla bakanlıklar arasında ahengi ve işbirliğini temin eder?"
Mükemmel bir kanun maddesi değil mi? Kanun, tam da bizim aradığımız bir başbakanı tarif ederek ona görev vermiş. Ama o koltuğa buna ehil kişiyi oturtmadıktan sonra kanunun ne suçu var.
Ah Sezercik, vah Sezercik, sahipsiz Sezercik? Sana sahip çıkana sen sahip çıkmadın ki bu çileli hayattan kurtulasın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Kazım Üstün / diğer yazıları
- İklim krizinin çözümü Z kuşağına kaldı / 17.12.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021