logo
26 OCAK 2026

Senin gerçeğin odaklandığın şeydir (2)

11.08.2023 00:00:00

(…dünden devam)

Dünyadan aldığınız karşılık dünyaya verdiğinize bağlı. Kendimizi yaptığımız işin hakkını vermek için sürekli bir çaba içinde kendimizi geliştirmeliyiz. Ne iş yaparsak yapalım bunu sevgi, saygı duygularıyla vicdan enerjisinin kontrolüne girerek yapmalıyız. 

Biz dünyaya gülmedikçe dünyanın bize gülmesine imkân yok. Çünkü bu hayatta kazanılan pek çok bilgi unutulur ancak duygularla bezenmiş olan yaşanmışlıklardan hiçbiri kolay kolay unutulmaz.

Bazı kimseler ile karşılaşırız, otuz kırk yıl önceki bir konuyu bugün olmuş gibi o tazelikte anlatır veya tarihteki bir vakayı orada kendi yaşamışçasına bir heyecanla anlatır ve dinleyenleri de o yaşanılan ana ışık hızıyla taşır onların da o atmosferin içine dâhil olmasını sağlar.  Bunun nedeni o kimsenin yaşadıklarına hep bir anlam yüklemesi ve kalbinde yaşamasıdır. Aynı olayı farklı arkadaşları da yaşamıştır ama onlar zor hatırlarlar. Bunun temel sebeplerinden biri hayata olaylara anlamlar yükleyerek, ilişkileri duygulu yaşamaktır. Hayatı anlamlı yaşayanlar yaşadıklarını kolay kolay unutamazlar. Bu tür insanlar etraflarına sürekli bir enerji, bir muhabbet verir. Girdikleri ortamda insanların çok mutlu olduğu, gitmek istedikleri zaman da ayrılmak istenmeyen sohbetine doyulmayan aranan biri olurlar. Ama bazı tipler de var ki gelişleriyle huzursuz ederler, gidişleriyle de mutlu ederler. Evde, işyerinde vs. bu tiplerle herkes mesafeli kalmaya, mesafeli olmaya çalışır. Çünkü hep gam hep kasvet hep bir gerginlikten beslenme gibi bir özellikleri vardır. Kısaca psikolojik vakadırlar, Mazhar Osmanlıktırlar. 

Hayatı hangi niyetle yaşadığın çok önemlidir ve bu niyetinizin karşı tarafa geçtiğinden emin olabilirsiniz.

Bu hayatı yaşarken insanların ister istemez çeşitli bagajları oluşur. Bu bagajlar, bu anılar olumlu da olabilir olumsuz da olabilir. Bir insanla diyaloğa girdiğinizde o birkaç saniyede karşı taraf size, sizin halinize, ahvalinize, giyiminize, kuşamınıza, konuşmanıza göre bir anlam yükler. Bu anlamlarla birlikte sizin niyetiniz ve karşı tarafın bagajı karşılaşır ve sizi ona göre ya olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmeye tabi tutar.

Sağlıklı ve sağlam ilişkiler kurmak için unutulmaması gereken iki temel ilke; insanlar anlaşılmak ister insanlar önemsenmek ister. Bu ilkelere riayet eden insanların çok seçkin ve güzel çevreleri olur.

Bu ilkeleri hayatına yansıtmayanlar yalanın aldatmanın dekor olduğu ve bunu uyanıklık, açıkgözlülük, işini bilme gibi anlamlar yüklenerek sahte duyguların çıkar merkezli ilişkilerin odağına sürüklenmiş bir insanlık var edilir.

Günümüzde bazı kavramlar da yanlış anlaşılıyor, yanlış anlamlandırılıyor. 

Mesela bir futbol maçında futbolcu zamanı doldurmak için numaradan yerde yatıyorsa bir bakıyorsunuz spiker bu durumu profesyonellik olarak adlandırıyor. 

Bu anlayışla bakarsak her aldatma hareketini profesyonellik olarak mı adlandıracağız?

Mesela Taksici arkadaş şehri iyi bilmeyen bir yolcuyu daha fazla ücret almak için kısa yol varken uzun yolda götürmesi profesyonellik mi oluyor?

Profesyonellik yapılan işte para kazanmayı da kapsar ama karşı tarafa zarar vermeden, karşı tarafın hakkını da kendi hakkın gibi koruyabiliyorsan, karşı tarafın ihtiyacını kendi ihtiyacının önüne koyabiliyorsan profesyonelsin. Profesyonellik kendine verilen görevini en iyi bir şekilde yapacak, kendisine güvenilecek ve güveninin hakkını verecek. Bilgisi ve becerisiyle problem çözmeyi en iyi gerçekleştirene profesyonel denir.

Buraya gelmişken düzeltme babından şunu da ifade edelim ki dilimizde yanlış kullanılan bir iletişim kalıbı var; "Karşındaki ile anladığı dilden konuşmak."

Yanlış!

Ne demek yani? Affedersiniz, karşıdaki havlasa sende mi havlayacaksın? Anırsa sende mi anıracaksın?

O zaman ben yaptığım işin gereği neyse yakışanı yapacağım, işimin hakkını vereceğim, en güzel örnek olmaya çalışacağım. Süreci ve ilişkileri sen kontrol edeceksin, vesayet altına girmeyeceksin. Bilmiyorsan öğrenmeye çalışacaksın. Yerinde, zamanında yapacağın atılımlarla sorduğun sorular ile yolda kalmaya ve yürümeye hatta koşmaya çalışacaksın.

Sorduğumuz sorular odağımız olur, odağımız gerçeğimiz olur. Hayatta neyi arıyorsak onu buluruz. Hataları ve kusurları arıyorsanız bulacağınız hatalar ve kusurlardır.

Yaptığınız işin içinde bulunduğunuz ortamın, hatalarına, kusurlarına, insanların eksiklerine odaklanınca sadece hatalar ve kusurlarla dolu bir dünyada yaşadığınızı düşünürsünüz. Hangi gözlükle ve nereden baktığın çok önemli. Biraz empati ile sahip olduklarımızı kaybetmeden onlar üzerinden bir şeyleri değiştirebiliriz, iyileştirebiliriz. Farkındalığı önemseyen kişiler insanlığın oksijen odası gibidir. Olayların akışına kapılmadan, hadiseler bizi kontrol etmeden farklı çıkışları öğrenmeli, oksijen odası gibi olan güzel insanlar ile beraber olunmalı, hayatı anlamlı yaşamalıyız.

Bu ülkemiz içinde, ailemiz için de mesleğimiz için de geçerlidir. Seçilmiş tepkiler verirsek seçilmiş karşılıklar alıyoruz ve seçilmiş hayatlar yaşıyoruz. 

Sonunda herkes layığını bulur.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Ergül Güner / diğer yazıları
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.