Gerginlikler içerisinde girdiğimiz ve pek çok şaibenin karıştığı yerel seçimler sona erdi.İtirazlar yağmur gibi yağıyor.Ankara, İstanbul ve Yalova itirazda başı çekti.İtirazlar bazı yerlerde sonuçları değiştirebilir. Bekleyip göreceğiz.Az çok görmüş geçirmiş herkes Türkiye siyasetinde paranın ne kadar önemli olduğunu bilir.Her zaman olduğu gibi bu seçimde de para çok önem arz etti.Devletten alınan seçim yardımı yetmedi adeta ayakkabı kutularında saklanan sözde 'hayır' paraları da eklenerek Türkiye tarihinin en pahalı seçimi gerçekleştirildi.Para oluk gibi aktı birilerinin cebine?Ve önümüzdeki sonuç bu şekilde satın alınmış oldu.Evet, bu sonuçlar bana göre satın alınmıştır.Sandıklara halkın iradesi değil, paranın iradesi yansımıştır.Parayla satın alınan bir seçim ne kadar demokratik olursa bu sonuçlar da o kadar demokratiktir.Görünüşte şehirleri yönetecek idarecileri seçen vatandaşlar, aslında parayı seçmiştir. Oysa insanların hiçbir etki altında kalmadan sandık başına gidip, oylarını kullanabildiği bir seçim demokratik sayılabilir.Böyle bir şey Türkiye için şimdilik mümkün görünmüyor.Medya, iktidar partisinin kontrolünde.'Alo Fatih' şeklinde bir telefona maruz kalmak istemeyen ve hüngür hüngür ağlayan medya patronlarıyla dolu Türkiye. Yargı da hükümetin güdümünde.Onca suçlama yapılan cemaat için çoktan adım atması gereken yargı, siyasilerden talimat gelmesini bekliyor.Yasama dersen hali ortada. Millette irade bırakılmamış bir dönemi yaşıyoruz. Böyle bir dönemde milletin iradesinin sandığa yansıdığını iddia etmek abesle iştigal değil midir?Peki, 30 Mart seçiminin ortaya koyduğu ve bir parti hariç belki de hiçbir partinin itiraz etmeyeceği inkâr edilemeyecek gerçek nedir?30 Mart yerel seçimleri paranın kimde olduğunu göstermiştir.Elde edilen sonuçlar, adı yolsuzluk ve rüşvetle birlikte anılan, kollarında 700 bin liralık saatler bulunan, ayakkabı kutularına paralar dolduran, evdeki paraları sıfırlamak için her şeyi yapanların masum olduğunu değil, paranın bunlarda olduğunu ispatlamıştır. Bu kadar paranın bunlarda nasıl biriktiğini ise ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024