“Amasra bölgesinde 50 milyar dolarlık kömür rezervi tespit ettik.” Bu ifade otomotivde, traktör sanayinde, turizmde ve de enerjide yatırımları olan Hattat Holding’in Grup Başkanı Mehmet Hattat’a ait…Hattat’ın ifadesine göre, TTK bölgede tespit ettiği 490 milyon rezervle ihaleyi çıkmış ve grup ihaleyi kazandıktan sonra şu ana kadar yaptıkları sondajlarla 780 milyon ton rezerv saptamışlar.Bu da gösteriyor ki, TTK’nın tespit ettiği rezervler gerçekleri yansıtmıyor ve gerçeklerin çok çok altında…Sayın Hattat, Amasra’da 2 bin megawatlık enerji üretecek 2 termik santral kuracaklarını belirtiyor. Hattat, “termik santraller çevreyi kirletiyor” iddialarına da cevap veriyor; Amasra’da bulunan Çatalağzı Termik Santrali ile hemen yanı başındaki Eren Holding’e ait santrali mukayese ederek şunları söylüyor: “Bakın, kamuya ait santralin bacasından nasıl duman çıkıyor. Çünkü teknolojisi eski ve çevreyi kirletiyor. Eren’in santralinin bacalarından ise neredeyse duman çıkmıyor. Çünkü onun teknolojisi yeni…”Hattat, 11 bin kişiye iş sağlayacaklarını, açacakları bu santrallerle enerji üretiminin yüzde 12’sini gerçekleştireceklerini belirtiyor.Bunları anlatmamızın nedeni elbette ki Hattat Holding’in ve sahibinin reklamını yapmak değil; bir vakıayı tespit etmek.Öncelikle Türkiye’nin maden tespiti doğru yapılmıyor. Dünyanın birçok ülkesinde Türkiye bir maden cenneti olarak ifade edilirken, petrol şirketlerinin en üst yöneticileri Türkiye’nin petrol denizi üzerinde yüzdüğünü ifade ederken, yapılan bilimsel çalışmalar 3 katrilyon dolarlık ham halde maden rezervinden bahsederken bizim yetkililerimiz hala bu gerçekleri inkar etmeye çalışıyor.Ama yukarı da belirtildiği gibi her gün pratik olarak yaşanan gelişmeler bu gerçekleri doğruluyor, siyasilerimizi ve onların şakşakçılarını yalanlıyor.Artık maden konusunda da mızrak çuvala sığmıyor.Diğer önemli bir husus ise, Türkiye’nin birçok bölgesinde kaliteli kömür rezervi bulunmasına rağmen termik santraller, çevreyi kirletiyor gerekçesiyle hep devre dışı bırakılmıştı.Görünen o ki, Hattat’ın ifadesiyle çevreye en ufak bir zarar vermeyen termik santraller kurulabiliyor. Bu teknolojiye özel bir şirket ulaşabiliyor da, ekonomide mangalda kül bırakmayan siyasilerimiz neden devlete bu tür santraller kazandırmıyor?Toprak fiyatına madenlerimizi öncelikle yabancılara ardından da kırıntılarını yandaşlara peşkeş çekenler, bu madenlerin gelirini pekala devlete ve millete kazandırabilirler.Bir özel şirket bile 2 santralle 11 bin kişiye iş sağlayabiliyorsa, ülkenin her yanında açılacak olan termik, hidroelektrik, nükleer santraller kim bilir ne kadar çok vatandaşımıza istihdam sağlar.Siyasilerimiz ve onların ekranları işgal eden, basın köşelerini tutan avukatları(!) şunu diyebilirler: Bu tür yatırımları özel şirket yapabilir ama devlet hantal olduğu için yapamaz.Biz de diyoruz ki, açın Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ni okuyun.Orada madenlerin devlet-millet ortaklığıyla işletilmesi diye bir proje var.Bir kamu kuruluşunun yüzde 51’i devlete, yüzde 49’u ise millete ait olursa, o kamu kuruluşunun hantal olması mümkün değildir. Ona ortak olan millet o kamu kuruluşunun en iyi bir şekilde çalışmasını sağlayacak ve en doğru şekilde denetleyecektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025