Orman Genel Müdürlüğü'nün resmi verilerine göre, orman yangınlarının % 46.8'i ihmal, % 9.4'ü kaza, % 11'i doğal, % 24.7'si bilinmeyen nedenler.
Başta kasıt olmak üzere, ihmal, kaza, doğal nedenlerin açılımı nedir? Nedeni bilinmeyenlerin oranı neden yüksek?
Bu soruların yanıtı yok! İşin daha da ilginci Sayıştay Denetim Raporu'na göre Orman Genel Müdürlüğü'nün envanter defteri yok; yani Müdürlük ne kadar ormana, ne kadar ağaç ve ağaç türüne sahip, kaydı yok! Skandalın ötesi komedya sınırında bir durum. Sorumlu/sorumsuz bakanların birbirini çelen açıklamaları da kara mizah konusu olacak türden.
Türkiye yanıyor, yüreğimiz de kor olmuş yanıyor.
Peki meydana gelen maddi/manevi zararı kim karşılayacak? Sorunun kabaca yanıtı: Kim sebep olmuşsa, kim kusurluysa o karşılayacak… Bireyse birey, devletse devlet.
Yaşadığımız ve son olmasını dilediğimiz yangın felaketinin sorumlusu ülke yönetimini elinde bulunduran AKP iktidarı yani İdare olabilir mi?
El cevap: Kendileri kusurlarını bizzat ilgili bakanın ağzından itiraf ediyorlar, "yangın söndürme uçağımız yok" şeklinde.
Anayasa'nın 69. maddesine göre ormanların idaresinden devlet sorumludur. Yangına müdahalede yetersiz kalan idarenin bu felakette hizmet kusuru bulunmaktadır.
Küresel ısınma, iklim değişikliği, aşırı sıcaklık yönünden idarenin hizmet kusuru olmasa bile anayasanın 2. maddesindeki sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri ve nitelikleri gereği kusursuz sorumluluk dediğimiz durum söz konusudur. Ve devlet meydana gelen zararı karşılamak durumundadır. İşi somutlaştıralım bir örnekle; arabasını taksi olarak çalıştıran kimse, sürücüsünün kusuru sonucu meydana gelen kazadan şoför kusurlu sorumlu olurken onu çalıştıran araba sahibi kusursuz sorumlu olur. Buna adam çalıştıranın sorumluluğu deriz. Mağdur olan kişi, hem sürücüye hem de araç sahibine davasını yönelterek zararının giderilmesini (tazminini) isteyebilir.
İdarenin sorumluluğu "kusur sorumluluğu" ile "kusursuz sorumluluk" kavramları içinde tartışılabilir.
İdarenin kusurdan doğan sorumluluğu, İdarenin hizmet kusurunu ön plana çıkarttığından İdarenin bu yöndeki kusur sorumluluğu esastır.
İdarenin kusur sorumluluğu yanında kusursuz sorumluluğu bulunmakta; bu sorumluluk özellikle toplumsal olaylar sonucunda ortaya çıkan zararların tazmininde önem kazanmaktadır.
Böylece hukuk devleti kavramı içinde devletin ve idarenin bu kavramın özüne uygun olarak sınırlandırıldığı; diğer yandan ise, buna uygun olarak yurttaşlara sağlıklı ve güvenlikli bir yaşam sağlama yükümlülüğünün getirilmiş olduğu görülmektedir.
Bugün dünyada gelişen modern devletin taşıdığı ve taşıması gereken hukuksal form ülkemiz yönünden de geçerli kabul edilmelidir.
Yangın felaketinde ölen yurttaşlarımızın mirasçıları, yaralananlar, hayvanlarını, mal varlıklarını kaybedenler AKP iktidarından zararlarının karşılanmasını talep edebileceklerdir.
Taleplerinin karşılanmaması durumunda anayasanın 125. maddesine göre İdare (Yönetim) aleyhine maddi/manevi tam yargı (tazminat) davaları açabileceklerdir.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023































































































