Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşlarına, yeni harflerle okuma-yazma öğretmek amacıyla kurulan Millet Mekteplerinin (1928) açıldığı ve Mustafa Kemal Atatürk'ün başöğretmenliği kabul ettiği tarih olan 24 Kasım, 1981'den bu yana ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Öğretmenlik mesleğine ve eğitimin değerine ilişkin ülke çapında farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu girişimin üzerinden 41 yıl geçti.
Yeni bir 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde aydınlanma devriminin en önemli bileşeni saydığımız Cumhuriyetçi eğitim anlayışındaki gerilemelerden kaygı duymaktayız.
Yeni öğretmenlik yasası ile öğretmenleri aday öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olarak bölme çabaları ve geçtiğimiz günlerde yapılan kariyer sınavı gibi meslek onurunu zedeleyen kalkışmalar, bir kadrolaşma projesi kuşkusunu davet ediyor!
Peki, 24 Kasım'da ödevimiz ne olmalı? Sorunun cevabı çok net: Öğretmeni sevmeliyiz, bu da sorunlarını çözmekle olur.
Bunu peşinen söyledikten sonra yapılabilecekleri düşünelim:
* Zihnin özgürleşmesi, eleştirel düşüncenin geliştirilmesi.
* Merkezinde insan ve kamu çıkarı olan planlamacı anlayışla hareket edilmesi.
* Yurttaşların, eğitime erişimde eşit olanaklara sahip olması.
* Düşünsel alanın ve yaşamın her düzleminde bilim ve aklın temel kılınması.
* Sanat eğitiminin okul öncesinden başlayan uygulamalarla verilmesi.
* Eğitimin planlanması yönetimi ve değerlendirilmesinde başat rolün öğretmende olması.
* Eğitimde çocuk katılımının sağlanması, onların görüşlerinin değerlendirilmesi
Bütün okullar, eğitim yöneticileri ve aileler, öğretmenlerden nitelikli eğitim bekliyorlar. Bunun yanı sıra, değişme ve çağa uyum kabiliyeti öğrenci ve aile düzeyinde yüksek seviyede iletişim, etkileşim, her daim canlı bir öğrenme iştahı, sınıf içinde bilgiyi aktaran olmanın yanında liderlik yeteneği, stres yönetimi, rol model sorumluluğu, yetkin teknoloji kullanımı, pedagojik formasyonun yanı sıra düzenli aralıklarla ve giderek yükselen bir gelişme ve geliştirme eylemi talep ediyoruz.
Peki, bu taleplerin karşılanması noktasında biz neler yapıyoruz? Tabii bu soru ülke yöneticilerine... Son 20 yılda 8 Milli Eğitim Bakanı görev yaptı. Meslek onurunu, toplumda öğretmenin saygınlığını arttırmak için neler yapıldı!
Öğretmen okullarının kapatılmasıyla vurulan darbe... Köy Enstitüleri (1954), öğretmen okulları(1974) en son Anadolu Öğretmen Liseleri (2014) kapatıldı.
Bugün birbirinden habersiz yüzü aşkın devlet ve vakıf eğitim fakültelerinden öğretmen yetişiyor. Bir kaç üniversiteye bağlı eğitim fakültesi dışında bu fakültelerde nitelik, öğretmenlik ruhu verildiğini söylemek güç.
Bu fakültelerin aralarında bir eşgüdüm olmadığı gibi gerçekçi bir planlama da yok. Sayıları yüzbinleri aşan atanmayan öğretmenler ise toplumsal bir yara.
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve saygıyla anıyor; laik, aydınlanmacı eğitim için özveriyle mücadele eden tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023






























































































