Memleketimizde ne yapılmaya çalışılıyor. Bu yaşanan gerginlikler neyin nesi. Yaşanan mağduriyetler, acılar daha ne kadar sürecek. Yaşadığımız coğrafya sürekli kaynayan bir cadı kazanına döndü. Gün geçmesin ki, bölgemizden bir kara haber almamış olalım. Yapılan yanlış ne ki, bütün bunlar başımıza musallat oldu. Daha yakın bir zamana kadar huzur ve sükûnet dolu olan bu topraklarda ne ihmal edildi acaba? Bütün bu soruların sayısını arttırabiliriz.Dün de bahsettik, bütün mesele devlet ve millet bütünlüğünü temin etme meselesidir. Milleti millet yapan ortak paydaların devam edip etmeme meselesidir. Mehmet Akif Ersoy'un bu konuda veciz bir sözü vardır. "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez". O halde değerlerimizde topraklarımızda gözü olanlar, milletimiz arasına tefrika sokmak için, ne gerekiyorsa onu yapmaya başladılar. Görünüşte basit olan girişimlerle, adım adım günümüze kadar gelindi.
Milletin ayakta kalması nasıl temin edilecek, bu çok ciddi bir konudur. Sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu konuda çok önemli bir tespiti vardır. "Aile, devlet, din, ordu ve adalet sisteminin bir milleti ayakta tutan temel unsurlar olduğunu ve bu kurumlar zaafa uğrarsa millet varlığının tehlikeye gireceğini ifade eden BTP Genel Başkanı Sayın Baş, "Eğer bu kurumlar sağlam olarak vazifesini yaparsa, millet de dipdiri ayakta kalma imkân ve fırsatı bulacaktır. Hayır, kurumlardan biri veya birkaçı vazifesini yapmadığı takdirde, millet de yok olma sürecine sürüklenmek mecburiyetinde kalacaktır." demektedir.
Dikkat edelim, dıştan ve içten gelen saldırılar aileye, devlete, dine, orduya, adalet kurumuna dönüktür. Kamuoyu, bu saldırıları söz konusu kurumlara yapılıyor diye düşünüyordu. Oysa kazın ayağı öyle değilmiş. Dikkat edilirse millet etnik kamplara bölünmek istenmektedir. Hatta etnik unsurlar arasında güvensizlik, kaos ve çatışma istenmektedir. Özellikle son dönemin yoğun gündemi ayrılık olmasına rağmen, bu kamu vicdanında mâkes bulmamıştır. Şöyle bir etrafımıza bakalım, göreceksiniz ki; bu etnik unsurlarla ya kız alıp vermişiz, ya komşuluk yapmışız, ya da arkadaşımız, ortağımız, dostumuz olmuş bunlar. Ve dikkat ederseniz bu münasebetlerimizde hiç mi hiç, dikte ettirilen ayrılıklar hatırımıza gelmez; gelmez çünkü yok böyle bir derdi milletimizin. O halde yaşananların sebebini, kökünü dışarılarda aramamız gerekir, dıştan idare edilen hareketler olarak görmemiz gerekir.
İşte başımıza gelen bu kadar felaket, millet çınarını yıkmak için planlanmaktadır. Madem teşhis kondu, tedavisinde de daha fazla gecikmemek gerekir. Millet kendi varlığına birliğine sahip çıkmalıdır. Türk milletini ayakta tutan kurum ve kuruluşlara karşı, kim samimi, kim değil bunun bilinmesi gerekir. Kol kırılır yen içinde kalır, düşüncesiyle hareket etmek gerekir. İşte o zaman gerçek dost kimdir, gerçek düşman kimdir, bu net olarak görülecektir. Aksi halde oluşturulan senaryolarla tepki psikolojisi ile toplum kendi aleyhine yönlendirilecektir. Yani millet bizzat intihara sürüklenecektir.Son söz yine Mehmet Akif'in olsun. "Sahipsiz olan bir memleketin batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Adalet mi dediniz hakkaniyet mi? / 05.04.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025
- Yunan bayramı, Türk dersi / 29.03.2025
- Asıl rakip ne İmamoğlu ne Yavaş: Hükümetin en büyük sınavı geçim krizi / 24.03.2025
- Bozduğun kantar seni de tartacak / 23.03.2025
- Adaletin zarfı ve mazrufu: İmamoğlu olayı üzerine bir toplumsal okuma / 22.03.2025
- ABD açıktan İran’ı hedef olarak gösterdi / 20.03.2025
- Dünya ateş çemberinde: Türkiye’nin stratejisi ne olmalı? / 10.03.2025
- Wilson’dan İmralı’ya: Türkiye’yi bölme planı mı devrede? / 04.03.2025
- Oruç, ilahi bir emir ve bilimsel bir şifadır / 03.03.2025
- Yeraltı zenginliklerimiz için millî mücadele zamanıdır / 23.02.2025