AKP ve ondan önceki hükümetlerin katkılarıyla Türkiye, iç politikada, dış politikada, ekonomide, sağlıkta, adalette, sosyal adalette, sosyal güvenlikte? vs. iflas etmiş bir vaziyettedir? AKP'nin artık "müflis bir hükümet"tir.Başbakan R. T. Erdoğan'ın son günlerdeki "PKK koordinatörlüğü"ne dair çıkışları, Kuzey Irak'a dair konuşmaları ve AB'ye ilişkin değerlendirmeleri, "iflasın itirafları" şeklindedir.AKP'nin Amerika ile stratejik ortaklığı iflas etmiştir. AKP'nin BOP işbirliği iflas etmiştir. AKP'nin AB politikası iflas etmiştir. AKP'nin IMF'ye kamçısız teslim olmak şeklindeki ekonomi politikası iflas etmiştir.AKP'nin iflas etmeyen politikası kalmamıştır.Müflis hükümetin AB ham hayali, Türk devleti ve Türk milletine zarar vermektedir. Müflis hükümetin ABD ile olan tek yanlı stratejik ortaklık sevdası ve BOP eş başkanlığı, Türk devletine, Türk milletine ve bölgemize zarar vermektedir. Müflis hükümetin IMF'ye olan bağımlılığı ve teslimiyetçi politikaları, Türk devletini, Türk milletini ve Türk ekonomisini batırmaktadır. Müflis hükümetin Musul-Kerkük PKK ile mücadele ve KKTC gibi en haklı davalarımızdaki "omurgasız duruş"u, istiklal ve istikbalimizi baltalamaktadır. Müflis hükümetin üretim, istihdam, gelir dağılımı, adalet, eğitim, sağlık, sosyal adalet ve sosyal güvenlik? gibi toplumun en temel ihtiyaçları ve vazgeçilemez hizmet alanlardaki zafiyeti, milletimizin varlığını, kimliğini, umudunu, ufkunu ve bekasını yok etmektedir.Başımızın ve bölgemizin ağrılarını dindirmek için acil ve öncelikli şart, başımızı bu "müflis siyaset erbabı"ndan acilen kurtarmaktır. Türkiye ve bölgemiz üzerinde hesabı olanlar, işte bu "müflis hükümet"in siyasi zafiyetlerinden istifade ederek ve hatta birçok alanda işbirliği yaparak bastırmaktadırlar.AB ve ABD ile olan ilişkilerimizde, KKTC bağlamında yaşadıklarımız, "müflis hükümetin vahim pozisyonu"nun en acil ve capcanlı göstergeleridir.Erdoğan başta olmak üzere "müflis hükümet"in kurmayları, AB'ye veya ABD'ye sitem ederek milletin gazını almaya çalışmaktan başka bir iş yapamıyorlar? Çünkü kendilerine ait ne bir çözümleri var, ne bir projeleri, ne de bir akılları.Bunu çok iyi okuyan ecnebiler bastırdıkça bastırıyorlar.ABD, Türkiye'deki stratejik ortaklarından bugüne kadar aldıkları cesaretle bölgemizi kafasına göre parselliyor, şekillendiriyor.Tablo açık? Çekiç Güç'ün bölgemize konuşlanmasından bu yana, PKK terörü boy attı. Şimdi siyasallaşma sürecinde ilerliyor. AKP'nin stratejik ortağı ABD, PKK'yı Kuzey Irak'ta özel korumaya almış vaziyettedir. Nitekim Erdoğan, "koordinatörlük" bağlamında yaptığı çıkışlarla bunu itiraf etmektedir.ABD, Kuzey Irak'ta karton Kürdistan devletini kurmuştur. Musul ve Kerkük'teki Türkmenlere yönelik seyreltme harekatı ve demografik soykırım uygulamaları, alabildiğine sürdürülmektedir. Karton Kürdistan devletçiğinin kukla Barzani elemanları, "Türk'ün vatanı Kerkük"ü, Kürdistan namına sahiplenmektedirler. Referandum tezgahlarıyla tamamen kendilerine tapulamak istiyorlar.Bu vahim adımlar karşısında, "içerideki stratejik ortağı politikacı"lardan da aldıkları "özel bilgiler" ekseninde Türk ordusunun yerinde durmayacağını bilen işgalci ABD, önce Türk askerinin başına çuval geçirdi. Şimdi de muhtemel "Türkiye müdahalesi" bahanesiyle Irak'a tamamen çöreklenmek için harekete geçti. ABD, Türkiye'nin muhtemel müdahalesine karşı "karton Kürdistan'ı korumak" bahanesiyle Kuzey Irak'a yerleşme planını açıklıyor. 21 bin 500 yeni asker takviyesi yapıyor. Zaten ABD, Erbil'de bölgenin en büyük üssünü, Süleymaniye'de de bu üssün "bir küçük örneği"ni hızla inşa ediyor. Kısaca, ABD bölgeye yerkleşiyor. Bu arada, "Kürdistan devletinin fiilen kurulması" aşamasında sessiz kalındığı gibi, Barzani'nin "karton Kürdistan"ına Kerkük'ün peşkeş çekilmesine rıza gösterilmesine karşılık, PKK'ya karşı manevraya müsaade edilmesinden söz ediliyor.Nitekim Erdoğan'ın ve 5-6 önce atadığı koordinatör Edip Başer'in beyanatlarını hayra yormak mümkün değildir. Çünkü bu beyanatlar, yine BOP planı çerçevesinde cereyan ediyor.Bölgemizde ve ülkemizde güçlü bir dış politika uygulayabilmek için, güçlü ve milli bir hükümet şarttır; müflis bir hükümet, müflis politikalarıyla ancak BOP ekseninde adım atabilir. Böyle bir adım ise, bugüne kadar atılan vahim adımlardan hiç de farklı olamaz. Bu bağlamda Türk devleti ve Türk milletinin önüne ecnebi mühendisler tarafından sürülen ve sürülecek olan "milliyetçi-muhafazakar görünümlü AB'ci ve Amerikancı hükümet" modelleri ve ittifaklar, en az müflis AKP hükümeti kadar riskli oluşumlardır. Tam bu noktada, milli duruşu, milli ekonomi modeli, sosyal devlet projeleri, bağımsızlık karakteri ve devlet-millet sivil-asker bütünlüğü ilkeleriyle tek farklı parti vardır, o da BTP'dir. Ancak bu gerçeği fark ettiğimiz nispette başımızın ağrısı dinecektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019