Açık söyleyeyim, ittifaklar arasında yaşanan 'aday' tartışması fena halde canımı sıkıyor.
Sanki mübarekler Allah tarafından gönderilmiş 'Hızır'.
Sen olsan ne olacak, öbürü olsa ne yapacak!
Kapalı yazıyorum çoğu kez.
Ama siz arif insanlar kimlerin kastedildiğini anlıyorsunuz.
Neyse yine de isimler üzerinden gidelim ve elbette hukuka tam uygunluk halini muhafaza ederek.
Bir 6'lı masa kurulmuş ki, zannedersiniz filozoflar topluluğu.
Kâinatta var olan ama bilinmeyen yenilikleri keşfeden esrarengiz bir kurul!
Arada bir toplanıyorlar, niye toplandıklarını ben şahsen halen daha izlenim olarak yakalayamadım.
Herhalde bizim akıl kıtlığımızdandır, yoksa boşa mı geliyorlar bir araya.
Bir geldiniz anladık. İki oldu, üç oldu derken, vatandaşlar tam bir zam yağmuru altında neredeyse şemsiye açarak dolaşacak duruma gelmişken, yüce 6'lı kurulumuzdan tek cılız bir ses çıkıyor: "Güçlendirilmiş Parlementer Sistem."
Allah aşkına sizin hiç mi danışman ekibiniz yok!
Millet yanıyor, kavruluyor. Hem de sıcaktan değil, zamlardan.
Senin yemişim ben Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemini
Sen 20 yıllık enkazın en ağır tablosunu yaşayan bu millete çıkıp da ne diyorsun çözüm adına, onu konuşsana Allah aşkına!
'Körler sağırlar, birbirini ağırlar' kurulu sanki.
Vallahi inanın, 6 partinin kurumsal veya kişisel olarak hiçbirisine karşı bir önyargım olduğu için bunları söylemiyorum. Ama gelin siz şu garabete bakın ey millet!
Masanın en büyük ortağı CHP. Yanan Türkiye manzarası için çözümün ne, reçeten var mı? Tutmuş bir de, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya alınması için, "biz onay vereceğiz" açıklamasında bulunuyorlar.
Yetmedi, bizi kapısında adeta bir yabani hayvana benzeten ve bekleten AB'ye üye olmayı tam hedef olarak belirlediklerini deklare ediyorlar.
Yeminle konuşuyorum, eğer Atatürk bir günlüğüne mezarından çıksa ilk olarak yapacağı iş, CHP'yi kapatmak olurdu.
İsteyen darılsın, isteyen kırılsın.
Ben bu sözleri sarf etmeden, aylarca çok titiz gözlemler ve analizler yapıyorum.
CHP artık Atatürk'ün partisi değildir NOKTA.
Gelelim Sayın Kılıçdaroğlu'na…
Sayın Kılıçdaroğlu; toplumsal yaşamda sosyoloji, psikoloji diye bilim dalları vardır.
Bir defa senin ne dediğini, ben ve toplum şu ana kadar maalesef kavrayamadık.
Bir olay ya siyahtır, ya beyaz. Oysa sen; siyah da olabilir, beyaz da diyorsun ve işte o an sana olan güven kaldıysa şayet, kar gibi erimeye başlıyor.
Mesela kapitalist sisteme aşıksın, bayılıyorsun. Oysa bugün milletin anasını ağlatan ve Ak Parti'nin de dibine kadar uyguladığı sistemin adı zaten kapitalizm. Yani kurtuluşu gördüğün yer, dünyanın kanını emen bir organizma. Yoksa bunu birileri adına mı yapıyorsun?
Mesela, 6'lı masada, "Milli Ekonomi Modeli" diyen hiç kimseyi barındırmıyorsun.
Neden ve hangi gerekçelerle bu tavrı gösteriyorsun, buna delikanlı gibi çıkıp cevap vermen gerekmez mi?
Erdoğan'a en üst perdeden bağırıp çağırman prim yapmıyor bunu göremiyor musun, danışmanların uyuyor mu? Çözümün olmadığını sen de pekâlâ biliyorsun.
Bir de son olarak şunu demeliyim ki, demezsem aklım kalır. Kemal beycim bak, adaylık konusunda yapılan bütün anketlerde, sen kendi partin içerisinde sona kalıyorsun. O zaman bu inadın sebebi nedir?
Millet, yine senin partinden olan isimleri açık ara öne çıkarıyorsa bundan rahatsızlık duyulur mu?
Senin şahsına kimseciklerin bir kelam ettiği yok, ben de asla etmem. Ama adaylık konusunda ipi göğüsleyeceğine yüzde yüz emin olunan isimlerin üzerini çizersen, millet de seni tahmin edemeyeceğin kadar, kalın bir çizgiyle çizecek, hatırlatırım!
"Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli" başlıklı programlar serisinin Trabzon ayağında konuşan, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş Bey de bu konuya ilişkin olarak kibar üslubunu koruyarak şöyle dedi:
"Darılmaca gücenmece yok! Milletin istemediği aday, aday olmamalı. Tam tersine, milletin istediği aday, aday olmalı. Zaten demokrasi de bu değil midir."
Keşke Hüseyin Baş Bey, bu ülkede aday olabilseydi.
Yasalarımızı bazen anlamak mümkün değil!
40 yaşını doldurmuş olanı yetkin midir, değil midir diye tespit edenin yaşı 18. Sizce bunun neresinde mantık var ki hukuki olsun!
Allah hepinize akıl sağlığı versin.
- “Kürt sorunu” ifadesi ‘SEVR’ in ürünüdür! / 02.04.2025
- TÜRK milletine ters kelepçe! / 01.04.2025
- Türkler Ehl-i Beyt ile akrabadır / 31.03.2025
- Türk’ler Ehl-i Beyt İslam’ını kabul etmiştir / 30.03.2025
- İktidar çok tehlikeli oynuyor! / 26.03.2025
- Suriye için tek çözüm: Atatürk modeli / 25.03.2025
- Ne ekersen onu biçersin! / 24.03.2025
- Muhalefete tarihi görev: TEK ÇATI altında birleşin / 23.03.2025
- Türkiye’de sadece TÜRK’ler vardır! / 19.03.2025