Başbakan R. T. Erdoğan ve AKP kurmayları, gittikleri yerlerde millete "hortum kesme keyfi" bağışlıyorlar.Türkiye işsizlik, faiz-borç ve deflasyon batağında kavruluyor.IMF bağımlısı MHP-DSP-ANAP koalisyonunun ardından, IMF-AKP ortaklığıyla Türk ekonomisinde, tam bir fecaat yaşanıyor.AKP'nin IMF talimatlı ekonomi yönetimi, milli güvenliğimiz için "yakın ve acil tehdit"tir. AKP'nin "ekonomi yönetimi" ölüm kusuyor.Bu haftasonu, Üsküdar'da kredi kartı borcunu ödeyemediği için cinnet getiren 40 yaşındaki işsiz makine mühendisi İhsan Özgür Çevik, doğalgazla evini havaya uçurdu. TBMM Koruma Müdürlüğü emrinde görevli 6 ve 11 yaşlarında 2 çocuk sahibi gencecik bir polis memuru Bayram Kafalı ise kredi kartı ve tefecilere olan borcu nedeniyle intihar etti.Bunlar medyaya yansıyanlar... Ya bir de yansımayanlar!Yıkılan aileler, kafayı sıyıran civanlar, her şeyini kaybeden esnaflar, tüccarlar, işverenler, çalışanlar...Kaybettiğimiz bir tek can bile, yitirdiğimiz bir tek akıl ve dağılan bir tek aile dahi AKP'nin ekonomik gidişatının milli güvenliğimiz için acil ve yakın tehdit olduğunu anlamaya yeter, yetmelidir... Yoksa bu gerçeği görmek için, 70 milyonun işsizlikten, yoksulluktan, açlıktan veya borçtan ölmesi mi lazım, beyler?!"Kullanmasınlar canım kredi kartını" deme kolaycılığıyla işten sıyrılamayız... AKP, bu işten hiç sıyrılamaz. Hatta kredi kartı faizleri sıfıra çekseler de bu "vahim gidişat"ı yok edemezler.Kredi kartı faizlerini aşağıya çekmek, pansuman ve geçici bir tedbirdir.Bütçe üzerindeki 130 katrilyonu aşan yıllık "dış-iç borç faiz yükü", dönüp dolaşıp vatandaşın sırtına biniyor... Vergi olarak biniyor, zam olarak biniyor, faiz olarak biniyor, kepenkleri kapatmak olarak biniyor, iflas olarak biniyor, işsizlik olarak biniyor, deflasyon olarak biniyor. Türk ekonomisinin bu vahim gerçeklerini anlamak ve çözüm yollarını görmek için BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin tüm dünyaya mal olmuş "Milli Ekonomi Modeli"ni okumak ve anlamak lazım. Söz konusu vahim gidişattan kurtulmak için de bu milli modeli iktidara taşımak lazım... Gerisi vakit kaybı, emek kaybı, insan kaybı, vatan kaybı.AKP'nin iktidar devraldığı Kasım 2002'de iç-dış borç toplamı 200 milyar dolardı. Bugün bu borç yükü, 430 milyar doları aştı. Borçların sadece yıllık faizleri ise 130 katrilyonu buluyor. AKP'nin ne "iskontolu tahvil" numarası, ne de bir başka "iskontolu devlet seneti" milletin sırtındaki bu borç ve faiz yükünü gizlemeye, "bütçede göstermeme"ye yetmemektedir.Bu tablonun Türkçesi ne biliyor musunuz?Büyük hortum... Büyük vurgun... Büyük peşkeş.AKP iktidarın 230 milyar dolarlık ek borç yükü.230 milyar dolarlık ek borç yükü, ne anlama mı geliyor?1 milyon dolara 1 fabrikanın kurulduğunu ve bu kurulan fabrikada yüzlerce işçi çalıştırıldığını hesap ederseniz; 230 milyar dolarlık ek borç, 230 bin fabrika demek... 81 vilayetin her birine 2840 fabrika demek. Bu fabrikalarda milyonlarca insanımızın iş ve aş sahibi olması demek. AKP hükümeti, iktidarı döneminde işte bu 230 bin fabrikayı, dahilî ve haricî tefecilere peşkeş çekti demektir.İntiharlar, cinayetler, ölümler, dağılan aileler, bu büyük peşkeşin cabası.Buradan sesleniyorum; Türk Milletinin 230 bin fabrikasını, yani dahilî ve haricî tefecilere sunduğunuz 230 milyar dolarını derhal iade ediniz, sayın Erdoğan! Deniz Baykal ile üç kuruşluk Angaro veya kaçak villa atışmalarıyla ortalığı velveleye vererek, bu "büyük peşkeş ve vurgun"u sümenaltı edemezsiniz.Türk devletinin "senyoraj hakkı"nı hiçe sayarak, milletin sırtına 230 milyar dolar "ek borç" yüklediniz, bir o kadar da borç faizi yüklediniz.Netice ise ortada... Tam bir fecaat.O halde, Türk Milletinin 230 bin fabrikasını, yani dahilî ve haricî tefecilere sunduğunuz 230 milyar dolarını derhal iade ediniz, sayın Erdoğan! Deniz Baykal ile üç kuruşluk Angaro veya kaçak villa atışmalarıyla ortalığı velveleye vererek, bu "büyük peşkeş ve vurgun"u sümenaltı edemezsiniz.BTP Pazar İlçe Başkanı değerli ağabeyim Dursun Ali Fincan'ın muhterem babasının vefatını teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Merhuma yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret, kederli ailesine ve dostlarına sabr-ı cemil niyaz ederim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019

























































































