İktidar, önceki hükümetler gibi ekonomide ipin ucunu IMF'ye teslim etme kolaycılığının faturasını öncekilerden daha ağır biçimde ödeyecek. Güdümlü rakamlara, ekonomi adına pembe şeyler söyletilse de, milletimizin beli kırılmak üzere.
Bugünlerde BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın reel ekonomi üstüne yaptığı tahlilleri çok dikkatli izlemenizi tavsiye ederim. Kendilerinin ticaret odası ve esnaf odaları birliğini ziyaretlerinin birkaçına katıldım. İlgili oda başkanlarının, BTP liderinin tahlil ve çözümlerini, "ekonomimiz için tek çıkış yolu" olarak ikrar ve ifade etmelerine şahit oldum. Sadece bu ikrar değil; hükümetin ekonomi politikalarından tarım, sanayi ve esnaf kesimleri başta olmak üzere hiçbir kesimin, hiçbir oda başkanımızın razı olmadığını, bilakis şikayetçi olduklarını açık ve net olarak gördüm, duydum, gözlemledim.
Şikayetçi olmayan bir kesim var, doğru; o da devletin özelleştirme peşkeşlerinden kelepir fiyatına malı götüren rantçılar veya Hazine'ye yüksek faizlerle para satan IMF ve küresel sermayedarların yerli taşeronları? Onların ekmeklerinden kaymak eksilmediği için rahatları yerinde.
BTP lideri, hükümetin açıkladığı pembe göstergelerin aksine ekonominin çok ciddi biçimde çöküşe devam ettiğini matematiksel olarak ortaya koyuyor. Alım gücü tükenmiş, kör-topal ayakta kalmaya çalışan üretim stoklamaya kilitlenmiş, dahası ödemelerdeki sıkışıklığı atlatmak için zararına satışlar artmış. Maliyetler pahalandıkça pahalanmış. BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, çöküşteki bu reel ekonominin gerçeklerini ve çözüm yollarını Türkiye turunda, ekranlarda anlatmaya devam ederken; İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı (İHKİB) Süleyman Orakçıoğlu BTP liderinin tespitleriyle birebir örtüşen rakamlarla konuşuyor, hükümetin pembe ihracat artışı rakamlarını karartıyor.
Gel gör ki hükümetin pembe göstergeleri hiç de bitmiyor.
Hükümet diyor ki ekonomide büyüme, ihracat rakamlarımızda artış var, enflasyon rakamları düşük çıktı; tablo çok acayip pembe.
BTP lideri diyor ki, imalatçı yüksek maliyetle ürettiği mamulü ödemedeki darlığı sebebiyle zararına satarak telafi etmeye çalışıyor, maliyet kalemlerinde düşmenin olmadığı bir süreçte ekonomide büyüme, enflasyon rakamında düşme gösterilmesi vücudun ödem toplamasına benzer. Bu ciddi bir ekonomik hastalıktır, hayra alamet değildir; deflasyon sonrası stagflasyon sinyalidir.
IMF'nin vücuttan kan emer gibi para emen yöntemleriyle piyasanın talep ayağı tamamen çökmüştür, halkın alım gücü bitmiştir; arkasından arz ayağının çöküşü gelecektir.
Gerçekten de böyle.
İHKİB Başkanı Orakçıoğlu, kimse haziran ayının ihracat rakamlarıyla kendini kandırmasın, bu işin sonu iyi değil, çünkü sipariş sezonunun tam cafcaflı zamanında olmamıza rağmen "sipariş alma kapasitesinde yüzde 60'a varan ciddi bir düşüş" var, diyor. Kim se kendini avutmasın, diyor.
Hükümete göre enflasyon eksilere düştü, kur zaten aşağılarda debeleniyor; fakat maliyetler aldı başını yukarı gidiyor, aşağı baktığı yok, hiçbir yerde tık yok, sipariş yok. Stoklardaki üretim zararına satışla elden çıkartılıyor, tek-tük hareket bu. Bu mu ekonomide düzelme, bu mu enflasyonda düşme?
Allah selametini versin Mes-Pa'dan Cevdet Öztürk beye, enflasyon düşüyor abi, gözün aydın, dedim. Ne dese beğenirsiniz; doğru, dedi, mezarda enflasyon hep sıfırdır.
Tam kitabın ortasından bir tespit... Ahvalimizi anlatan.
Ekonomimizin, dolayısıyla ülkemizin kurtulmasını samimiyetle isteyenler, pembe tablolarla vakit öldürmesinler, BTP liderinin 2 kere 2'nin 4 etmesi kadar açık teşhis ve çözümlerini izlesinler.
Başka yol var, diyen milletimizi kandırır.
Bugünlerde BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın reel ekonomi üstüne yaptığı tahlilleri çok dikkatli izlemenizi tavsiye ederim. Kendilerinin ticaret odası ve esnaf odaları birliğini ziyaretlerinin birkaçına katıldım. İlgili oda başkanlarının, BTP liderinin tahlil ve çözümlerini, "ekonomimiz için tek çıkış yolu" olarak ikrar ve ifade etmelerine şahit oldum. Sadece bu ikrar değil; hükümetin ekonomi politikalarından tarım, sanayi ve esnaf kesimleri başta olmak üzere hiçbir kesimin, hiçbir oda başkanımızın razı olmadığını, bilakis şikayetçi olduklarını açık ve net olarak gördüm, duydum, gözlemledim.
Şikayetçi olmayan bir kesim var, doğru; o da devletin özelleştirme peşkeşlerinden kelepir fiyatına malı götüren rantçılar veya Hazine'ye yüksek faizlerle para satan IMF ve küresel sermayedarların yerli taşeronları? Onların ekmeklerinden kaymak eksilmediği için rahatları yerinde.
BTP lideri, hükümetin açıkladığı pembe göstergelerin aksine ekonominin çok ciddi biçimde çöküşe devam ettiğini matematiksel olarak ortaya koyuyor. Alım gücü tükenmiş, kör-topal ayakta kalmaya çalışan üretim stoklamaya kilitlenmiş, dahası ödemelerdeki sıkışıklığı atlatmak için zararına satışlar artmış. Maliyetler pahalandıkça pahalanmış. BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, çöküşteki bu reel ekonominin gerçeklerini ve çözüm yollarını Türkiye turunda, ekranlarda anlatmaya devam ederken; İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı (İHKİB) Süleyman Orakçıoğlu BTP liderinin tespitleriyle birebir örtüşen rakamlarla konuşuyor, hükümetin pembe ihracat artışı rakamlarını karartıyor.
Gel gör ki hükümetin pembe göstergeleri hiç de bitmiyor.
Hükümet diyor ki ekonomide büyüme, ihracat rakamlarımızda artış var, enflasyon rakamları düşük çıktı; tablo çok acayip pembe.
BTP lideri diyor ki, imalatçı yüksek maliyetle ürettiği mamulü ödemedeki darlığı sebebiyle zararına satarak telafi etmeye çalışıyor, maliyet kalemlerinde düşmenin olmadığı bir süreçte ekonomide büyüme, enflasyon rakamında düşme gösterilmesi vücudun ödem toplamasına benzer. Bu ciddi bir ekonomik hastalıktır, hayra alamet değildir; deflasyon sonrası stagflasyon sinyalidir.
IMF'nin vücuttan kan emer gibi para emen yöntemleriyle piyasanın talep ayağı tamamen çökmüştür, halkın alım gücü bitmiştir; arkasından arz ayağının çöküşü gelecektir.
Gerçekten de böyle.
İHKİB Başkanı Orakçıoğlu, kimse haziran ayının ihracat rakamlarıyla kendini kandırmasın, bu işin sonu iyi değil, çünkü sipariş sezonunun tam cafcaflı zamanında olmamıza rağmen "sipariş alma kapasitesinde yüzde 60'a varan ciddi bir düşüş" var, diyor. Kim se kendini avutmasın, diyor.
Hükümete göre enflasyon eksilere düştü, kur zaten aşağılarda debeleniyor; fakat maliyetler aldı başını yukarı gidiyor, aşağı baktığı yok, hiçbir yerde tık yok, sipariş yok. Stoklardaki üretim zararına satışla elden çıkartılıyor, tek-tük hareket bu. Bu mu ekonomide düzelme, bu mu enflasyonda düşme?
Allah selametini versin Mes-Pa'dan Cevdet Öztürk beye, enflasyon düşüyor abi, gözün aydın, dedim. Ne dese beğenirsiniz; doğru, dedi, mezarda enflasyon hep sıfırdır.
Tam kitabın ortasından bir tespit... Ahvalimizi anlatan.
Ekonomimizin, dolayısıyla ülkemizin kurtulmasını samimiyetle isteyenler, pembe tablolarla vakit öldürmesinler, BTP liderinin 2 kere 2'nin 4 etmesi kadar açık teşhis ve çözümlerini izlesinler.
Başka yol var, diyen milletimizi kandırır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019