Haftasonu Ankara'daydık. BTP'nin MYK toplantısı vardı. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Sekreteri Dr. Nuri Kaplan'la ayaküstü de olsa Türkiye'nin meselelerini müzakere etme imkanı bulduk.
Ekonomik krizi sordum. Dr. Kaplan, "ekonomik kriz değil; ekonomik kuşatılmışlık sözkonusu" dedi. Arada çok ama çok fark var; krizin şartları ve çözümleri farklı, kuşatılmışlığın şartları ve çözümleri çok daha farklı, diye ekledi BTP Genel Sekreteri.
Ekonomik alandaki son yasal düzenlemelere hangi akl-ı selim sahibi makul bir gerekçe bulabilir, diye sordu. IMF'ın talimatıyla çıkartılan Derviş yasalarından birkaçını sıraladı Dr. Kaplan.
AB'nin siyasal preslemesini, IMF ekonomik kuşatmasıyla tamamlıyor.
Tam bir küresel kuşatılmışlık altında olduğumuzun altını çizdi BTP Genel Sekreteri.
Her bakımdan global kuşatılmışlık altındayız.
Siyasi, hukuki, kültürel, sosyal, ekonomik, etnik...vs tüm açılardan.
Dünyaya şöyle bir göz atın; şu süreçte Türk devleti ve Türk milleti kadar global cendereye alınmış bir başka devlet, bir başka millet yok.
Örnekler açık... En basitinde bile bu kuşatılmışlık görünüyor.
20 milyon ton buğday üretimini IMF istedi diye 5-6 milyon tona indirme yasasına kim izah getirebilir? Üretimi durdurmanın izahı mı olur?
Şekerpancarı için de, tütün için de, çay ve fındık için de aynı çarpık teslimiyet, aynı kuşatılmışlık sözkonusu. Sadece tarımda değil, sanayideki üretim de stoplanmış. Reel sektörün tarafına bakan yok. Derviş'in rest yörüngesindeki ve IMF patentli güdümündeki koalisyonun derdi, varsa yoksa bankalar, finans sektörü. Öteki kuşatılmışlıklara zaten teşne olmuş haldeler.
Maalesef, iktidardarıyla muhalefetiyle, eskisiyle yenisiyle siyasal partilerimiz, birçok sivil toplum kuruluşlarımız ve hatta çoğu aydınlarımız, milleti ahtapot gibi saran bu global kuşatma projesinin bir şekilde içinde... Taraftarı veya piyonu yahut gafil avlanmışı.
25-30 yılı aşkın zamandan beri tek farklı ve yerli soluk Kuvay-ı Milliye kadrosu ve BTP, dedi Genel Sekreter Dr. Nuri Kaplan. Son 30 yılı gözden geçirin, siz de, çok doğru demek dışında bir şey bulamayacaksınız. Bu da, Kuvay-ı Milliyenin yeniden şahlanışının mimarı Prof. Dr. Haydar Baş beyin duyarlılığı, hassasiyeti, çözüm ve fikirlerindeki samimiyetinden kaynaklanıyor.
BTP'nin milletimize sunduğu Bağımsız Büyük Türkiye Modeli topyekün kalkınmadır, topyekün şahlanıştır, dedi Dr. Kaplan. Toplumsal barış projesiyle tekyürek/tek bilek haline dönüşmüş aziz milletin, 7'sinden 70'ine topyekün çalışma seferberliğine girerek her alanda üretim ve emeğinin bereketiyle yeniden şahlanmasının modellerini ve somut projelerini oluşturduk, dedi BTP Genel Sekreteri.
Bu duruş, çağdaş mandacılığın tüm versiyonlarını devre dışı bırakacak bir ulusal bağımsızlık çizgisini, yerli kaynakları devreye koyarak ekonomik kalkınmasını kendi üretim ve emeğiyle halledecek yerli bir ekonomik karakteri ve fundamentalizm ve şovenizm içermeyen milliyetçi, samimi, dindar bir kimliği abideleştiren Milli duruştur, diyor BTP Genel Sekreteri.
Yelpazenin neresindesiniz sorusunun cevabı da, hedef de burada saklı diyor Dr. Kaplan ve ekliyor "Bu milli karaktere hayır diyen hiçbir vatan evladı yok ki; yelpazenin sağını, solunu, ortasını soruyorsunuz. Herşeyiyle yelpazenin kendisiyiz. Biz milletiz, biz devletiz, biz siviliz, biz askeriz, biz vatanız, biz sancağız..."
Ülkemizi çöküşten kurtaracak her alandaki somut milli kalkınma modellerini milletimize aktarmayı hızlandırdıklarını belirten Dr. Kaplan'ın "Millet, bu projeleri uygulamak şart, bunun için de siz tek başına iktidara getirmek bizim boynumuzun borcu, diyor" ifadesini son derece önemsedim.
Zira partilerin baraj ve sandıktan çıkamama korkusuyla hafakanlar geçirdiği seçim tarihi belirsiz şu vakitte bile BTP'nin tek başına iktidar hedefiyle çözüm projelerine kilitlenmesi, Türkiye için tarihi bir başlangıcın habercisidir.
Toplantılar ve bu konuşmadan sonra Ankara caddelerinde, taksilerde nabız yokladım: Millet, kurtuluş için BTP'nin son fırsat olduğuna inanıyor. Kuvay-ı Milliye kadrosunun tek başına iktidar olmasını kurtuluş için kaçınılmaz görüyor. BTP Genel Sekreteri'ni doğruluyor. Bazı yerlerde BTP adını anımsamayanlar oluyor. Kuvay-ı Milliye'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş beyin yoğurduğu kadronun partisi deyince, ani tanıklık ve tepki aynen şu; Öyle mi, onlara can feda... Millet, BTP'de karar kılmış.
Geriye ne kaldı; seçim gününe kadar bu kararı, kar topu gibi yuvarlayıp büyütmek, büyütmek. Zira büyük problemler, ancak büyük ve tek başına iktidarlarla aşılır. Millet bunu gördü, bize bunu hatırlattı.
Şimdi anladınız mı, kuşatılmışlığın böylesi nasıl aşılırmış?
Toplum, ekonomik krizlerin faturasını kime kesiyor; işbaşındaki siyasilere mi, yoksa siyasilerin el altından topluma dönük her işte 'günah keçisi'ne çevirdikleri bir başkasına mı? Son derece sürpriz yaklaşımı dilerseniz yarın ele alalım.
Ekonomik krizi sordum. Dr. Kaplan, "ekonomik kriz değil; ekonomik kuşatılmışlık sözkonusu" dedi. Arada çok ama çok fark var; krizin şartları ve çözümleri farklı, kuşatılmışlığın şartları ve çözümleri çok daha farklı, diye ekledi BTP Genel Sekreteri.
Ekonomik alandaki son yasal düzenlemelere hangi akl-ı selim sahibi makul bir gerekçe bulabilir, diye sordu. IMF'ın talimatıyla çıkartılan Derviş yasalarından birkaçını sıraladı Dr. Kaplan.
AB'nin siyasal preslemesini, IMF ekonomik kuşatmasıyla tamamlıyor.
Tam bir küresel kuşatılmışlık altında olduğumuzun altını çizdi BTP Genel Sekreteri.
Her bakımdan global kuşatılmışlık altındayız.
Siyasi, hukuki, kültürel, sosyal, ekonomik, etnik...vs tüm açılardan.
Dünyaya şöyle bir göz atın; şu süreçte Türk devleti ve Türk milleti kadar global cendereye alınmış bir başka devlet, bir başka millet yok.
Örnekler açık... En basitinde bile bu kuşatılmışlık görünüyor.
20 milyon ton buğday üretimini IMF istedi diye 5-6 milyon tona indirme yasasına kim izah getirebilir? Üretimi durdurmanın izahı mı olur?
Şekerpancarı için de, tütün için de, çay ve fındık için de aynı çarpık teslimiyet, aynı kuşatılmışlık sözkonusu. Sadece tarımda değil, sanayideki üretim de stoplanmış. Reel sektörün tarafına bakan yok. Derviş'in rest yörüngesindeki ve IMF patentli güdümündeki koalisyonun derdi, varsa yoksa bankalar, finans sektörü. Öteki kuşatılmışlıklara zaten teşne olmuş haldeler.
Maalesef, iktidardarıyla muhalefetiyle, eskisiyle yenisiyle siyasal partilerimiz, birçok sivil toplum kuruluşlarımız ve hatta çoğu aydınlarımız, milleti ahtapot gibi saran bu global kuşatma projesinin bir şekilde içinde... Taraftarı veya piyonu yahut gafil avlanmışı.
25-30 yılı aşkın zamandan beri tek farklı ve yerli soluk Kuvay-ı Milliye kadrosu ve BTP, dedi Genel Sekreter Dr. Nuri Kaplan. Son 30 yılı gözden geçirin, siz de, çok doğru demek dışında bir şey bulamayacaksınız. Bu da, Kuvay-ı Milliyenin yeniden şahlanışının mimarı Prof. Dr. Haydar Baş beyin duyarlılığı, hassasiyeti, çözüm ve fikirlerindeki samimiyetinden kaynaklanıyor.
BTP'nin milletimize sunduğu Bağımsız Büyük Türkiye Modeli topyekün kalkınmadır, topyekün şahlanıştır, dedi Dr. Kaplan. Toplumsal barış projesiyle tekyürek/tek bilek haline dönüşmüş aziz milletin, 7'sinden 70'ine topyekün çalışma seferberliğine girerek her alanda üretim ve emeğinin bereketiyle yeniden şahlanmasının modellerini ve somut projelerini oluşturduk, dedi BTP Genel Sekreteri.
Bu duruş, çağdaş mandacılığın tüm versiyonlarını devre dışı bırakacak bir ulusal bağımsızlık çizgisini, yerli kaynakları devreye koyarak ekonomik kalkınmasını kendi üretim ve emeğiyle halledecek yerli bir ekonomik karakteri ve fundamentalizm ve şovenizm içermeyen milliyetçi, samimi, dindar bir kimliği abideleştiren Milli duruştur, diyor BTP Genel Sekreteri.
Yelpazenin neresindesiniz sorusunun cevabı da, hedef de burada saklı diyor Dr. Kaplan ve ekliyor "Bu milli karaktere hayır diyen hiçbir vatan evladı yok ki; yelpazenin sağını, solunu, ortasını soruyorsunuz. Herşeyiyle yelpazenin kendisiyiz. Biz milletiz, biz devletiz, biz siviliz, biz askeriz, biz vatanız, biz sancağız..."
Ülkemizi çöküşten kurtaracak her alandaki somut milli kalkınma modellerini milletimize aktarmayı hızlandırdıklarını belirten Dr. Kaplan'ın "Millet, bu projeleri uygulamak şart, bunun için de siz tek başına iktidara getirmek bizim boynumuzun borcu, diyor" ifadesini son derece önemsedim.
Zira partilerin baraj ve sandıktan çıkamama korkusuyla hafakanlar geçirdiği seçim tarihi belirsiz şu vakitte bile BTP'nin tek başına iktidar hedefiyle çözüm projelerine kilitlenmesi, Türkiye için tarihi bir başlangıcın habercisidir.
Toplantılar ve bu konuşmadan sonra Ankara caddelerinde, taksilerde nabız yokladım: Millet, kurtuluş için BTP'nin son fırsat olduğuna inanıyor. Kuvay-ı Milliye kadrosunun tek başına iktidar olmasını kurtuluş için kaçınılmaz görüyor. BTP Genel Sekreteri'ni doğruluyor. Bazı yerlerde BTP adını anımsamayanlar oluyor. Kuvay-ı Milliye'nin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş beyin yoğurduğu kadronun partisi deyince, ani tanıklık ve tepki aynen şu; Öyle mi, onlara can feda... Millet, BTP'de karar kılmış.
Geriye ne kaldı; seçim gününe kadar bu kararı, kar topu gibi yuvarlayıp büyütmek, büyütmek. Zira büyük problemler, ancak büyük ve tek başına iktidarlarla aşılır. Millet bunu gördü, bize bunu hatırlattı.
Şimdi anladınız mı, kuşatılmışlığın böylesi nasıl aşılırmış?
Toplum, ekonomik krizlerin faturasını kime kesiyor; işbaşındaki siyasilere mi, yoksa siyasilerin el altından topluma dönük her işte 'günah keçisi'ne çevirdikleri bir başkasına mı? Son derece sürpriz yaklaşımı dilerseniz yarın ele alalım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019