70 milyonluk Türk Milleti'nin francala fırından yeni çıkmış sımsıcak ekmekler gibi aynı gramajda, aynı ebatta, aynı kıvamda olmaları mümkün değildir. Böyle bir "tez düze"liği beklemek de abestir.Kimimiz biraz daha sosyal demokrat, kimimiz biraz daha dindar, kimimiz biraz daha milliyetçi, kimimiz biraz daha gelenekçi, kimimiz biraz daha dünyaya açık, kimimiz biraz daha "iç"e dönük? vaziyetteyiz. Kimimiz "şarib'ül-Leyl ve'n-Nehar", kimimiz "gece kaim gündüz saim"; kimimiz "tek rekatlık" Müslüman, kimimiz "beş vaktine beş daha katan" dindarlar"danız? Eyvallah. Bunlar çok doğal.Zira, kader yazılarımızdan yaratılışımızdaki farklı tecellilere kadar, beden kalıbımıza üflenen ruhumuzun kıvamından beden kalıbına girişimizle başlayan ilahi cilvelerdeki çeşitliliğe kadar, içtiğimiz su ve yediğimiz lokmadan aldığımız eğitime kadar, ana karnındaki dar çevremizden dünyaya gözlerimizi açtığımız ve yeşerdiğimiz geniş toplumsal-sosyal çevremize kadar, gönül penceremizin "ebatsız ebatları"ndan zihin dünyamızın ve düşünce ufkumuzun kategorik alanlarına kadar, yatıp-kalktığımız en yakınımızdaki dostlarımızdan iş-işsizlik arkadaşlarımıza kadar pek çok faktör ve etki elemanı, yoğuruyor kabiliyetimizi, karakterimizi, mana ve madde alemimizi? Kişiliğimizi, düşünce yapımızı, zevklerimizi, siyasi temayüllerimizi,Ancak ortak ve değişmez bir gerçeğimiz var ki, biz Türk milletiyiz. Aynı teknenin ve aynı mayanın hamuruyuz. Aynı derenin balıkları, aynı dedenin torunlarıyız?Aynı yüce medeniyetin, aynı şanlı tarihin, aynı muhteşem kültürün, aynı mukaddes vatanın, aynı örfün, aynı adetin, aynı hak inancın ve aynı insanlık değerlerinin çocuklarıyız. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin deyimiyle, bu millet kardeştir, ayırmaya çalışanlar kalleş oğlu kalleştir.Biz, yüce Türk Milletiyiz? Adımız ve dünyayı tutan nâmımız yüce Türk milletidir. Bu bir kuru övünç değil; hangi millet, yüce Türk milletinin eriştiği ve asırlar boyunca dünyaya yaşattığı insanlık, adalet ve medeniyet seviyesine erişebilmiştir? Bir hakkı teslim etmek adına, söyleyin, var mı Allak aşkına!?İçten ve dıştan hesap, işte bu yüce millete, Türk milletine? Bize.Ekonomisi "bilerek ve kasten" batırılan biziz. Vatanı "bilerek ve kasten" satılan biziz. Yer altı ve yerüstü kaynakları "bilerek ve kasten" ecnebiye peşkeş çekilen biziz.AB'ye uyum masallarıyla bölünmek-parçalanmak istenen biziz.Güneyinde, yıllardan beri akıtılan kan ve gözyaşı yetmemiş gibi, şimdi Kerkük'ü de sınırları içinde tutacak olan ve Amerikan üslerine ve Yahudilerin Arz-ı Mev'ud inancına ev sahipliği yapacak olan karton Kürdistan devleti ile tehdit altında tutulan biziz.ABD'nin, Irak ve Afganistan'da olduğu gibi Osmanlı hinterlandını işgal ve istila mantığıyla oluşturduğu BOP çukuruna batırılmak istenen biziz. 1.5 milyon Cezayirlinin katili Fransa'nın "soykırım yasası" ve Azeri topraklarının, Karabağ'ın ve Hocaali'nin işgalcisi ve soykırımcısı üç kuruşluk Ermenistan'ın "sözde soykırım" baskısı ile karşı karşıya bırakılan biziz, biz? Türk Milleti.Bütün bu harici tehdit odakları ve işgalcilerle stratejik işbirliği halinde bulunan kimi "aymaz siyasetçiler" ise yine bizde? Asıl dert işte bu. Asıl tehlike işte burada düğümleniyor.Dertleri ve tehlikeleri konuşalım, anlatalım, müzakere ve mütalaa edelim? Eyvallah. Lakin vakit öyle hızlı geçmekte, tehlike öyle hızlı büyümekte ki, "sadece dertleri" konuşmak bir bakıma zaman kaybetmektir, kan kaybetmektir. Dolayısıyla vakit, aynı zamanda çareyi, çözümü, çözümü olanı konuşmak ve "çözümü olanlar etrafında kenetlenme" vaktidir. Vakit, "reel çözüm, somut adım, milli kenetleniş ve milli duruş" vaktidir. İster biraz daha sosyal demokrat, ister biraz daha dindar, ister biraz daha milliyetçi, ister biraz daha gelenekçi, ister biraz daha dünyaya açık, ister biraz daha "iç"e dönük? vaziyette olalım, ne olursak olalım, şayet Türk milletinden isek, artık "milli çözümü olan"ın etrafında kenetlenme mecburiyetimiz vardır.Bugüne kadar denemediğimiz kimse kalmadı. Türkiye'nin vahim manzarası, hepsinin "ortak günah galerisi".Denediklerimizin bugün "yeni bir teklif"leri, yeni bir çözümleri var mı? Kendilerine ait bir yeni bir "milli akıl"ları var mı? Yok? Yok.O halde hangi görüş ve kesimden olursak olalım, bugün bir vatan borcu, bir millet borcu ve bir medeniyet borcu olarak Türk milletinin, hepimizin yapması gereken iş, bu güne kadar denediklerimizin tamamını bir seferliğine de olsa "yaldızlarla süsleyip aynalı dolaba kilitlemek". BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bunu teklif ediyor? Çünkü Prof. Dr. Baş, "milli çözüm"ün, "milli model"in, "milli duruş"un adresi? Tek adresi.Çünkü Prof. Dr. Baş, dünyanın en güçlü ekonomistleri ve bilim adamları tarafından Nobel ödülüne aday gösterilen Milli Ekonomi Modeli'ni sunuyor. Çünkü BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Rusya lideri Putin'in 3 yıllık Stratejik Kalkınma Planına aldırdığı Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi? Bu model çerçevesinde Putin, üç ay önce ev hanımlarını maaşa bağladı, 15 gün önce doğum ikramiyesini 9 bin dolar olarak ilan etti.BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, bu güne kadar denediklerimizin tamamını bir seferliğine de olsa "yaldızlarla süsleyip aynalı dolaba kilitleme"yi teklif ediyor. Çünkü Prof. Dr. Baş, Sosyal Devlet-Milli Devlet tezinin sahibi... Çünkü Prof. Dr. Baş, 70 milyona "vatandaşlık maaşı" projesinin sahibi. Çünkü Prof. Dr. Baş, bütün projelerinin "kaynakları"nı tek tek ortaya koyacak kadar açık ve samimi bir yürek sahibi. Çünkü Prof. Dr. Baş, Türk milletinin, Türk vatanının ve Türk medeniyetinin sahibi?Büyük umutlarla sarıldığı AKP'den umduğunu bulamayan ve sukut-i hayale uğrayan Türk milleti, ülkemiz üzerinde iştah kabartan küresel güçlerin ve onların içerideki taşeronlarının ayaklarını titretecek nispette, "vatanın ve milletin gerçek sahibi"ne kilitlenmişken, hala daha "kararsız" duran varsa, onlara bir kez daha duyurulur: Türkiye'den başka vatan, Prof. Dr. Baş'tan başka "sahip", BTP'den başka "çözüm adresi" yok.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019