Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelirin 2014 sonunda 11 bin 500 doları aşacağını söylemiş.Bu millet kişi başı 500 doları gördü de 11 bin 500 doları görecek!11 bin 500 dolar kişi başı gelir demek, 4 kişilik bir ailenin yıllık ceplerine 46 bin dolar, diğer bir ifadeyle 95 bin lira para girmesi demek?Halbuki 4 kişilik bir işçi ailesinin geliri yıllık 10 bin 200 lira; yine dört kişilik bir memur ailesinin yıllık geliri ise yaklaşık 20 bin lira?Anlayacağınız, işçi ailesinin cebinden 84 bin 800 lira alınmış, memur ailesinden ise 75 bin lira?Nereye aktarılmış? Tabii ki ağırlıklı olarak yabancılara, ardından da yandaşlara?Türkiye'de sistem yoksuldan alınıp zengine verilecek şekilde işliyor.Bu açıdan bakıldığında siyasi iradenin "şu kadar kişi başı milli gelir var" tarzındaki açıklamaları, bu gelirden mahrum bırakılan milyonlarca vatandaş için can acıtmaktan başka bir işe yaramıyor.Siyasi iradenin her açıkladığı kişi başı milli gelir, vatandaşın cebinden hortumlanan, yabancılara ve yandaşlara aktarılan paranın ilanından başka bir şey değildir.Ekonomide kişi başı milli gelir toplumdaki gelir dağılımındaki adaleti göstermek amaçlı olarak ifade edilir. Vatandaşların milli gelirden aldıkları pay, kişi başı milli gelire ne kadar yakınsa o ülkede o kadar gelir adaleti olduğundan bahsedilebilir.Ama kapitalist anlayışı ekonomi politikası olarak benimsemiş ve de kaynakları sömürülen ülkemizde böyle bir durum olması mümkün mü?Sömürenlerle, sömürülenler arasında korkunç bir uçurum olması kaçınılmazdır.Kimileri hiçbir emek harcamadan trilyonlarca lirayı cebine indirirken, Türk milletinin çoğunluğu, yüzde 95'i borç batağı içinde yüzmektedir.1 kişiye 9 pul, 9 kişiye 1 pul?Kapitalist anlayışla idare olunan, küresel sermayenin esiri olan gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler bugün bu eşitsizliğe, bu adaletsizliğe isyan etmektedir.Avrupa Parlamentosu seçimlerinde bu isyanın etkisini gördük. Bu seçimlerde AB haklarının esasen hayır dediği sadece AB değildi, ABD'ye ve de kapitalizme de hayır dediler.ABD halkının dünya lideri olarak kendi başkanları olan Obama'yı değil de Putin'i seçmeleri de tesadüfi bir olay değildir.Bugün ABD ve AB halklarının başkaldırısı ABD ya da AB'den ziyade, kapitalist anlayışının ortaya koyduğu eşitsizliğe, adaletsizliğedir.Bu sebeple, IMF Başkanı Lagarde, Kapitalizmin değişmesi gerektiğini vurgularken, Fransa'nın yükselen lideri Le Pen ABD'nin despotluğundan, Rusya'nın uyguladığı ekonominin ise vatanseverliğinden bahsetmektedir.Dünyada hızla kapitalizmin adaletsizliğinden Milli Ekonomi Modeli'nin adaletine doğru bir koşuş vardır. Bu, Milli Ekonomi Modeli'ni gizlemeden hatta kanunlaştırarak, resmi olarak uygulayan tek ülke Rusya olduğu için, bütün ülkeleri Rusya'ya doğru meylettirmektedir.Bütün dünyanın gelir adaletsizliğine isyan edip, Milli Ekonomi Modeli'ne koştuğu bir dünyada, gelir adaletsizliğinin zirvede olduğu Türkiye'de hala Türk milleti tarafından gerçek manada dikkate alınmaması gerçekten merak konusudur.Türkiye'de insanlar, yaşadıkları gelir adaletsizliğinin sorumluluğunu ülkeyi yöneten siyasi iradede aramamaktadır. Halbuki başka kim sorumlu olabilir ki?Para basmayan iktidar partisi, madenleri millet adına çıkarmayan iktidar partisi, devlet kurumlarını yabancılara devreden iktidar partisi, içinden çıkan ve dünyanın istifade ettiği Milli Ekonomi Modeli'ni görmezden gelen iktidar partisi?Rusya Devlet Başkanı Putin iktidarda ve Milli Ekonomi Modeli'ni uyguluyor; hem halkı takdir ediyor hem de halkı olmayanlar?Fransa'da Hollande Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamadığı için alaşağı ediliyor, Le Pen uygulama sinyalleri verdiği için yükseliyor.Yakın bir zamanda göreceksiniz ki dünyada birçok ülkede iktidarları belirlemede Milli Ekonomi Modeli turnusol olacak.Türkiye'de de olacak ama millet problemlerin tek sorumlusunun iktidar olduğunu anlayınca?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025