"Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin de aralarında bulunduğu AB'nin on yeni üyesini, Ankara Anlaşması ve Gümrük Birliği'ne dahil eden ek protokol geçtiğimiz Cuma akşamı, Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği'ne gönderildi. Brüksel'de yaşanan mektup değişiminde, Türkiye adına belgeye, AB Komisyonu nezdindeki Daimi Temsilcimiz Büyükelçi Oğuz Demiralp tarafından Cuma gecesi saat 23.00'te imza atıldı. Türkiye'nin ek protokolle eş zamanlı olarak açıkladığı deklarasyon 6 maddeden oluşuyor.1. Türkiye, Kıbrıs sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki kararlılığını ve tutumunu korumaktadır. Türkiye, BM Genel Sekreteri'nin kapsamlı çözüme ulaşma yönündeki çabalarını desteklemeyi sürdürecektir. 2. İşbu Protokol'de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960'ta kurulan asıl ortaklık devleti değildir.3. Türkiye, Kıbrıs Rum makamlarının, Kıbrıs'ta sadece ara bölgenin güneyinde otorite, denetim ve yetki icra ettiği ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği şeklindeki tutumunu sürdürecektir.4. Türkiye Ek Protokol'ün imzalanması, onaylanması ve uygulanmasının, Protokol'de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin herhangi bir biçimde tanınması anlamına gelmediğini ve Türkiye'nin 1960 Garanti, İttifak ve Kuruluş Anlaşmalarından kaynaklanan hak ve mükellefiyetlerini haleldar etmediğini beyan eder. 5. Ek Protokol'ün imzalanması Türkiye ile KKTC arasındaki mevcut ilişkileri değiştirmeyecektir. 6. Kapsamlı bir çözüm bulununcaya değin, Türkiye'nin Kıbrıs'a ilişkin tutumu değişmeyecektir. Türkiye, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm sonucunda oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder.Büyük bir ihtimalle AB komisyonu, Türkiye'nin deklarasyonuna karşı bir deklarasyon yayınlayacak. Yani Türkiye'nin "ben bu imzayla Güney Kıbrıs'ı tanımıyorum" açıklamasına karşı AB, "Bu imzayla Türkiye Güney Kıbrıs'ı tanımıştır" açıklaması yapacak. Bakalım bu şekilde bir karşı deklarasyon AB tarafından açıklanınca bizim ek protokol imzacıları ne yapacak. Üst düzey bir hükümet yetkilisine imzalatmaktan kaçınan AKP hükümeti, imzayı atan bürokratı topun ucuna koyarsa hiç şaşırmayın.AKP hükümeti olarak Ek protokolün altına imza atarken aşağıda değineceğimiz çok zor şartlarda kazanılmış Kıbrıs'taki haklarımızdan da vazgeçmiştir.- Ek Protokole atılan imzayla beraber, Türkiye Rum yönetimini, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak resmen tanımıştır. Bu şekilde Rumlar adada tek söz sahibi haline gelmiştir. Ek protokol'ün imzalanmasıyla KKTC yok sayılmış ve fiilen ortadan kaldırılmıştır. Türkiye tarafından KKTC'yi "tanıma" artık yalnızca söylemde kalacaktır. - Bu imzayla birlikte, Rum ve Yunan'ın bugüne kadar olan düşmanlıkları ve 1963-74 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yaptıkları katliamlar görmezlikten gelinerek, hem onaylamış hem de benzer adımlar için resmi bir izin verilmiştir. Sonuç olarak Rumların 1963 yılından bu yana zorbalıkla ele geçirdikleri Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumlar adına meşruiyet kazanmıştır. - AB'nin hiç eksik olmayan veto tehditleri, artık Rumların da gerekli gördüklerinde kullanacakları bir koz haline gelmiştir. Bu imzayla beraber 72 milyon Türk halkının kaderi Rumların eline verilmiştir.- 1960 antlaşmalarıyla kazanılan Garantörlük hakkımızdan vazgeçilmiştir. Garantörlük hakkımız olmasına rağmen Rumların 1974 barış harekâtı öncesinde yaptıkları katliamları düşünürseniz, Türkiye'nin garantör olmadığı bir Kıbrıs'ta Rumların sergileyecekleri vahşeti belki tahayyül edebilirsiniz.- Rumlar son 31 yıllık süre içerisinde mülkleri Türkler tarafından usulsüz kullanıldığı gerekçesiyle AİHM'de davalar açacaklar ve büyük tazminatlar talep edeceklerdir. Bu aşamadan sonra AİHM'de açılan dava sayısı hızla artacak ve ödenecek mali bedeller yükselecektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024