Yirmi yılın sonunda oluşturup ortaya koyduğunuz, gözlerin gördüğü, zihinlerin algılayıp hatırladığı fotoğrafın çizgileri, renkleri ve derinlikleri söylemlerinizden ve eylemlerinizden oluşmaktadır.
İnsanlar, kalabalık kitleler zaman zaman gözlerini kapayıp, mevcut iktidarın yirmi yılını hatırlamaya çalıştığında, zihinlerde yer edenleri ve akılda kalanları bir bir yokladığında üç aşağı beş yukarı, aşağı-yukarı manzara şudur:
Görünürde bir takım işler yapılmış, bayındırlık anlamında ve alanında, yeni yeni köprüler, yollar, bölünmüş yollar, hastaneler, havaalanları yapılmış, bütün bunlar kimsenin cebinden beş kuruş çıkmayacak vadiyle yapılmış ama sonunda millete öyle bir fatura çıkmış ki, milletin ağzı tam manasıyla açıkta kalmış.
Yollara, köprülere geçiş garantisi, havaalanlarına uçuş garantisi, hastanelere hasta garantisi verilmiş ki, hayatın gerçekleri ile vaad edilen rakamlar arasında gerçekten korkunç uçurumlar var ve aradaki bu uçurumların yükü de millete yüklenmiş ve milletin ağzı bir kez daha açıkta kalmış, milletin yıllar boyu ödemeye mecbur edildiği faturalar kabardıkça kabarmış.
Durum-vaziyet ve dahi mevcut manzara öyle bir hal almış ki, üç seneden beri emekliye verilen bayram ikramiyesine yapılan yüz liralık zammı en tepedeki ağızdan "müjde" diye ilan etmişsiniz, aynı şekilde memurların maaşlarının bayramdan önce verileceğini de ikinci müjde olarak duyurmuşsunuz.
Tarım ve hayvancılıkla ilgili yapıp ettiklerinizin, ortaya koyduğunuz söylem ve eylemlerinizin semeresini millet kasap vitrinlerinde, çarşıda-pazarda ve market raflarında acı acı seyrediyor.
Bütün bir dünyayı kasıp-kavuran malum pandemi meselesine gelince, onu ne siz sorun ne de ben söyleyeyim, bu meseleyi yönetme açısından karneniz tam bir fiyasko, tam bir felaket.
Her fırsatta, her dakika başı, her adımda millete hatırlattığınız "temizlik, maske, mesafe" kurallarını her adımda, her dakika başı, her icraatınızda çiğnemekten asla çekinmediniz.
Ellişer kişiden, her gün sekiz otobüs dolusu insanımızın vefat ediyor olmasında sizin lebalep kongrelerinizin payından daha büyük bir pay sahibi yoktur herhalde.
Her akşam açıklanan günlük vaka sayısı, yoğun bakımda yatan hasta sayısı ve vefat sayısı ile birlikte insanlar, yüreği yangın yerine dönmüş kitleler sizin tıklım tıklım kongrelerinizi hatırlıyor, hatırlamaya da haklı olarak devam edecekler.
Yirmi yıllık fotoğrafınızın göz ucuyla görüntüsü böyle, biraz daha yakından bakıldığında, detayları incelendiğinde daha nelerin görüleceğini siz daha iyi biliyorsunuz.
Görüntü bu, akıllarda kalanlar böyle, zihinlerdeki algı ne yazık ki bu vaziyette.
Fotoğraf size ait, kızacaksanız önce kendinize kızın.
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025