İ.E.T.T durağındayım. Durak panosunda (bütün duraklarda olduğu gibi) bir firmanın kadın giyim reklamları var. Bu reklamlar seçimden önce de vardı. Geçen yılda, daha önceki yılda ve daha önceki yıllarda da? Ve bu yılların hepsinde Kadir Abi belediye başkanıydı?Bu seçimde de yine Kadir Abi başkan seçilmiş? Ama duraklarda ve şehrin birçok billboardlarında bir ilginçlik var. Birileri (!) bu reklam panolarındaki kadın resimlerinin üzerine "Ahlak ve maneviyat sömürüsüne hayır. Edep ya hu" çıkartmalarını yapıştırmış?Kim bunlar? Bu kadar ahlak ve maneviyat düşkünü (!) bu kişiler yıllardır ve özellikle seçimlerden önce ahlak ve maneviyatlarını tatile mi göndermiştiler? Koltuk garantilenince edep, ahlak ve maneviyat tatilden mi döndü? Sonra bu ahlak (!) sahipleri, reklam paralarının belediyeye gittiğinden habersizler mi? Bu çıkartmaları (eğer samimilerse) büyükşehir belediyesinin kapısına yapıştırmaları gerektiğini bilecek kadar akıl sahibi değiller mi?Evet, kim bunlar? Söyleyeyim! Bunlar (özellikle) 90'lı yıllarda, Beyazıt Meydanında ve ülkemizin birçok noktasında Cuma namazı çıkışlarında bir yandan "kahrolsun ABD, kahrolsun İsrail, kahrolsun AB" sloganları atıp, zamanın iktidarlarını bu emperyalistlerle işbirlikçi gösteren, milletimizi galeyana getiren zihniyettir, anlayıştır.Diyeceksiniz ki! İsrail aynı İsrail, ABD aynı ABD, AB aynı AB ve İslam Coğrafyası kan içinde, kan ağlıyor. Nerde bunlar? Bu soruyu bizde, 2002'den beri, Irak tezkeresi ve işgalinden beri, AB ve İsrail ile yapılan anlaşmalardan beri, Afganistan'da, Filistin'de, Libya'da, Mısır'da, Suriye'de başlatılan işgal ve Müslüman katliamlarından beridir soruyoruz. Ama hala cevap alamadık. Herhalde eski günlerin anısına slogan yapıştırma işine başladılar!!!Otobüse bindim. Tesadüf bu ya! Şoförün arkasındaki reklam panosunda da, "din, insanlara karşı samimi olmaktır" yazıyor. Gülümsedim? Otobüs tıklım tıklım... Trafik belki 5 km hızla ilerliyor. Panoda "din, insanlara karşı samimi olmaktır" yazıyor.Bu güzelim şehri 20 yıldır aynı anlayış yönetiyor. Çok büyük iddialarla geldiler. Halka sözler verdiler. İstanbul aynı İstanbul mu? Al sana trafik! 20 yıl öncede bu şehirde trafik sorunu vardı. Şimdi de var ve insanı kanser edecek seviyeye ulaştı. Artık trafikte, park yerlerinde çıkan tartışmalarda insanlar birbirlerini öldürüyor.Suç oranlarında İstanbul, dünyada en başlara doğru çıkıyor. Uyuşturucu madde, kaçakçılık, fuhuş merkezlerinden biri haline gelmiş. Panoda, "din, insanlara karşı samimi olmaktır" yazıyor. İstanbul deprem kuşağında? Yaşadığımız gerçekler acı. İstanbul'daki yapıların % 80'ninin kaçak olduğunu bizzat 20 yıldır bu şehrin yönetenler itiraf ediyor. Ne yapıldı? 15 yıl sonra bir TOKİ projesi devreye konuldu. Bu projede Prof. Dr. Haydar Baş'ın, Milli ekonomi Modelinden" aşırma. 50'ye yapıp, 250'ye satıyorlar. Vatandaş banka kredisiyle bu konutları alıyor, ödeyemiyor. Bankalar geliyor el koyuyor. Al sana hizmet, al sana samimiyet.Başka! 1994'ten tam 18 yıl sonra başlatılan "kentsel dönüşüm" projesi. İstanbul'un arka sokaklarında bu proje uygulanabilir mi? Hayır. Nasıl uygulansın ki! Belediye kiracıya diyor ki, sana 180 TL kira yardımı yaparım. Nerde, kaç liraya ev bulursun ben karışmam? Ev sahibine ise binayı yıkar, hafriyatı kaldırırım, gerisi banka ile senin aranda. Kentsel dönüşüm uygulanmıyor mu? Tabi ki uygulanıyor? Baksanıza! Milyon, milyar dolarlık arazi ve yapılaşma bölgeleri paylaşım kavgasına dönmüş durumda? Hülasa 20 yıldır yaşadığımız gerçekler kimin ne kadar samimi olduğunun açık bir göstergesiydi. 30 Martta bir samimiyet testi çıktı karşımıza. M. Sarıgül, ben, kentsel dönüşümü yerinde gerçekleştireceğim, dedi. Belediyeden tek kişi, partisi, giyimi, kuşamı, düşüncesi yüzünden çıkartılmayacak artı taşeron işçiler kadroya alınacak ve belediyenin taşeron firmalara verdiği paralar çalışanlara verilecektir, dedi. Bu kişinin samimiyetini test etmeden lafa kandınız, tabularınıza yenildiniz. Şimdi evim çürük, yıllardır taşeron olarak çalışıyorum, kadroya alınmadım vs. gibi yakınmalarda bulunamazsınız. Ee, İstanbul yedi tepe, kullanılıyoruz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025