Üstad Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın her çıkışı ve her sözü ansiklopedik çapta bir mana ve hikmet yüklüdür. Her çıkışı ve her sözü gönlünüzü ferahlandırır, çok güzel ufuklar açar ve apayrı âlemlere alır götürür sizleri. Tıpkı Resûlullah Efendimizin sözleri, İmam Ali Efendimizin, Ehl-i Beyt imamlarının sözleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vecizeleri gibi?
Prof. Dr. Haydar Baş hocamız her söylediğinde isabet etmiş ve dedikleri bir bir çıkmıştır. Bu yönüyle de bir öngörü şampiyonudur. O'nu tüm dünya taklit etmiş, anlamış, el üstünde tutmuştur da, ne yazık ki bu millet bir türlü O'nu anlayamamıştır.
Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, "Türkiye'nin en güçlü hareketi benim. Bendeniz şu anda dünyanın yarısından fazlasına hükmediyorum Türkiye istese de istemese de bu kadroya teslim edilecek. Bunu hiç unutmayın. Niye? Çözümler burada. Millet bunu eninde sonunda görecek. Bana siz bir mesele söyleyin ki, bunun çözümünü biz söylemedik?" demekte ve yarım asırdan beri yetiştirdiği kadrosunu el üstünde tutmaktadır: "Benim kadrom dünyada bir tane. Biz bu işi çok iyi bilen bir kadroyuz. Böyle bir kadro yok?" demektedir.
Evet, sevgili okurlar siyasetin gelmiş olduğu noktaya bir bakınız. Debelendinkçe batan, ülkeye ve dahi kendilerine derman olamayan, merhemi bulunmayan, dünyanın dört bir tarafından Hint fakirleri gibi para dilenen insanlar. Bunlar bu ülkeye, bu millete iş ve aş olamadılar; sadece ve sadece iş başına getirildikleri yabancı unsurlardan emir aldılar ve uyguladılar. Batmış, iflas etmiş bir Türkiye bıraktılar bizlere. Artık kendi taban ve seçmenlerini de elde avuçta tutamayacaklarını anladıkları için jet hızıyla erken, baskın seçime kapak attılar.
Bir de Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın yetiştirdiği kadroya bakınız sevgili okurlar. Her biri sahasında yetişmiş uzman, deneyimli, çözüm ve çare üreten insanlar? Heybeleri çare dolu insanlar? Her ilden bir kabine çıkarırım diyor Prof. Dr. Haydar Baş Bey. "Genel başkanlar, yardımcıları, bunlar ilmimim zekâtı olmaz. Ben bu işi çok iyi biliyorum." diyor Haydar Baş Hoca. Siz hiç "Ben bu işi çok iyi biliyorum, ben bu işin kitabını yazdım, bu vazife benim" diyen bir lider gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü bilmiyorlar, bilemezler bu işin anahtarı Baş Hocada.
Haydar Baş hocamız şöyle devam ediyor: "Türkiye'nin bütün meselelerini ben 24 saatte çözerim. Tarımı bana verin 24 saatte tarım kesiminin sorunlarını halledeyim, enerjiyi verin 24 saatte sorunları çözeyim. Bizim dışımızda Türkiye'nin sorunlarının içinden çıkamazlar. Bu işin anahtarı bizdedir. Bizim madenlerimiz bir tane Türkiye değil, 50 tane Türkiye bakar. Bana 'Türkiye'de bu kadar maden yok' dediler. Ben de 'sadece Gümüşhane'yi bana verin burayla 100 yıl Türkiye'yi idare edeyim' dedim. Bu kadar iddialıyım. Şimdi Gümüşhane'ye adam sokmuyorlar. Oradaki madenleri birkaç yabancı şirkete devrettiler, vatandaş toprağında gezemiyor. Şimdi gelip bana 'Hocam senin dediklerin hep doğru çıktı, biz şimdi toprağımızda gezemiyoruz' diyorlar. Şimdi benim doğru konuşmamı anlaman neyi değiştirdi ki? Dün sen bana gülüyordun? Biz kendi vatanımıza sahip çıkmadığımız müddetçe vallahi yüzümüz gülmeyecek. Yüzümüzün gülmesini istiyor musunuz, o zaman vatana sahip çıkacaksınız."
Şimdi akıllı olma ve Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza sahip çıkma zamanı. Yoksa?
Prof. Dr. Haydar Baş hocamız her söylediğinde isabet etmiş ve dedikleri bir bir çıkmıştır. Bu yönüyle de bir öngörü şampiyonudur. O'nu tüm dünya taklit etmiş, anlamış, el üstünde tutmuştur da, ne yazık ki bu millet bir türlü O'nu anlayamamıştır.
Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, "Türkiye'nin en güçlü hareketi benim. Bendeniz şu anda dünyanın yarısından fazlasına hükmediyorum Türkiye istese de istemese de bu kadroya teslim edilecek. Bunu hiç unutmayın. Niye? Çözümler burada. Millet bunu eninde sonunda görecek. Bana siz bir mesele söyleyin ki, bunun çözümünü biz söylemedik?" demekte ve yarım asırdan beri yetiştirdiği kadrosunu el üstünde tutmaktadır: "Benim kadrom dünyada bir tane. Biz bu işi çok iyi bilen bir kadroyuz. Böyle bir kadro yok?" demektedir.
Evet, sevgili okurlar siyasetin gelmiş olduğu noktaya bir bakınız. Debelendinkçe batan, ülkeye ve dahi kendilerine derman olamayan, merhemi bulunmayan, dünyanın dört bir tarafından Hint fakirleri gibi para dilenen insanlar. Bunlar bu ülkeye, bu millete iş ve aş olamadılar; sadece ve sadece iş başına getirildikleri yabancı unsurlardan emir aldılar ve uyguladılar. Batmış, iflas etmiş bir Türkiye bıraktılar bizlere. Artık kendi taban ve seçmenlerini de elde avuçta tutamayacaklarını anladıkları için jet hızıyla erken, baskın seçime kapak attılar.
Bir de Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın yetiştirdiği kadroya bakınız sevgili okurlar. Her biri sahasında yetişmiş uzman, deneyimli, çözüm ve çare üreten insanlar? Heybeleri çare dolu insanlar? Her ilden bir kabine çıkarırım diyor Prof. Dr. Haydar Baş Bey. "Genel başkanlar, yardımcıları, bunlar ilmimim zekâtı olmaz. Ben bu işi çok iyi biliyorum." diyor Haydar Baş Hoca. Siz hiç "Ben bu işi çok iyi biliyorum, ben bu işin kitabını yazdım, bu vazife benim" diyen bir lider gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü bilmiyorlar, bilemezler bu işin anahtarı Baş Hocada.
Haydar Baş hocamız şöyle devam ediyor: "Türkiye'nin bütün meselelerini ben 24 saatte çözerim. Tarımı bana verin 24 saatte tarım kesiminin sorunlarını halledeyim, enerjiyi verin 24 saatte sorunları çözeyim. Bizim dışımızda Türkiye'nin sorunlarının içinden çıkamazlar. Bu işin anahtarı bizdedir. Bizim madenlerimiz bir tane Türkiye değil, 50 tane Türkiye bakar. Bana 'Türkiye'de bu kadar maden yok' dediler. Ben de 'sadece Gümüşhane'yi bana verin burayla 100 yıl Türkiye'yi idare edeyim' dedim. Bu kadar iddialıyım. Şimdi Gümüşhane'ye adam sokmuyorlar. Oradaki madenleri birkaç yabancı şirkete devrettiler, vatandaş toprağında gezemiyor. Şimdi gelip bana 'Hocam senin dediklerin hep doğru çıktı, biz şimdi toprağımızda gezemiyoruz' diyorlar. Şimdi benim doğru konuşmamı anlaman neyi değiştirdi ki? Dün sen bana gülüyordun? Biz kendi vatanımıza sahip çıkmadığımız müddetçe vallahi yüzümüz gülmeyecek. Yüzümüzün gülmesini istiyor musunuz, o zaman vatana sahip çıkacaksınız."
Şimdi akıllı olma ve Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza sahip çıkma zamanı. Yoksa?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Adem Birinci / diğer yazıları
- Hz. Fatıma'yı incitmek / 27.03.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025
- Kâbe'nin Rabbine and olsun ki kurtuldum / 23.03.2025
- Kadir gecesi / 21.03.2025
- “Bana sorun” / 18.03.2025
- İmam Ali’nin dilinden Hz. Peygamber / 15.03.2025
- Gayretullah’a dokunmak… / 13.03.2025
- Ben vermekle emrolundum / 06.03.2025
- Her hususta zirve şahsiyet İmam Ali / 28.02.2025
- Allah’ın selam yolladığı Hz. Hatice / 26.02.2025
- Ümmü Eymen anamız / 24.02.2025