Bir süredir sesi soluğu çıkmayan Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz Alman Die Welt gazetesine verdiği röportajda, AB'deki ekonomik durgunluğun ancak ortak para birimi uygulamasından vazgeçilmesi ya da Euro Bölgesi'nin Kuzey ve Güney Euro Bölgesi olarak ikiye ayrılmasıyla aşılabileceğini söylemiş.
Ayrıca İtalyanlarla sohbet ettiğinde Euro'dan memnun olmadıklarını gördüğünü, politikacılar ve önde gelen bilim insanlarının da Euro'nun İtalya'da yürümediği görüşünde olduklarını belirtmiş.
Günaydın Stiglitz, günaydın Nobel ödüllü kriz kâhini!
Tebrik ediyoruz Stiglitz'i; dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ın 15 yıl önce nedenleriyle ifade ettiği gerçeğe daha yeni gelebildi.
Tebrik ediyoruz, çünkü Türkiye'de kendini ekonomist, bilim adamı, AB uzmanı görenler, Stiglitz'in 15 yıl sonra gelebildiği noktaya daha hala gelemedi.
Stiglitz baya hızlı anlayacağınız.
Peki, Prof. Dr. Haydar Baş 15 yıl önce ne demişti bir hatırlayalım.
Euro'ya geçişin ilk gününde, herkes havai fişek gösterileriyle, törenlerle kutlama yaparken, "Dolar'ın rakibi çıktı" diye Avrupa ülkeleri sevinç gösterileri yaparken, o sıralarda Berlin'de bulunan Prof. Dr. Baş şunları söylemişti:
"AB, 15 yıl içinde dağılacaktır. AB devletlerinin Euro'ya geçişleriyle beraber senyoraj hakları ortadan kalkmaktadır. Her ülke ihtiyacı olan parayı basmak yerine Avrupa Merkez Bankası'nın kendisine vereceği ile yetinecektir ki bu piyasalarda para darlığı demektir. Borçlanmaya giden ülkeler Birliğin ekonomik olarak çöküşüne neden olacaktır. Çünkü her ülke kazancını gerçek rakamı ile göstermeyecek ve merkezden kendisine verilen destek farklı olacaktır. Ve bu durum ülkeler arasında korkunç bir adaletsizlik oluşturacaktır ki bu, birliği dağıtacaktır."
AB'nin dağılacağını, AB'den feryatlar yükseldiği zaman söylemek kolay, bunu herkes yapar; mesele bunu Prof. Dr. Baş gibi herkes tam tersini düşünürken öngörebilmek, nedenlerine ve sonuçlarına varıncaya kadar bilimsel gerçeklerle bunu ortaya koyabilmektir.
Hakiki ilim adamlığı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğudur, Stiglitz gibi her şey ortaya çıktıktan sonra fikir beyan edenlere ilim adamı değil, ancak kopyacı denilebilir.
Bakın bu tür kopyacılar için Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü öğretim üyelerinden olan Prof. Dr. Xosrof Kerimov neler söylüyor:
"İktisat konusunda son yazılan eserleri incelediğimde yazarların Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli tezinden etkilendiklerini görüyorum. Mesela Bogomolov ve onunla beraber Rusya'nın iki görkemli âlimi, Buzgalin ve Kavganov ve yahut da Nobel ödüllü Stiglitz'in fikirleri var. Tüm bu fikirlerde Haydar Baş'ın tezlerine yakınlaşmaya başladıklarını görüyoruz. Bütün bu gerçekler, Haydar Baş'ın fikirlerinin hayati fikirler olduğunu ve yaşayan fikirler olduğunu bize haber vermektedir. Geleceği olan fikirlerdir. Ama beni üzen bir mesele var. Hocamızın fikirlerinden istifade ediyorlar ama onun adını dile getirmiyorlar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın adını anlamalarına egoizmleri engel oluyor. Ama eminim ki bu uzun sürmeyecek ve hepsi itiraf edeceklerdir."
Peki, egoizmi bir kenara bırakarak, Prof. Dr. Haydar Baş'a hakkını veren, onu gerektiği gibi takdir eden, ondan alıntı yaparken onun isminin altını özellikle çizen, emeğe saygılı, saygın bilim insanları yok mu? Elbette ki var.
İşte onlardan birisi Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli kongrelerine Hollanda'dan katılan, Amsterdam Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cornelia Versteegh?
Sayın Versteegh, 2005 yılında katıldığı Birinci Uluslar arası MEM Kongresi'nde şu ifadeleri kullanmıştı:
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'AB 15 yılda dağılacaktır' fikri çok ilgimi çekti ve başlangıçta şaşırdım. Fakat MEM kitabının tamamını okuyunca şaşkınlığım geçti. AB'nin dağılabileceği kanaati bende uyandı.
Kitabın bize sunduğu perspektif sadece ekonomi değil, ekonomiden öteye bir açılım sunmakta. Bence AB olarak bu kitap çok iyi incelenmeli ve nerede yanlış yaptığımızı AB olarak bir an önce bulmalıyız.
Böyle yeni bir modelle tanışmaktan memnunum. Barış için bir fırsat olduğunu düşünüyorum."
Darısı Türkiye'dekilerin başına, diyelim.
Ayrıca İtalyanlarla sohbet ettiğinde Euro'dan memnun olmadıklarını gördüğünü, politikacılar ve önde gelen bilim insanlarının da Euro'nun İtalya'da yürümediği görüşünde olduklarını belirtmiş.
Günaydın Stiglitz, günaydın Nobel ödüllü kriz kâhini!
Tebrik ediyoruz Stiglitz'i; dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ın 15 yıl önce nedenleriyle ifade ettiği gerçeğe daha yeni gelebildi.
Tebrik ediyoruz, çünkü Türkiye'de kendini ekonomist, bilim adamı, AB uzmanı görenler, Stiglitz'in 15 yıl sonra gelebildiği noktaya daha hala gelemedi.
Stiglitz baya hızlı anlayacağınız.
Peki, Prof. Dr. Haydar Baş 15 yıl önce ne demişti bir hatırlayalım.
Euro'ya geçişin ilk gününde, herkes havai fişek gösterileriyle, törenlerle kutlama yaparken, "Dolar'ın rakibi çıktı" diye Avrupa ülkeleri sevinç gösterileri yaparken, o sıralarda Berlin'de bulunan Prof. Dr. Baş şunları söylemişti:
"AB, 15 yıl içinde dağılacaktır. AB devletlerinin Euro'ya geçişleriyle beraber senyoraj hakları ortadan kalkmaktadır. Her ülke ihtiyacı olan parayı basmak yerine Avrupa Merkez Bankası'nın kendisine vereceği ile yetinecektir ki bu piyasalarda para darlığı demektir. Borçlanmaya giden ülkeler Birliğin ekonomik olarak çöküşüne neden olacaktır. Çünkü her ülke kazancını gerçek rakamı ile göstermeyecek ve merkezden kendisine verilen destek farklı olacaktır. Ve bu durum ülkeler arasında korkunç bir adaletsizlik oluşturacaktır ki bu, birliği dağıtacaktır."
AB'nin dağılacağını, AB'den feryatlar yükseldiği zaman söylemek kolay, bunu herkes yapar; mesele bunu Prof. Dr. Baş gibi herkes tam tersini düşünürken öngörebilmek, nedenlerine ve sonuçlarına varıncaya kadar bilimsel gerçeklerle bunu ortaya koyabilmektir.
Hakiki ilim adamlığı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğudur, Stiglitz gibi her şey ortaya çıktıktan sonra fikir beyan edenlere ilim adamı değil, ancak kopyacı denilebilir.
Bakın bu tür kopyacılar için Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü öğretim üyelerinden olan Prof. Dr. Xosrof Kerimov neler söylüyor:
"İktisat konusunda son yazılan eserleri incelediğimde yazarların Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli tezinden etkilendiklerini görüyorum. Mesela Bogomolov ve onunla beraber Rusya'nın iki görkemli âlimi, Buzgalin ve Kavganov ve yahut da Nobel ödüllü Stiglitz'in fikirleri var. Tüm bu fikirlerde Haydar Baş'ın tezlerine yakınlaşmaya başladıklarını görüyoruz. Bütün bu gerçekler, Haydar Baş'ın fikirlerinin hayati fikirler olduğunu ve yaşayan fikirler olduğunu bize haber vermektedir. Geleceği olan fikirlerdir. Ama beni üzen bir mesele var. Hocamızın fikirlerinden istifade ediyorlar ama onun adını dile getirmiyorlar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın adını anlamalarına egoizmleri engel oluyor. Ama eminim ki bu uzun sürmeyecek ve hepsi itiraf edeceklerdir."
Peki, egoizmi bir kenara bırakarak, Prof. Dr. Haydar Baş'a hakkını veren, onu gerektiği gibi takdir eden, ondan alıntı yaparken onun isminin altını özellikle çizen, emeğe saygılı, saygın bilim insanları yok mu? Elbette ki var.
İşte onlardan birisi Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli kongrelerine Hollanda'dan katılan, Amsterdam Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cornelia Versteegh?
Sayın Versteegh, 2005 yılında katıldığı Birinci Uluslar arası MEM Kongresi'nde şu ifadeleri kullanmıştı:
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'AB 15 yılda dağılacaktır' fikri çok ilgimi çekti ve başlangıçta şaşırdım. Fakat MEM kitabının tamamını okuyunca şaşkınlığım geçti. AB'nin dağılabileceği kanaati bende uyandı.
Kitabın bize sunduğu perspektif sadece ekonomi değil, ekonomiden öteye bir açılım sunmakta. Bence AB olarak bu kitap çok iyi incelenmeli ve nerede yanlış yaptığımızı AB olarak bir an önce bulmalıyız.
Böyle yeni bir modelle tanışmaktan memnunum. Barış için bir fırsat olduğunu düşünüyorum."
Darısı Türkiye'dekilerin başına, diyelim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025